Yerli otomobilde her şey hesaplandığı gibi gidiyor mu? Bakan Varank açıkladı

Bir televizyon programında soruları yanıtlayan yerli otomobil projesini bir fırsat penceresi olarak gördüklerini söyleyen Bakan Varank önemli açıklamalarda bulundu.

Varank konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Virüs süreci ile birlikte kendi kendine yetebilmenin ne kadar değerli bir süreç olduğunu yaşayarak görmüş olduk. Dışarıya bağımlı olmama mevzusu çok önemli. Yoksa sıkıntılar yaşama ihtimaliniz zor süreçlerde çok muhtemel.

Ülkeniz kaynakları ile kendinize yetebilmek istiyorsanız daha değerli bir ekonomi istiyorsanız kendi kendine yetebilme çok önemli. 18 senede çok değerli bir alt yapı kurduk.

Cumhurbaşkanımızın hazırladığı bu altyapının üstüne artık Türkiye birçok kabiliyet geliştirmiş oldu. Türkiye bu alanda gerçek bir noktaya geldi. 18 yılın üstüne koyduklarımız bir noktaya gelebiliyoruz.

SAVUNMA SANAYİ

Türkiye bu kadar gelişmiş bir ekonomi olmasına rağmen bizim zamanımıza kadar kendi özgün tüfeğini bile üretebilmiş değildi. Savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkardık.

Biz temel üretimlerimizi yapabilmeliyiz ama dediğimiz gibi katma değer oluşturabilecek şekilde çalışmaya devam etmeliyiz. Teknoloji odaklı sanayi hamlesi ile cari açık olan alanlarda çok faydalı programlar ilan ettik ve bunların tamamında çok başarılı bir şekilde ilerliyoruz.

'TÜRKİYE İÇİN MAKALELER YAZILMAYA BAŞLADI'

Yüksek teknolojili ürünlerde ihratcattaki payı artmaya başladı mı?

İHA'lar ve SİHA'lar sadece bir örnek... Eğer bir ürün geliştirebiliyorsak tabiki bu alanlardaki gelişmeyi yakalamış oluyoruz. Türkiye için dünyada savunma konseptini değiştiren makaleler yazılmaya başladı.

YERLİ SOLUNUM CİHAZI

Yabancı bir devlet adamı bizim onlara gönderdiğimiz bir solunum cihazını paylaşarak gururla tanıtımını yapabiliyor. Covid süreci aslında dünyanın hiçbir zaman yaşamadığı bir tecrübeyi dünyaya yaşattı.

VARANK'TAN ÇARPICI ÖRNEK

Örneğin mesela global bir markamız bu detarjanın içindeki küçücük renkli malzemeleri Çin'den ihraç ediyormuş ama Coronavirüs sürecinde ithalat-ihracat kesildiği için artık kendi üretmeye başlamış. Buradan Türkiye'nin üretim kabiliyetlerinin gerçek yüksek olduğunu anlayabiliriz. Türkiye ihtiyaçlarını çok hızlı bir şekilde karşılayabiliyor. Böyle onlarca yüzlerce örneğimiz var.

Solunum cihazı olayımız ise Türkiye'deki girişimciliğinin ne kadar yüksek olduğunu gösteren örneklerden bir tanesi. Daha önce 12 tane solunum cihazı üretmişler ama bunun seri üretimi olmamış. Bizde ne yaptık acaba böyle bir kabiliyeti seri üretim aşamasına getirip dünyaya faydalı olabilir miyiz? diye düşünüp bu şirketimizle hemen irtibata geçtik. Ve ASELSAN, BAYKAR ve Arçelik gibi yüksek kabiliyete sahip firmalarımızla iletişime geçerek biz bu ekibi bir araya getirdik ve dedik ki biz size yardımcı olalım hadi gelin biz ürünü seri üretimi geçirelim.

Ve şimdi ihtiyacı olana bedelsiz gönderiyoruz ama satın almak isteyenlere de bu ürünü götürmüş olduk.

