11 Ekim Cemal Kaşıkçı öldü mü, nerede Suudi Cemal Kaşıkçı bulundu mu son dakika haberleri. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda kaybolmasının ardındaki sis perdesini aralayacak görüntülere AKŞAM ulaştı. Kaşıkçı’nın kaybolduğu gün Atatürk Havalimanı’na inen 2 Suudi jetindeki 9 şahsın konsolosluk ve havalimanı hattındaki karanlık güzergahı dakika dakika kameralara takıldı. Görüntülerde Atatürk Havalimanı’na inen 9 Suudi kontrol noktasından geçip araçlarla önce otele ardından da konsolosluk binasına gidiyor. Ardından şüpheli Suudi timi aynı günün akşamı yine havalimanından jetlerle havalanıyor. İşte meçhul 9 Suudi şahsın Kaşıkçı’nın kaybolduğu 2 Ekim günü 17 saat 28 dakikalık İstanbul turu… Cemal Kaşıkçı’nın kaybolduğu gün, Suudi Arabistan’dan Atatürk Havalimanı’na inen 2 uçakla ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. 2 Ekim’de Kaşıkçı’nın kaybolduğu iddiası üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, ihbar üzerine akşam saatlerinde Atatürk Havalimanı’ndan havalanacak uçak için harekete geçti. Uçağın yolcuları terminal girişi binasının önünde araçtan inerek Genel Havacılık Terminal Binası’ndan giriş yaptı. Yolcuların üst araması yapılırken, bagajlar ise X-RAY cihazından tekrar tekrar geçirildi. Yolcular terminalde pasaport işlemleri için beklerken, apronda bulunan ve kalkış için hazırlanan HZ-SK2 kuyruk tescilli uçağın kabini ve kargo bölümü de polis tarafından didik didik arandı. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilgili olarak 150 kameranın incelendiği belirtildi. İncelenen kameralardaki binlerce dakikalık görüntüdeki şüpheli durumlar tek tek tespit ediliyor.
Olayın seyri değişebilir: Özel testere getirdikleri ortaya çıktı!
New York Times’a (NYT) konuşan Türk yetkililere göre, Cemal Kaşıkçı 2 saat içinde, hızlı ve karmaşık bir operasyonla öldürüldü. Buna göre Suudi ajanlar, Kaşıkçı’nın cesedini bu cinayet için getirdikleri testereyle kestiler. Bir yetkili, ‘Pulp Fiction filmindeki gibi’ dedi. Türk yetkililer ayrıca, bu kadar kompleks bir operasyonun ancak üst düzey Suudi liderlerin onayıyla yapılabileceğini öne sürüyor. Kaşıkçı’nın yanlışlıkla da öldürülmüş olabileceği ihtimaller arasında.
‘CESET PARÇALANDI’ İDDİASI
NYT’ye konuşan kaynaklar, Kaşıkçı’nın konsolosluk binasında olduğu ve kayıplara karıştığı gün, aynı saatlerde özel uçakla Türkiye’ye gelen 15 kişilik ekipten birinin otopsi uzmanı olduğunu, cesedi parçalara ayırdığı tahmin ediyor. Bir diğer kaynak, Türk istihbaratının elinde Suudilerin cinayeti kanıtlamak için çektiği görüntülerin de bulunduğunu öne sürdü. NYT, Türk basını tarafından kaleme alınan ve Kaşıkçı’nın öldürülmek yerine kaçırıldığı, operasyonda başka ülkelerin istihbarat servislerinin de rol aldığı yönündeki iddialara da yer verdi.
Uçakla Suudi Arabistan'dan getirilen ekip, iki farklı otele yerleştiriliyor.
