SERDAR SAĞLAM
Dijital ekranlara bakma süresinin artmasıyla birlikte göz bozukluklarının hem yaygınlığı artıyor hem de görülme yaşı hızla düşüyor. Bu değişim, Türkiye optik pazarını stratejik bir büyüme rotasına soktu. Halihazırda 1 milyar dolar büyüklüğe ulaşan pazarın, önümüzdeki 5 yıl içinde 1,5 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Küresel ölçekte optik pazarının 2025 yılında 210 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilirken, sektörün asıl gündemini korkutucu istatistikler oluşturuyor. Araştırmalar, 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının miyop olacağını ortaya koyuyor. Özellikle çocuklarda, açık havada geçirilen sürenin azalması ve erken yaşta başlayan ekran kullanımı, miyopi vakalarını tetikliyor. Türkiye özelinde ise çarpıcı bir veri dikkat çekiyor: Kırsal bölgelerde %11 olan miyopi oranı, dijitalleşmenin yoğun olduğu şehirlerde iki katına kadar çıkıyor.
ÖNLEYİCİ TEKNOLOJİ SUNDU
Sektörün dev oyuncuları Hoya ve Seiko, bu teknolojik dönüşüme inovatif çözümlerle yanıt veriyor. Tek odaklı geleneksel camların miyopiyi durdurmada yetersiz kaldığı noktada, Hoya'nın geliştirdiği MiYOSMART teknolojisi devreye giriyor. D.I.M.S. teknolojisiyle üretilen bu camlar, çocuklarda miyopi ilerlemesini %60 oranında yavaşlatma potansiyeliyle optik dünyasında devrim niteliği taşıyor. Şirket yetkilileri, altı yıllık takip çalışmalarında bu camı kullanan çocuklarda miyopi ilerlemesinin son derece düşük seviyelerde kaldığını vurguluyor.
TÜRKİYE, ORTA DOĞU'NUN ÜRETİM ÜSSÜ OLUYOR
Türkiye, genç nüfusu ve stratejik konumuyla global markaların radarına girmiş durumda. Hoya ve Seiko için Avrupa'nın ilk 5 pazarından biri haline gelen Türkiye, sadece bir tüketim noktası değil, aynı zamanda bir üretim ve dağıtım merkezi olarak konumlanıyor. Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, sektörün girdiği sürdürülebilir büyüme sürecine dikkat çekerek, 2030 yılına kadar pazar liderliğini hedeflediklerini belirtti. Yıldırım, "Üretim ve perakende tarafındaki yapısal dönüşüm, sektöre ölçeklenebilir bir alan kazandırıyor. Hedefimiz sadece ticari büyüme değil, bilgi ve inovasyon liderliğidir" dedi.
GÖZLÜK YENİLEME SÜRESİNDE AVRUPA'NIN GERİSİNDEYİZ
Göz sağlığı farkındalığının Türkiye'de henüz istenen seviyede olmadığını ifade eden Yıldırım, Avrupa'da 2 yıl olan gözlük yenileme süresinin Türkiye'de çok daha uzun olduğunu hatırlattı. Göz bozukluklarının yaşam kalitesinden trafik kazalarına kadar geniş bir yelpazede risk oluşturduğunu belirten Yıldırım, trafik kazalarının %60'ının görme kusurlarıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekti.