Türk şirketler Fas'ta 'Dünya Kupası' peşinde

2030'a kadar 38 stadını yenilemeyi ve inşasını planlayan Fas'ta Türkler öne çıkmaya başladı. Marakeş'e çıkarma yapan Türk çelikçiler yeni tedarik anlaşmalarıyla dönerken inşaat pazarlıkları da sürüyor.

YAŞAR KIZILBAĞ

Türk çelik sektörü, en büyük ithalatı Türkiye'den yapan Fas'taki varlığını kuvvetlendirmek için 25 şirketle bu ülkeye sektörel ticaret heyeti düzenledi. 2030 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak ev sahibi ülkelerinden biri olan ülkede muhataplarıyla masaya oturan 25 Türk şirketi 300'e yakın ikili görüşme yaparak iş bağlantısına imza attı. Geçen sene bu ülkeye 472 bin tonluk çelik ihraç eden firmaların 150 bin tonluk yeni anlaşma yaptığı belirtiliyor.

Fas 2030'a kadar 38 stadını yenilemeyi ve yeniden yapmayı planlıyor. Dünya Kupası'nda kullanılacak 69 bin 500 kişilik Prens Moulay Abdullah Stadı'nın çelik ve çatı kaplama ihalesini TEMSAN İnşaat'a veren Fas'la diğer stadların inşası ve malzeme tedariki için de görüşmeler devam ediyor. Çelikte ülkede en yüksek pazar payına sahip Türk şirketlerin 'hızlı teslimatı' özelliğiyle müteahhitlik alanında da öne çıkması bekleniyor.

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, Fas'ın 2030'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'nın üç ev sahibinden biri olacağını belirterek "En büyüğü 130 bin kişi kapasiteli olmak üzere yenilemelerle birlikte tam 38 stadyum yapılacak. Bunun yollar yapılıyor. Türk müteahhitleri ile birlikte bu hareketlilikten pay alacağız. Hatta bazı Türk firmaları ile anlaşmaların şimdiden yapıldığını biliyoruz. Fas'a 1 milyon ton ihracat yapabiliriz" dedi.

25 Türk şirketi Marakeş'te muhataplarıyla buluştu. Kurulan ikili masalarda 300 ayrı görüşme yapıldı.

DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ OLACAK

Fas 2030'a kadar 38 stadını yenilemeyi ve yeniden yapmayı planlıyor. Yapılacak olanlar arasında 130 bin kişilik dünyanın en büyük stadı da bulunuyor.

AFRİKA'DA ÇİN'LE ÇOK RAHAT REKABET EDEBİLİYORUZ

Afrika pazarına özel önem verdiklerinin altını çizen Aslan, burada Çin ile çok rahat rekabet edebildiklerini belirtti. Afrika'nın genelinde bankacılık sisteminin çok zayıf olduğunu ve Çinliler'in açık hesap mal vermemeleri nedeniyle bölgede zorlandığını söyleyen Aslan "O bölgelere traderlar kanalıyla açık hesap satılıyor. Yani Türkiye'deki satıcılardan malı alıp yerel üreticilere açık hesap satıyorlar. Riski üreticiler veya ihracatçılar değil tüccarlar alıyor. İhracatçılara paralarını bu traderlar ödüyor, sonra gidip ürünleri dağıtıyorlar. Dolayısıyla Çinliler'in Afrika'daki sistemde şansı çok az" dedi.

SIRADA ATİNA ÇIKARMASI VAR

Sektör olarak ilk çeyreği 4.8 milyon ton ihracatla geçtiğimiz yılın aynı döneminin yüzde 14 üzerinde tamamladıklarını belirten Aslan, değer olarak ise yüzde 2 artışla 4 milyar dolara ulaştıklarını söyledi. Aslan yılı yüzde 5 artışla 18.5 milyar dolar ihracatla tamamlamayı hedeflediklerini vurguladı. Bu ihracat artışına ulaşmak için etkinliklere ağırlık verdiklerini kaydeden Aslan "Bu seneyi Afrika yılı ilan etmiştik. Önce Mısır'a ardından Fas'a heyet düzenledik. Yılın başından bu yana ise dördüncü etkinliğimizi gerçekleştirmiş olduk. Önümüzdeki hafta Atina, daha sonra Hollanda heyetlerimiz olacak. Yılın genelini 8 ticaret heyeti ile tamamlamayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.