DİPLOMATİK STRATEJİ
Bir başka Türk yetkili, izlenecek diplomatik stratejiyle ilgili iddialar öne sürdü. Ankara, Washington’dan ve uluslararası toplumdan Kaşıkçı’nın akıbetine dair Suudi Arabistan hükümetine bir tavır sergilenmesini umuyor. ABD yönetimi pazartesi günü Başkan Donald Trump bir açıklama yapana kadar konuyla ilgili sessizliğini sürdürüyordu. Bir gazetecinin konuyla ilgili sorusu üzerine Trump, ‘endişelendiğini’ açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, Suudi hükümetini konuyla ilgili soruşturma yürütmeye ve sonuçlarını şeffafça açıklamaya davet etmişti. ABD’nin, Suudi Arabistan ile olan yakın ilişkileri dolayısıyla yorum yapmaktan kaçındığı belirtiliyor.
REZİDANS DA ARANACAK
Görüntülere yansıyan Mercedes Vito marka, camları siyah filmle kaplı başkonsolosluğa ait minibüsün, başkonsolosluğa 250-300 metre uzaklıktaki Başkonsolos Muhammed El Katibi’nin konutuna girmesi nedeniyle, başkonsolos ikametgâhının aranması da gündemde. Suudi Arabistan’ın verdiği arama izninin, olayla ilgili şüphe duyulan her diplomatik bölgeyi kapsadığı, bu nedenle başkonsolos konutunda da arama yapılabileceği öne sürüldü. Bir yetkili, “Türkiye, uluslararası hukuku dikkate alarak adım adım bu olayı çözecektir” dedi.
ADLİ TIBBIN BAŞINDA
SUUDİ Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na 2 Ekim’de girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbetini belirlemede önemli rol oynayacak görüntüler ortaya çıktı. Kaşıkçı’nın ortadan kaybolmasıyla bağlantılı oldukları değerlendirilen 15 kişilik Suudi ekibin görüntülerinde en dikkat çekici isim ise Dr. Salah Muhammed Al Tubaigy oldu. Suudi Arabistan Adli Tıp Kurumu’nun başında olan Al Tubaigy’nin subay olduğu anlaşıldı. Gizli yapılan operasyonlar sonrasında delil karatma uzmanı olduğu anlaşılan Al Tubaigy’nin Suudi Arabistan’ın ülke içi ve dışındaki operasyonlarda görev aldığı değerlendiriliyor.
KİMLİĞİ SOSYAL MEDYADA
Ne görev yaptığı, Riyad yönetimine muhalif oldukları değerlendirilen sosyal medya hesaplarına yansıyınca gerçek kimliği ortaya çıkan Al Tubaigy’nin infaz sonrası çevreye sıçrama ihtimali olan kan izlerini, etrafa yayılmış diğer delilleri toplama, karartma ve ortadan kaldırmada uzman olduğu, bu nedenle Türkiye’ye gelen Suudi ekibin içinde yer aldığı belirtildi. Güvenlik kaynakları, Al Tubaigy ile ilgili sosyal medyaya yansıyan açık istihbaratın doğru olduğunu bildirdi. Al Tubaigy’nin İstanbul ekibi içinde yer alması, Riyad yönetiminin Kaşıkçı’yı ortadan kaldırma kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Başkonsolosluğun, ekip için yer ayırdığı otelde 4 günlük rezervasyon yaptığı ancak ekibin otelde gecelemeden aynı gün Türkiye’den ayrılmaları dikkat çeken bir başka konu oldu.
