Türkiye tarımda ilk 10 arasında

Bu yıl 100'üncü yaşını kutladığımız Cumhuriyet döneminde Türkiye, dünyanın en büyük 10 tarım ekonomisinden biri haline geldi. Sektörün GSYH içindeki payı 2022'de yüzde 6.5 ile dünya ortalamasının üzerindeyken, Türkiye tarımsal GSYH açısından dünyanın 9'uncu ülkesi konumunda bulunuyor.

HABER MERKEZİ

Tarımsal hasıla açısından dünyanın önemli ülkeleri arasında yer alan Türkiye, 100 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca teknolojinin sektöre uyarlanması, çiftçilere yönelik desteklerin genişletilmesi, kentten kırsala göçü artıracak politika çalışmalarına hız verilmesi ve yerli ve milli üretimin teşvik edilmesi gibi atılımlarla arz güvenliğini garanti altına aldı.

Türkiye, kamunun gerek mevzuat gerek teşvikleriyle ekonomik ve ticari imkanlarını genişletirken özellikle 2002-2022 döneminde kamunun tarım sektörünü desteklemek için devreye aldığı 70 milyar dolarlık teşvik ve hibeler aynı dönemde toplam 1 trilyon dolarlık ekonomik üretim değeri oluşturdu. Böylece Türk tarımı özellikle son 20 yılda geçirdiği dönüşümle dünyanın en büyük 10 tarım ekonomisinden biri konumuna gelirken sahip olduğu potansiyel göz önüne alındığında, ülkede tarım sektörünün daha fazla güçlenebileceği öngörülüyor.

İHRACAT REKORU

Türkiye'nin 2002'de 24.48 milyar dolar olan tarımsal üretimi, 2022'de 56 milyar doları aşarak rekor kırdı. Bu rakamın 2030'larda 113 milyar dolar, 2050'lerde ise 273 milyar dolar seviyelerine ulaşacağı öngörülüyor. Tarım sektörünün GSYH içindeki payı ise 2022'de yüzde 6.5 olurken Türkiye bu alanda dünyanın 9'uncu ülkesi konumuna geldi. Tarım ürünleri ihracatı 2022 itibarıyla 34.2 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırdı.

DESTEKLER ARTIRILDI

Çiftçiye verilen desteklerle tarımsal hasılada son 20 yılda 20.8 kat artış yakalayan Türkiye, bu alanda dünyada ilk 10'a, Avrupa'da ise zirveye yerleşti. Kamu tarafından verilen tarımsal destekler 2002'de 1.9 milyar liradan 2023 itibarıyla 63.4 milyar liraya çıkarıldı, 2024 için 91.55 milyar liralık hedef belirlendi.

KARA SABANDAN YAPAY ZEKAYLA ÜRETİME

1927 yılında yapılan sayıma göre, yaklaşık 13.6 milyon nüfusa sahip Türkiye, Cumhuriyet'in ilk yıllarında savaşların sonucunda üretimin düşmesi, işgücü kaybı ve kıtlık gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Türkiye'de 1923-1938 döneminde 3.7 milyon dekar arazi dağıtıldı. 1923'de tarım ürünleri ithalatı yüzde 27 iken önlemlerle 1928'de bu oran yüzde 18'e düşürüldü.

Arazi toplulaştırılması kapsamında ise 1961'den itibaren çalışmalar başladı ve bugüne kadar devam etti. Bu çerçevede 2022'de 759 bin 365 dekarlık alan üretime kazandırıldı, 2023 için de 500 bin dekarlık alanın toplulaştırılması hedeflendi. Böylece 1961'den bu yana toplam 7 milyon dekarlık alan toplulaştırılmış oldu.

Cumhuriyet tarihinden bugüne tarımsal verimi artırma çalışmalarıyla kara sabandan yapay zekaya doğru evrilen bir süreç izlendi.

Tarımda veriye dayalı araçların geliştirilmesinde, yapay zeka algoritmalarından faydalanılmaya başlandı. Yeni teknolojilerle, değişen arazi koşullarına göre girdi kullanımı optimize edilebilirken birim alandan daha fazla ve kaliteli ürün alındı.

120 BİN ATA TOHUMU

Türkiye'nin 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde tohumculuk sektöründe de önemli adımlar atıldı ve söz konusu ürün, ihraç edilebilir konuma geldi. Tohumluk Ar-Ge çalışmaları modern biyoteknolojik yöntemlerin bitki ıslahında kullanımının devreye girmesiyle önemli ölçüde hızlandı. Küresel iklim değişikliğine uygun tohumlukların geliştirilmesi için yapılan bitki ıslahı çalışmaları ile tohumlukta, 2023 itibarıyla bahçe bitkilerinde 1027, tarla bitkilerinde 953 yerli ve milli tohumluk çeşidi geliştirildi. Ata tohumlarında ise 2 tohum gen bankasında 120 bin tohum örneği muhafaza ediliyor. Tohumlar, birçok araştırmacı tarafından küresel iklim değişikliğine uygun çeşitlerin geliştirilmesi için kullanılıyor.

ORGANİK UYGULAMALAR

Türkiye, organik tarım alanı bakımından dünyada 22'nci, üretici sayısı bakımından 26'ncı, Avrupa'da ise 4'üncü sırada bulunuyor. Türkiye aynı zamanda Avrupa'ya en çok organik ürün ihracatı yapan 5'nci ülke konumunda yer alıyor. Tarımda üretmek kadar, ürünlerin işlenmesi, katma değerinin artırılması, pazarlanması ve istihdama katkı sağlanması gibi gereklilikler sera organize tarım bölgelerinin (Sera OTB) önemini artırdı. Şimdiye kadar 10 Sera OTB, hizmete sunuldu, sayı daha da artacak. Sözleşmeli üretimin geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve kayıt altına alınması amacıyla 'sözleşmeli üretim yönetim sistemi'nin kurulması kararlaştırıldı.

HAYVANCILIK GELİŞTİ

Türk tarım sektöründe diğer önemli bir alan olan hayvancılıkta 1929'da toplamda 5.2 milyon olan büyükbaş hayvan sayısı 1938'de 10.2 milyona ve 1979'da 16.6 milyona çıktı. 2002-2022 döneminde ise büyükbaş sayısı 9.9 milyondan 17 milyona, 2023 Haziran sonu itibarıyla da 16.7 milyona ulaştı. Küçükbaş varlığı 1929'da 2.3 milyon iken 1938'de 39.4 milyona, 1979'da ise 64.8 milyona çıktı. Son 20 yılda keçi sayısı 6.8 milyondan 11.6 milyona, koyun sayısı da 25.2 milyondan 44.7 milyona ulaştı. Böylece ülkenin küçükbaş hayvan varlığı 2022 itibarıyla 56 milyonu aştı, Haziran 2023 itibarıyla da bu sayı 53.3 milyon oldu. Türkiye, su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa ülkeleri arasında ilk sıraya yerleşti. Arıcılık sektöründe üretilen bal miktarı 1991'de 55 bin tondan 2022'de 118.3 bin tona kadar yükseldi. Coğrafi işaret almış 27 tescilli bal çeşidi bulunuyor.