HABER MERKEZİ
Vesayetçi komutanlar tarafından "Demokrasiye balans ayarı yaptık" denildi, bin yıl süreceği iddia edildi. Türk demokrasi tarihinin kara lekesi 28 Şubat Postmodern Darbe'nin üzerinden 27 yıl geçti. 28 Şubat 1997'deki MGK bildirisi ile Necmettin Erbakan hükümeti istifaya zorlandı, binlerce başörtülü kadın kamudan atıldı. O dönemin izleri silinse bile yaşanan karanlık günler unutulmadı. Dönemin başörtü mağdurları uğradıkları zulümleri anlattı.
Başörtüsü nedeniyle 15 yıl mesleğini yapamayan avukat Gönül Yıldız, bugün İstanbul 2 No'lu Baro'nun kurucu başkanı olarak görev yapıyor. Yıldız, "Avukatlık ruhsatımız verilmedi, sadece icra dairelerinde çalışmamıza izin verildi, adeta hapsedildik. Hayatımızdaki 15 yıl kayıp. Aradaki 15 yılın telafisi ne parayla ne malla, ne başka bir şeyle mümkün. Bugün baronun kurucu başkanı oldum. Çok şükür bugünleri gördük" dedi.
Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu'na ait tanklar 4 Şubat 1997'de Sincan sokaklarında yürütülmüştü.Yasakçıların hala aynı zihniyette olduğunu dile getiren Yıldız, "Buldukları ilk fırsatta aynı şeyleri yapmaya devam edeceklerine inanıyorum. Allah'ın bize verdiği nefes ne zaman biterse mücadelemiz de o zaman biter" diye konuştu.
Van'daki ise diş hekimi Gülen Kaptanoğlu, başörtüsü nedeniyle atıldığı üniversitedeki görevine dönmek için 20 yıl bekledi. Kaptanoğlu, "Başörtümüzü kamu düzenini bozan ve teröre sebep olan bir maddeyle ilişkilendirerek görevimize son verilmesi çok acıtıcı oldu" dedi. Öğretmeni Dilek Yolcu da o dönem yaşadığı üzüntüden dolayı saç kıran olduğunu ve saçlarının döküldüğünü, yaşadığı travmaların geçmediğini söyledi.