Cumhurbaşkanımızın bu alanlardaki dik duruşu ve talimatlarındaki ısrarlı anlayışı olmasaydı buralara gelemezdik.

CORONAVİRÜS İLACI

Bilim isanlarımıza bir çağrı yaptık dedik ki bu hastalıkla mücadelede bir projeniz varsa bir çalışmanız varsa ama kısa sürede netice alabilecek bir çalışma varsa biz sizin her türlü ihtiyacınızı karşılayalım ve biz bu hastalıkla mücadelede öncü ülke olabilelim bizim bu çağrımız sonrasında bilim insanlarımızı desteklemeye başladık. 17'ye farklı proje de devam ediyor aşı geliştirme ilaç geliştirme gibi.

Favipiravir, koronavirüs tedavisinde kullanıldığında olumlu neticeler alınan bir ilaç. Bunu yurt dışından getirerek bu ürünü sıfırdan sentezleyerek kendimiz üretmiş olduk. Bilim insanlarımız 1,5 ay gibi kısa bir sürede sentezlemiş oldu.

Çok güzel neticeler alan çalışmalarımız var. Başabaş bir mücadeledeyiz. Hatta dünyadan farklı metodların denendiği çalışmalarımız var. Tüm süreçleri bizzat takip ediyorum Bazen aylık değerlendirme toplantılarına katılıyorum hocalarımız şaşırıyor onları aşırı derecede mutlu ediyor. Ve biz onlara bir söz verdik gerekli her şeyi yapacağız.

En iyi aşıyı belki biz bulabiliriz. Bu bir bilimsel yarış. Bizim ülkemizin insanlarımızın kabiliyetleri onlardan düşük değil.

YERLİ OTOMOBİL

Yerli otomobilde her şey hesaplandığı gibi gidiyor mu?

Tabiki biz Türkiye'nin Otomobili projesini bizi bir yerden bir yere götürecek sadece bir araç üretme projesi olarak görmüyoruz. Biz aslında dünyada değişen otomobil enstitüsünde bir fırsat penceresi olarak görüyoruz. Türkiye'yi dünya otomobil piyasasına sokacak bir proje olarak görüyoruz. Dolayısıyla biz bu projeyi katma değerli ekonomi üreten gelecekteki planlamalarda çok önemli bir yere oturtuyoruz. Tabiki bir kaç haftalık sarkmalar olabilir.

Şu anda proje planlandığı şekilde devam ediyor. Fabrika ile ilgili zeminde beklenilenden biraz daha fazla çalışma olacak yakında temellerinin atılmasını bekliyoruz. Planlandığı gibi 2022'nin sonunda biz bu araçları yollarda göreceğimize inanıyoruz. Türkiye'nin Otomobilini gururla Türkiye'nin yollarında görebileceğiz.

Tabiki bir avantajı olacak ama dünya ile rakabet edebilecek bir fiyat politikası uygulamak üzerede arkadaşlarımız çalışıyorlar. Ama bugünden şöyle olacak böyle olacak demek doğru olmaz. Bu elektrikli bir araç çok büyük bir avantaj sağlıyor. Şarj istasyonları şuandaki ihtiyaçların çok çok üzerinde çok çeşitli lokasyonlarda var.

Sınıfındaki rekabetçi bir araç olmasını diliyoruz.

İKİNCİ DALGA

Şimdi ikinci dalgayı konuşuyoruz. Maske örneği gibi... Çin ilk başta salgınla mücadele ettiği için o pazardan tamamen çekilmişti. Şimdi tekrar ikinci salgının Pekin'de yükselmesiyle birlikte onlarda o pazar durmuş oldu. Bizim şirketlerimiz devrede orada çalışmalarını sürdürüyor.

Bir türbülansa girmedik hızlıca toparlanma sürecince ilerliyoruz. Türkiye bu manada çok başarılı bir şekilde bu mücadeleyi yürüttü. Biz dolayısıyla bir türbülansa girmeden hem ekonomik hem de sosyal yardımlar anlamında bu süreci çok başarılı yürüttük.