Amerika Birleşik Devletleri yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,9 daraldı. Bu gelişme ile ABD iki çeyrek üst üste daralarak resesyona girdi. Bu olay ile birlikte "Resesyon nedir, neden olur?" sorusu gündeme geldi. Dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz ve yüksek enflasyon oranı hemen hemen her ülkeyi etkiledi. Bu durum karşısında büyüme gösteremeyen ülkeler de resesyon gösterdi. Peki, Resesyon ne anlama geliyor?
Resesyon, makroekonomide geleneksel olarak reel gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyotta arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Ekonomide durgunluk olarak da adlandırılabilir.
-Ekonomik büyümenin nüfus artış hızının altına inmesi,
-Kişibaşına düşen milli gelirin durağan ve gerileyen haline dönüşmesi,
-İşsizliğin artması,
-Ekonomik faaliyetlerin duraklaması ve gerilemesi,
-Üretim faaliyetlerinin düşmesi, gibi sonuçla ülkelerin resesyona girmelerindeki en temel sebepleri oluşturur.
Teknik göstergelerin resesyonu işaret edebilmesi için bazı kritik eşiklerin geçilmiş olması gerekiyor. Bu kritik eşikler çerçevesinde kimi ekonomistlere göre ekonominin birbiri ardında gelen iki çeyreklik dönem içerisinde daralması gerekirken bazılarına göre ise bir ülkede ölçülen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın izlenmesi yeterli oluyor. Bu doğrultuda ekonomik araştırmalar yapan derecelendirme kuruluşlarının verileri teyit etmesi gerekmiyor. Bütün dünya ülkelerine zor dönemlerde finansman sağlayan IMF için ise bu göstergeleri ölçümlemek için minimum zaman aralığı bulunmuyor.