ABD TELEFONLARI DİNLEMEKLE KALMIŞ
KAYIP Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı kaçırma planı, iddiaya göre ABD istihbaratının dinlemesine takıldı. Kaşıkçı’nın yazarı olduğu Washington Post gazetesine bilgi veren bir kişiye göre ABD istihbaratı, Kaşıkçı ortadan kaybolmadan önce Suudi yetkililerin onu yakalamaya yönelik konuşmalarını dinledi. Suudiler onu yakalayıp götürme planı yapıyordu. Ancak Suudilerin niyetinin onu tutuklamak, sorgulamak ya da öldürmek mi olduğu bilinmiyor. Ayrıca Kaşıkçı’nın bu konuda uyarılıp uyarılmadığı da bilinmiyor. Washington Post’a göre, aynı gün başkent Riyad’dan Türkiye’ye gelen 15 kişilik Suudi ekibin biri Mövenpick olmak üzere Levent’teki iki otele check-in yaptırdı. Ancak günün sonunda, Türkiye’ye geldikleri iki özel uçakla ülkeden ayrıldılar. Uçaklardan biri Kahire’ye, diğeri ise Dubai’ye uçtu. Gazeteye göre Türk yetkililer, önce Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğü üzerinde yoğunlaştılar. Ancak ekibin hareketlerini inceleyen yetkililer, şimdi soruşturmalarını Suudi Başkonsolos Muhammed el Katibi’nin 500 metre ötedeki rezidansında da yoğunlaştırıyor.
‘LUMİNOL’LU ARAMAYA ERTELEME
SUUDİ gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de Levent’teki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girdikten sonra ortadan kaybolması üzerine başlatılan soruşturmada, Türkiye, başkonsoloslukta inceleme talep etti. Suudi yetkililer bu talebe olumlu yanıt verdi. Bu yanıtın ardından yapılacak olan incelemenin kapsamıyla ilgili Suudi yetkililere bilgi verildi. Başkonsoloslukta yapılacak incelemede cinayet soruşturmalarının kilit işlemi olan luminol inceleme de yapılacağı Suudilere iletildi. İddiaya göre, bu bilginin paylaşılmasının ardından Suudi yetkililer, ‘luminol’ incelemeyi kesin bir dille reddetti ve incelemenin ertelenmesini istedi. Bu nedenle incelemenin başlatılamadığı öne sürüldü. Kan izleriyle kimyasal tepkimeye giren ‘luminol’ adlı özel kimyasal madde ve kızıl ötesi ışık kullanılarak yapılacak olan incelemede Kaşıkçı’ya ait DNA izi aranacaktı.
TRUMP VE SELMAN’A ÇAĞRI
SUUDİ gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, Amerikan Washington Post gazetesi için bir makale kaleme aldı. “Türk yetkililerin (bu konuyu çözme anlamında) yeteneklerinden eminim” diyen Cengiz, “Şu anda da Başkan Trump ve eşi Melania Trump’tan, Cemal’in kaybolmasını aydınlatmaya yardımcı olmalarını rica ediyorum” diyerek ABD Başkanı’na çağrıda bulundu. Riyad yönetimine de çağrıda bulunan Cengiz, “Ayrıca Suudi Arabistan’ı ve özellikle Kral Selman ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı aynı hassasiyeti göstermeye ve konsolosluktaki kamera kayıtlarını yayımlamaya çağırıyorum” ifadesine yer verdi.
TRUMP: EN ÜST DÜZEY SUUDİ YETKİLİLERLE GÖRÜŞTÜM
ABD Başkanı Trump, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kaşıkçı’nın ortadan kaybolmasıyla ilgili meselenin derinlemesine araştırılmasını istediğini belirten Trump, “İnsanlar onun içeri (İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu) girdiğini ve dışarı çıkmadığını gördü” dedi. ABD lideri, Kaşıkçı’yla ilgili kısa süre önce en üst düzeyde Suudi yetkililerle (birden çok kez) konuştum. Bu kötü bir durum” ifadelerini kullandı. Trump, Kaşıkçı’nın kaybolmasına ilişkin Türkiye ile yakın çalıştıklarını ve sonuna kadar gideceklerini söyledi. Trump, Suudi hükümetinden yanıtlar beklediklerini ve Kaşıkçı’nın nişanlısını Beyaz Saray’a davet etmek istediğini de belirtti.
Öte yandan ABD Senatosundan Donald Trump'a gönderilen mektupta, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının "Magnitsky Yasası" kapsamında soruşturulması talep edildi.
Küresel Magnitsky yasası nedir?: 2016 yılında ABD kongresinden geçen bu yasaya göre, dünya çapında insan hakları ihlali ve yolsuzluk gerekçe gösterilerek ABD hazinesi kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulayabiliyor.
ABD’DEN FBI TEKLİFİ
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Cemal Kaşıkçı’nın kayboluşunun soruşturulmasında her türlü yardımı vermeye hazır olduklarını söyledi. Amerikalı gazeteci Hugh Hewitt’e değerlendirmelerde bulunan Başkan Yardımcısı Pence, “Suudiler talep ederse Federal Soruşturma Bürosu (FBI) uzmanlarını konsolosluğa gönderir misiniz?” sorusuna “ABD her türlü yardımı sağlamaya hazırdır” yanıtını verdi. Olayın ABD için büyük endişe kaynağı olduğunu ifade eden Pence, “Bu gazetecinin, Kaşıkçı’nın, öldürülmüş olabileceği düşüncesi son derece kaygı verici. Özgür dünya bir yanıt bekliyor. Hâlâ yanıt bekliyoruz. Suudi Arabistanlı bu gazetecinin kaybolmasıyla ilgili Amerikan halkının samimi kaygılarını dile getirmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
‘ESİR ALINDI VE HAYATTA’
İNGİLİZ Daily Mail gazetesi, kayıp Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’den özel jetlerle kaçırılarak Suudi Arabistan’da esir alındığını öne sürdü. Daily Mail’e konuşan Suudi Kraliyet ailesine yakın kaynaklar, İstanbul’daki başkonsolosluk binasında öldürüldüğü iddialarının aksine Kaşıkçı’nın hayatta olduğunu ileri sürdü. Kaşıkçı’nın son olarak salı günü başkonsolosluk binasına girdiği saatlerden 13.06’da, WhatsApp uygulamasına girdiği görülüyor. Ancak Kaşıkçı’ya bu tarihten sonra gönderilen mesajların da okunmuş olmasalar dahi silinememesi dikkat çekti. Bu da, WhatsApp mesajlarına bilgisayar uygulaması üzerinden ulaşıldığı şeklinde yorumlandı.
Suudi timin başındaki ismin Al-Tubaigy olduğu ortaya çıktı
Dünya Türkiye'deki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda kaybolduktan sonra kendisinden haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı konuşuyor. Her geçen saat olayla ilgili yeni gelişmeler yaşanıyor. Kaşıkçı'nın kaybolduğu gün Suudi Arabistan'dan gelen 15 kişilik ölüm timinin kimlikleri ortaya çıktı.
DELİLLERİ YOK ETMEK İÇİN GÖREVLENDİRİLDİ
ADLİ TIP MAHKEMESİ BAŞKANI
KAPALIÇARŞI’DAN BAVUL ALDILAR
Cemal Kaşıkçı’nın kaybolduğu gün özel iki jetle İstanbul’a gelen meçhul 9 Suudi’nin aynı gün Kapalıçarşı’dan bavul aldıkları tespit edildi. Yapılan incelemede Suudilerin dönüşte aldıkları bavulların yanlarında olmadığı belirlendi.
POLİS MEZAR ARIYOR
Şüphelilerin geçtiği güzergahlarda inceleme yapan polis yeni kazılmış mezar aramak için özel bir ekip kurdu. Tüm ihtimalleri değerlendiren polis uzman ekiplerle Kaşıkçı’nın öldürülüp gömülmüş olma ihtimali üzerinde duruyor.
150 KAMERA İNCELENİYOR
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilgili olarak 150 kameranın incelendiği belirtildi. İncelenen kameralardaki binlerce dakikalık görüntüdeki şüpheli durumlar tek tek tespit ediliyor.
03.28: 9 şüpheli apronda
Suudi Arabistanlı 9 şüpheli şahıs 2 Ekim 2018 günü özel jetle saat 03.28’de Atatürk Havalimanı’na iniş yapıyor.
03.37: Pasaport kontrolü
Şahıslar uçaktan indikten sonra saat 03.37’de Havalimanı E kapısından giriş yapıp pasaport kontrollerinden geçiyor.
05.05: Otele gidiyorlar
Şüpheli şahıslar havalimanından konsolosluğa ait araçlarla ayrıldıktan sonra 05.05’te Levent’teki Mövenpick Otel’e giriş yapıyor.
13.14: Konsolosluğa girme anı
Saat 13.14'te gazeteci Cemil Kaşıkçı Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na giriş yapıyor. O saatten sonra da bir daha haber alınamıyor.
09.40: 3 grupta çıkıyorlar
Mövenpick Otel’e sabaha karşı giren 9 şahıs sabah saat 09.40 ve 09.55 ve 10.50’de otelden ayrı ayrı gruplar halinde çıkış yapıyor.
12.14: Konsolosluk hareketli
Saat 12.14’te Başkonsolosluk önünde araç hareketliliği başlıyor. Art arda gelen konsolosluk araçları binaya giriş yapıyor.
15.08: CC 2248-CC1865 çıkıyor
Kaşıkçı’nın konsolosluğa girişinden sonra saat 15.08’de 34 CC 2248 ve 34 CC 1865 plakalı konsolosluk araçları hızlı bir şekilde çıkış yapıyor.
15.11: Esrarengiz Vito geliyor
Saat 15.11’de 34 CC 1865 plakalı Mercedes Vito marka araç konsolosluğa yanaşıyor. Kısa bir hareketliliğin ardından araç kapalı garaja giriş yapıyor.
17.33: Nişanlısı kapıda
Saat 17.33’te Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice A. geliyor. Çünkü Kaşıkçı “Çıkmazsam Türk Arap Medya Derneği’ne haber ver”demişti.
19.57: Otelden ayrıldılar
Saat 19.57 ve 20.11 saatleri arasında şahıslar, daha önceki gibi yine 3 grup halinde otelden ayrılarak konsolosluk araçlarına biniyor.
21.00: 2 özel jetle gidiyorlar
Şahıslardan 6’sı saat 17.40’ta Atatürk Havalimanı E kapısından çıkış yapıp özel jete biniyor. Son grup ise saat 21.00’de diğer özel jete binip gidiyor.
Konsolosluğun kapısı soruşturmaya açıldı
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın durumunun emniyet ve istihbarat birimlerince yakından takip edildiğini belirten Aksoy, “Suudi makamlarının işbirliğine açık olduklarını ve başkonsolosluk binasında inceleme yapılabileceğini bildirmişlerdir. Soruşturma çerçevesinde konsolosluk binasında inceleme yapılacaktır” dedi.
Dışişleri Bakanlığına Suudi yetkililerin gönderdiği notada, Türk uzman ve ilgili yetkililer İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etmeleri için davet edildi.
Türk yetkililere davet
Notada, şu ifadelere yer verildi: Suudi Arabistan Krallığı, kardeş Türkiye Cumhuriyeti’ne saygılarını sunar ve Suudi Arabistan Krallığı’nın Suudi Arabistan vatandaşı Hamza oğlu Cemal Ahmad Kaşıkçı’nın kaybolması meselesi gerçeğinin öğrenilmesine verdiği önemden hareketle, Türk uzman ve ilgili yetkilileri İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etmeleri için davet etmektedir.
2 savcı atandı
Konsoloslukta adli işlemler için bir başsavcı vekili, bir savcı görevlendirildi.
2 kez x-ray’den geçtiler
O uçaklar kalkmadan önce aranmış!
Aramalar sonucunda her hangibir olumsuz bir durumla karşılaşılmaması üzerine uçağın kalkışına izin verildi.
MOSSAD iddiası
İsrailli gazeteci Yossi Melman, Kaşıkçı’nın öldürülmesi/kaçırılması olayında MOSSAD’ın parmağının olabileceğini ima etti. Suudi Arabistan-İsrail’in güçlü ilişkilere işaret eden Melman, MOSSAD’ın Faslı Muhalif Bin Berket’in öldürülmesine yardım etmesini örnek gösterdi. İsrailli gazeteci, bir süre sonra bu tweeti silerken, bu hamlesinin Mossad tarafından yapılan bir baskıyla gerçekleştirildiği düşünüldü.
Şeffaflık çağrısı
Trump: Hiçbir bilgim yok!
ABD Başkanı Trump, “Kaşıkçı’nın kaybolmasyla ilgili bu noktada hiçbir şey bilmiyorum” diyerek şunları söyledi: Kaşıkçı’nın durumunu Suudi yetkililerle henüz konuşmadım ama bir noktada konuşacağım.
BM: Türkiye ile işbirliği yapın
BM, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasına ilişkin Suudi Arabistan’a Türkiye ile işbirliği yapma çağrısında bulunarak “Kaşıkçı’ya ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok ama pek çok spekülasyon var ve bu endişe verici” dedi. AB Komisyonu Sözcüsü Carlos Martin Ruiz De Gordejuela da “Kaşıkçı’nın durumunu netleştirecek bir açıklama bekliyoruz” dedi.
ABD'li senatörlerden Suudi yönetimine 'Kaşıkçı' tepkisi: Dürüst cevaplar verilmeli
ABD'de Cumhuriyetçi Partinin önemli isimlerinden Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili, "Eğer Suudi yönetiminin yanlış yaptığına ilişkin iddialarda herhangi bir hakikat payı varsa, bu durumun ABD-Suudi ilişkilerine yıkıcı etki yapacağı, ayrıca hem ekonomik hem de diğer açılardan bunun ağır bir bedelinin olacağı konusunda hemfikiriz." ifadesini kullandı.
Graham, Kaşıkçı'nın akıbeti hakkında Twitter hesabından paylaşımlarda bulunarak Riyad yönetimine sert eleştirilerde bulundu.
Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın durumuyla ilgili gündeme gelen endişeleri tamamen paylaştığını kaydeden Graham, "Bay Kaşıkçı'nın başına ne geldiyse bunu ortaya çıkarmamız, Suudi yönetiminin Kaşıkçı'nın nerede olduğuyla ilgili bilgilere ve yürüttüğü soruşturmaya dair net cevaplar vermesi bir zorunluluktur." yorumunu yaptı.
"Yıkıcı etki yapar"
Bir diğer Cumhuriyetçi senatör Bob Corker ve Demokrat Senatör Ben Cardin ile bu konuyu görüştüğünü ve her iki senatörün de aynı endişeleri paylaştığını vurgulayan Graham, şu ifadeleri kullandı:
"Suudi-ABD ilişkisinin yararı için artık (bu konuda) dürüst cevaplar verilmelidir. Eğer Suudi yönetiminin yanlış yaptığına ilişkin iddialarda herhangi bir hakikat payı varsa, bu durum ABD-Suudi ilişkilerine yıkıcı etki yapacağı, ayrıca hem ekonomik hem de diğer açılardan bunun ağır bir bedelinin olacağı konusunda hemfikiriz."
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Konsolosluğunda öldürdürüldüğü iddiası ABD'de tepkiye neden olmuştu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, "Konuyu yakından takip ediyoruz." değerlendirmesi dışında bir yorum yapmazken, Washington Post Gazetesi Editörü Direktörü Fred Hiatt, "Cemal'in öldürüldüğü haberleri doğru ise bu korkunç ve akıl sır ermez bir fiildir." ifadesini kullanmıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin son açıklamasında, "Başkonsolosluk yetkilileri 'buradan çıktı' demekle kendini kurtaramaz." demişti.