Okçuluk tutkusunu ihracata dönüştürdü

İsmail Balaban, okçuluk tutkusunu üretime dönüştürdü. Bu alanda yaşadığı ithal ekipman sorununu fırsata çeviren Balaban, tamamen yerli imkânlarla ürettiği ok çubuklarını ABD ve Asya ülkelerine ihraç ediyor.

AKŞAM GAZETESİ

Geleneksel okçulukta yaşadığı ekipman sorunlarından yola çıkan girişimci İsmail Balaban, yerli imkânlarla ürettiği geleneksel ok çubuklarını ABD ve Asya'ya ihraç ediyor. Balaban, KOSGEB desteğiyle kurduğu işletmesinde, ata sporu okçuluğu ekonomik değere dönüştürüyor. Okçuluk sporuna 18 yaşında başladığını anlatan Balaban, sporculuk yıllarında en büyük sorunlardan birinin ok çubuğu temini olduğunu söyledi. Geleneksel ok çubuklarının büyük ölçüde ithal edildiğini ve bu nedenle hem pahalı hem de erişimi zor ürünler olduğunu belirten Balaban, bu sorunun kendisini yerli üretime yönelttiğini ifade etti. Okçulukla ilgilendiği dönemde ekipman sıkıntısı yaşayan birçok sporcu gibi kendisinin de çözüm arayışına girdiğini dile getiren Balaban, "Bu ürünler yurt dışından ithal geliyordu. Araştırmalarımız sonucunda geleneksel okçuluk ürünlerinin Türkiye'de neredeyse hiç üretilmediğini gördük. O dönem yaşım küçüktü, cesaret edemedim ama bu hedefimden hiç vazgeçmedim" dedi. Bir süre babasının yanında çalıştığını ve üretim süreçlerine aşinalık kazandığını anlatan Balaban, 28 yaşına geldiğinde çevresinin de desteğiyle şirketini kurmaya karar verdiğini söyledi. Üretim için gerekli makineleri temin ettiğini belirten Balaban, "Kullanmayı zaten biliyordum. Elim yatkındı ve işin mutfağında yetişmiştim" diye konuştu.

KISA SÜREDE YOĞUN İLGİ ALDI

Ar-Ge çalışmalarına şirket kuruluşundan önce başladığını ifade eden Balaban, Eyüp'te kurduğu atölyede üretime geçtiklerini ve hem iç hem de dış pazara satış yaptıklarını aktardı. İç pazardaki satışların geçen yıl eylül ayında başladığını belirten Balaban, ürünlerin kısa sürede ilgi gördüğünü söyledi. İhracat sürecine de değinen Balaban, "Hem çalıştığımız firmalar ürünleri yurt dışına satıyor hem de ben doğrudan ihracat yapıyorum. ABD, Endonezya, Malezya ve Kore gibi geleneksel okçuluğun yaygın olduğu ülkelerde ürünlerimiz revaçta" dedi.

OKTAKİ PROBLEMLERİ ORTADAN KALDIRDI

Ok çubuğunun okçulukta mermiye benzer bir işlevi olduğunu vurgulayan Balaban, "Yayınız olabilir ama ok çubuğu sürekli kırılır ve tamiri zordur. Yurtdışından genellikle 100'lü paketler halinde gelir. Uzunluk, eğrilik ve sertlik gibi birçok sorun yaşanır" dedi. Kendi geliştirdiği makinelerle bu sorunları ortadan kaldırdığını anlatan Balaban, üretilen ok çubuklarının sertlik, ağırlık ve ölçü bakımından tek tek kontrol edildiğini, üzerine gerekli bilgilerin yazılabildiğini belirtti. Üretimin tamamen yerli imkânlarla yapıldığını vurguladı.

HEDEFİ YURTDIŞINDA ŞUBELEŞMEK

Gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Balaban, üretim kapasitesini artırmak için yeni makineler almayı ve daha büyük bir üretim alanına geçmeyi planladığını söyledi. Uzun vadede tamamen bitmiş bir okun, yani temreni, tüyü ve çubuğuyla birlikte üretimini yapmak istediğini kaydetti. ABD'nin okçulukta en büyük pazar olduğunu belirten Balaban, ileride yurtdışında küçük de olsa bir şube açmayı hedeflediğini ifade etti. Karbon ok çubuğu üretiminin de hedefleri arasında yer aldığını dile getiren Balaban, bunun için farklı ve ileri teknolojiye sahip tesisler gerektiğini sözlerine ekledi.

KOSGEB DESTEĞİ ALDI

Şirketini kurduktan sonra bir yakınının yönlendirmesiyle KOSGEB'e başvurduğunu aktaran Balaban, geçen yıl haziran ayında KOSGEB Girişimci Destek Programı'ndan destek aldığını kaydetti. KOSGEB heyeti karşısında detaylı bir pazar araştırması sunduğunu belirten Balaban, "Bu sektörün niş olduğu söylendi. Ben de yurtiçi ve yurtdışı pazarları, rakipleri, maliyetleri ve potansiyeli detaylı şekilde anlattım. Sunumum beğenildi ve destek sağlandı" açıklamasını yaptı.

Genç girişimcilere de tavsiyelerde bulunan Balaban, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi kurumlara mutlaka başvurmaları gerektiğini belirterek, "Destek almasalar bile gidip orada bulunmak, süreci öğrenmek çok kıymetli. Tecrübe her şey" diye konuştu.