Oyunla öğreterek 250 bin kişiye ulaştı

Oyun temelli eğitim metoduyla öğrenme oranını yüzde 80 artıran Tuğba Çanşalı, 10 yılda 250 bin çocuk ve yetişkine ulaştı. Çanşalı, Avrupa Parlamentosu'nun aralarında olduğu 150 kuruma oyun danışmanlığı yapıyor.

ÖZGÜL ÖZTÜRK

Öğrenmenin zor, sıkıcı ve mecburi olduğu fikri, yıllardır eğitim sistemlerinin en büyük handikaplarından biri. Oysa Tuğba Çanşalı'ya göre öğrenme, insanın doğasında var olan ve doğru yöntemlerle desteklendiğinde kendiliğinden gelişen bir süreç. Kamu Yönetimi eğitimi alırken Avrupa Birliği projeleriyle tanışan Çanşalı'nın kariyer yolculuğu da tam olarak bu noktada şekillenmeye başladı: öğrenmeyi bir görev olmaktan çıkarıp keyifli bir deneyime dönüştürmek.

80 ÖZGÜN OYUN TASARLADI

Girişimci Tuğba Çanşalı tarafından 2015 yılında bir sosyal girişim olarak kurulan Öğrenme Tasarımları, öğrenmeyi kolay, keyifli ve yenilikçi bir deneyime dönüştüren programlar tasarlıyor ve uyguluyor. Kurumun çıkış noktası netti: İnsanlar öğrenmeyi öğrenirse, her şeyi öğrenebilir. Bu bakış açısıyla geliştirilen programlar, yalnızca çocuklara değil, yetişkinlere ve kurumlara da hitap etti. Bugüne kadar farklı yaş gruplarına ve temalara yönelik, özel ihtiyaçlara göre geliştirilmiş 80'in üzerinde yaratıcı ve özgün oyun tasarlayan Öğrenme Tasarımları'nın bu oyunlarının bir kısmı birden fazla dile çevrildi.

150 KURUMLA ÇALIŞIYOR

Bugün Gençlik ve Spor Bakanlığı, UNICEF, Avrupa Parlamentosu, Turkcell, Yeşilay, TEGV, AÇEV, Migros, Ariş, Roketsan'ın da aralarında bulunduğu 150 kurumla uzun soluklu işbirlikleri yapan Öğrenme Tasarımları; yüzlerce gönüllüsüyle toplumun her kesimine katkı sunuyor.

YURTDIŞINDA AMERİKA VE KITA AVRUPASI'NI HEDEFLİYOR

Pandemi ise Öğrenme Tasarımları için bir kırılma noktası oldu. Yüz yüze uygulamalardan e-öğrenme modellerine hızla adapte olan ekip, bu süreçte erişim alanını genişleterek etki alanını büyüttü. Bugüne kadar 250 bin kişiye ulaşan girişim, şimdi rotasını küresel ölçekte öğrenme projelerine çevirmiş durumda. Öğrenme Tasarımları Kurucusu Tuğba Çanşalı, "Türkiye'den çıkan bir sosyal girişim olarak uluslararası alanda kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyoruz. Bunun için ilk hedefimiz Kıta Avrupası ve ABD" diyor.

BAŞARI ORANINI YÜZDE 70-80 ARTIRIYOR

Deneyimsel öğrenmenin kalıcılığı yüzde 70-80 oranında artırdığını savunan Çanşalı, oyunları bu bilimsel gerçeklik üzerine inşa ediyor. Dil öğreniminden toplumsal eşitliğe, iletişim becerilerinden girişimciliğe kadar uzanan 80'in üzerinde özgün oyun tasarımı bu yaklaşımın somut çıktıları arasında yer alıyor. Oyunlar; hikâyeleştirme, işbirliği ve empati gibi becerileri desteklerken, katılımcıların kendilerini güvende hissederek öğrenmelerini sağlıyor. Şu anda özellikle akran zorbalığı, yetkinlik gelişimi, kapsayıcı ortamlar ve topluluk içinde iyileşme gibi kritik konulara odaklandıklarını ifade eden Çanşalı, "Amacımız yalnızca bilgi aktarmak değil; davranış değişikliği, empati gelişimi ve toplumsal bağ kurma süreçlerini desteklemek ve dönüşümsel öğrenmeyi sağlamak" diyor.

EN BÜYÜK ENGEL KAYGI

Öğrenme Tasarımları, yalnızca bugünün değil geleceğin öğrenme ihtiyaçlarına da odaklanıyor. Nesiller arası iletişim, yapay zekâ okuryazarlığı ve yaratıcı düşünme becerileri, yeni dönemin ana başlıkları arasında yer alıyor. Aynı zamanda çocuk girişimciliği eğitimleriyle bireylerin erken yaşta üretken ve özgüvenli olmaları hedefleniyor. Çanşalı'ya göre Türkiye'de öğrenmenin önündeki en büyük engel kaygı. Bu nedenle eğitim, bireyin kendini tanımasını ve değerlerini fark etmesini de kapsamalı. Holistik öğrenme yaklaşımıyla tasarlanan programlar, duygusal, sosyal ve sanatsal boyutlarıyla bireyi merkeze alıyor.