Halkbank'ta yaşanan döviz kurunun düşük kurdan gösterilmesi olayına Vakıf katılım da katıldı. Vakıf Katılım'da bu kez dolar 4.57'den euro 5.37'den satışa sunuldu. Bankadan yapılan açıklamaya göre sisteme siber saldırı düzenlendi ve saldırı çok kısa sürede püskürtüldü. Bankanın kurumsal web sitesine siber saldırı gerçekleştiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "10 Eylül 2018 tarihinde kurumsal web sitemizde bilgilendirme amaçlı yayınlanan Döviz kurlarımıza yönelik, 9 Temmuz 2018 tarihindeki kurlarımızı gösterecek şekilde bir siber saldırı düzenlenmiş, saldırı çok kısa sürede püskürtülmüştür. Bankacılık sistemlerimiz (mobil ve internet şubemiz) saldırıdan olumsuz etkilenmemiş olup, bu sürede gerçekleşen herhangi bir döviz alım-satım işlemi de bulunmamaktadır. Yapılan müdahale neticesinde kurumsal web sitemiz stabil hale getirilmiştir."
BANKADAN AÇIKLAMA
Bankanın kurumsal web sitesine siber saldırı gerçekleştiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "10 Eylül 2018 tarihinde kurumsal web sitemizde bilgilendirme amaçlı yayınlanan Döviz kurlarımıza yönelik, 9 Temmuz 2018 tarihindeki kurlarımızı gösterecek şekilde bir siber saldırı düzenlenmiş, saldırı çok kısa sürede püskürtülmüştür. Bankacılık sistemlerimiz (mobil ve internet şubemiz) saldırıdan olumsuz etkilenmemiş olup, bu sürede gerçekleşen herhangi bir döviz alım-satım işlemi de bulunmamaktadır. Yapılan müdahale neticesinde kurumsal web sitemiz stabil hale getirilmiştir."
Dünya nüfusunun %23’ü kadar insan islam dinine mensup olarak yaşamını sürdürmektedir. Dinimizde faizin haram olarak bilinmesi neticesinde faiz hassasiyeti bulunan kişilerin tasarruflarını değerlendirebilmesi ve finansman ihtiyaçlarını giderebilmesi için bir alternatif gerekmekteydi. Bu anlamda ilk olarak 1963 yılında Mısır’da kurulan Mit Ghamr Tasarruf Bankası kurulmuş ve diğer Müslüman nüfusa sahip olan ülkelerde de bu bankacılık anlayışı hızla büyümüştür. Özellikle islami kesimdeki insanların ilgi gösterdiği bu bankacılık çeşidine diğer ihtiyaç sahiplerinin de yönelmesi olasıdır. Ülkemizde de ilk olarak Albaraka Türk, “faizsizlik prensibi” esas alınarak kurulmuştur. Daha sonra bunu Ziraat Katılım Bankası ve Vakıf Katılım Bankası takip etmiş olup, diğer finans kuruluşları da bu alanda faaliyet göstermek için hızla çalışmalar yaptıkları bilinmektedir.
Katılım bankacılığı güvenli mi?
Katılım Bankaları faizsiz kazanç mantığı güderek çalışsalar da, gelir elde etme zorunlukları bulunmaktadır. Kimse parasının karşılığında bir getiri olmadan parasını riske atmak istemez. Yani müşteriler diğer bankalarda olduğu gibi katılım bankalarından da anaparalarının üzerine bir gelir talep ederler. Bu gelir paraya değil, bir mal alım satımına konu olduğu için islam din otoritelerinden alınan fetvalardan hareketle faizsiz kazanç olarak nitelendirilir. Katılım bankalarından elde edilen kazanç diğer bankaların vermiş olduğu faiz oranları ile genellikle doğru orantılı olsa da önceden kesin bir rakam söylenemez ve kar ile zarar oluştuğunda net rakam ortaya çıkar. Katılım bankaları riskleri her ne kadar minimize etseler de bir risk söz konusudur. Ancak katılım bankalarında bulunan mevduatlar da diğer banka mevduatlarında olduğu gibi 100.000 TL’ye kadar TMSF güvencesi altında olup, BDDK tarafından denetime tabi tutulması sisteme olan güvenli kati suretle arttırmaktadır.
Katılım bankaları hangi hizmetleri verirler?
Katılım bankaları diğer ticari bankalardan mevduatın toplanması, değerlendirilmesi ve sağladıkları getiri bakımından farklılık göstermekle birlikte, katılım bankaları; özel cari hesaplar, teminat mektubu verme, akreditif açılması, çek karnesi verilmesi, çek ve senetlerin tahsile alınması, ihracat akreditiflerinin ihbar ve teyit edilmesi, seyahat çeki verilmesi, döviz alım satım işlemleri, yurt içi ve yurt dışı havale ve transfer işlemleri, kredi kartları, telefon, elektrik, doğalgaz ve su faturası tahsilatları, sosyal güvenlik ve vergi ödemelerine aracılık edilmesi, alternatif hizmet kanalları (ATM, telefon bankacılığı, internet bankacılığı,..) gibi sayısız hizmeti sunmaktadırlar.
Katılım bankacılığının geleceği
Uluslararası denetim ve danışmanlık firması olan Ernst & Young ülkemizde katılım bankacılığının aktif büyüklüğünün önümüzdeki üç dört sene içerisinde 100 milyar dolar seviyelerine çıkabileceğini belirtti. Yapılan çalışmalar ve ülkemizde bulunan faizsizlik prensibini kullanmaya yatkın olan insanların bir hayli fazla olması katılım bankacılığının gelecekte çok daha iyi noktalara ulaşacağını gösteriyor.