Rotayı fasondan markalaşmaya çevirdi

Arsu Triko, fason üretimden kendi markası Odelon'a uzanan bir dönüşüme girdi. Yeni markasıyla yıllık 50 bin adet ürün satan şirket, mağazalaşmayla da bu hedefini daha da yükseltecek.

LEYLA İLHAN

Türkiye'nin tekstil ve hazır giyimde dünyaca ünlü markalara yönelik fason üretim rolünde değişim yaşanıyor. Bu durum Türkiye'nin kendi markalarının ortaya çıkarmasının yolunu açarken, İstanbul merkezli Arsu Triko da, fason üretimin yanında markalaşmaya geçiş sürecini başlatan firmalardan biri olarak öne çıkıyor. Halihazırda markalaşmanın yanı sıra Beymen, Network, Vakko, Damat, Ramsey, Brooks Brothers'a fason üretimini sürdüren Arsu Triko'nun gelişim öyküsünü anlatan girişimci kurucu Turgay Akşahin, iş hayatına 1984 yılında, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde öğrenci iken Sultanhamam'da başladığını söyledi. "O dönem Türkiye'de ihracat çok sınırlıydı, üretim tamamen iç piyasaya yönelikti. Yabancı alıcılar bile bize doğrudan değil, odalar üzerinden ulaşırdı" diyen Akşahin şöyle konuştu: "1992 yılında Arsu Triko'yu kurdum. 25 yaşındaydım. Babamın desteğiyle bir makine alarak işe başladım. Herkes riskli buldu ama ben bu işi yapabileceğime inanıyordum." Şirketin ilk yıllarında iç piyasaya üretim yaptıklarını, ardından ihracatla birlikte büyüme dönemine girdiklerini ifade eden Akşahin, "Biz hiçbir zaman risk almak adına bilmediğimiz ürünlere girmedik. Trikoda uzmanlaştık ve hep o alanda kaldık. Kot, gömlek gibi siparişler geldi ama kabul etmedim. Çünkü bilmediğin işi yapmak en büyük risktir" dedi.

KALİTEYİ DÜŞÜRMEDİK

Kalite anlayışına da özellikle dikkat çeken Akşahin, "Hiçbir zaman ucuz ürün üretme yoluna gitmedik. Gerekirse zararına üretim yaptık ama kaliteyi düşürmedik" diye konuştu. Halihazırda yıllık 250 bin adet üretim yaptıklarını kaydeden Akşahin, şirketlerinde 60 kişilik bir çekirdek kadroya sahip olduklarını, ancak fason destekle dolaylı olarak 200-250 kişiye istihdam sağladıklarını belirtti.

MAĞAZA DA AÇACAK

Markalaşma sürecini de anlatan Akşahin, "Uzun zamandır kendi markamız Odelon üzerinde çalışıyoruz. Şu anda dijital satışlarımız var ve yıllık yaklaşık 50 bin adet satış yapıyoruz" diye konuştu. Ancak bunun yeterli olmadığını da özellikle vurgulayan Akşahin, "Sadece dijitalle olmaz. Önümüzdeki bir yıl içinde fiziksel mağaza açmayı planlıyoruz. Cadde ya da AVM olabilir" dedi. Sektördeki değişimi de yorumlayan Akşahin, Türkiye'de birçok firmanın yanlış stratejiler nedeniyle piyasadan çekildiğini belirterek şöyle konuştu: "Birçok firma büyümeyi kontrolsüz yaptı. Anadolu'ya taşındılar ama kaliteyi koruyamadılar. Ucuz üretimle rekabet etmeye çalıştılar ama sürdürülebilir olmadı." Arsu Triko'nun ise daha temkinli bir model izlediğini vurgulayan Akşahin, "Biz butik üretimi tercih ettik. Büyük değil, kontrollü büyüme hedefledik. Bu sayede 34 yıldır ayaktayız" dedi.

KOLEKSİYONLARINI GENİŞLETİYOR

Markanın geleceğine dair hedeflerini de paylaşan Turgay Akşahin, "Kadın ve erkek koleksiyonlarımızı genişleteceğiz. Ürün çeşitliliğini artıracağız. Ama en önemlisi markayı görünür hale getirmek. Çünkü iç pazarda canlanma yükseldiğinde mevcut kapasiteler yetmeyecek" diye konuştu.

TÜRKİYE BUTİK MERKEZE DÖNÜŞÜYOR

Türk tekstil sektörünün dijitalleşme, teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge'nin önemini kabul ettiğini böylece butik üretim merkezine dönüştüğünü kaydeden Turgay Akşahin, sektörün geleceğine dairde şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye tekstilde büyük bir dönüşüm yaşıyor ama bu kolay bir süreç değil. Bu dönemde doğru stratejiyle ayakta kalmak mümkün. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz."