Meğer bizim bilmediğimiz ikinci bir dünya varmış

FETÖ'nün kirli yapısı netleştikçe iş dünyasının geçmişte yaşadığı bazı sıkıntıların şifreleri de çözülmeye başladı. Kibar Holding Başkanı Ali Kibar, ''Haklı olduğumuz yerlerde haksız duruma düşüyorduk. O dönem buna anlam veremiyorduk'' dedi ve ekledi: ''Görüyoruz ki bizim bilmediğimiz ikinci bir dünya varmış.''

ŞENAY BÜYÜKKÖŞDERE

15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) ülkenin kılcal damarlarına işlemiş derin yapısı ortaya çıktıkça iş dünyası da geçmişteki bazı olaylara ve sıkıntılara farklı açılardan bakmaya başladı. Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar bu durumu, "İş dünyasında herkes bir formatlarda karşılaştı bu yapıyla. Bizim de haklı olduğumuz yerlerde haksız çıktığımız zamanlar oldu. Bunlara o dönem anlam veremediğimiz konulardı" diye anlatıyor ve ekliyor: "Meğer bizim bilmediğimiz ikinci bir dünya varmış..." 

'TERÖR SALDIRISI ÖNLEMİ' SANDIM

Kanlı darbe girişiminin üzerinden neredeyse 1 ay geçti. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu yaşananları? 

 15 Temmuz'da Sırbistan'da, bir iş toplantısındaydım, cumartesi dönüş uçağımız vardı. Olaylardan akşam gelen mesajlarla haberimiz oldu. Birkaç gün evvel Nice’de de saldırı olduğu için 'köprü kapatılıyor' haberlerini aldığımızda, 'köprünün ayaklarına yönelik büyük bir saldırı olacağına dair duyum alındı' diye düşündük. Tabii sonra öyle olmadığını öğrendik. Sayın Cumhurbaşkanımızın yayına bağlanmasından sonra olayın ciddiyetini kavradık ama konunun bu kadar derin olduğunu hayal dahi edemezdim tabii. Bizlerin, tüm ülkenin vergileriyle devlet tarafından toplumun sağlığı, istikrarı için görevlendirilen bu insanların böyle niyetler içinde olduğunu görmek çok acı. Hala inanamıyorum. 

HERKES BİR ŞEKİLDE KARŞILAŞMIŞTIR 

Siz 15 Temmuz öncesi süreçte bu yapıyla karşılaştınız mı iş hayatında? 

Elbette karşılaştık malesef. Herkes bir formatlarda karşılaştı bu yapıyla. Gayet tabi ki bizim de bir çok yerde karşılaştığımız hadiseler, sıkıntılar oldu. Hep hukuk yoluyla, bir takım davalarla bu süreçleri aştık. Ama haklı olduğumuz durumlarda  haklı olduğumuzu anlatmamız biraz uzun sürdü. Tabii bunlar bizim o dönemde neden olduğuna anlam veremediğimiz konulardı. Bugün görüyoruz ki bizim bilmediğimiz ikinci bir dünya varmış. Haklı olduğumuz yerlerde haksız çıktığımız yerler oldu. Bugün kendi insanına hayal edilemeyecek şekilde yaklaşan bir yapı söz konusu. Dolayısıyla pek çok konuda ister istemez maalesef karşılaşıyorsunuz. 

DIŞ BASIN FARKLI AKSETTİRİYOR  

Darbe girişiminden sonra ülkede de yeni dönem başladı. Bundan sonra içeride ve dışarıda nasıl bir yol izlenmeli? 

Benim en büyük memnuniyetlerimden biri halkın temsilinde bulunan siyasi partilerin hep birlikte olduğunu görmek. Ben 7 tane ekonomik kriz yaşadım. Ekonomik krizde parametreler bellidir. Bu kez çok daha farklı bir ortam var. Ekonomik parametreler aynı şekilde yaşanmadı. Ki ekonomik olarak son derece güzel bir döneme girmiştik. Kararların etkin olarak alındığı bir döneme girmiştik. İçerdeki insanımızın müteşebbis ruhunun ötesinde bir konu var burada. Türkiye’nin imajı fevkalade zarar gördü. Dış medya da maalesef olayları farklı şekilde aksettirilebiliyor. Ancak ekonomi yönetiminin konuyu yakından takip etmesi, daha büyük dalga boyutuna ulaşabilecek hareketin çırpıntılarını hafifletti. Türkiye’de böyle bir hadise yaşandı ve ufak tefek çırpıntılar olması normaldir. Olmaması daha büyük kırılganlıklara sebebiyet verebilirdi. Ben DEİK’te yönetim kurulundayım. DEİK olarak bizim de TİM’in de çeşitli çalışmaları var. Tüm kurumlar seferberlik ilan etti ve Türkiye’nin imajını iyileştirmek için herkes elinden gelen katkıyı koyuyor.

Hyundaı, Türkiye için toplandı

Grup şirketlerinde  aksama, sipariş iptali oldu? Siz grup olarak neler yapıyorsunuz? 

Türkiye’deki tüm müşterilerimize olan bitenleri anlatan kısa bir bilgilendirme yaptık. Herhangi bir sorun olmadan mevcut siparişleri zamanında tedarik edebileceğmizi söyledik. Biz global şirketiz, hizmetlerimizde hiç aksama olmadı. 

JEST OLSUN DİYE BİZE VERDİLER

Bir ambalaj şirketimiz var hemen darbe teşebbüsünden sonraki pazartesi ihalesi vardı. O ihalede, bizi karşılarında görünce şaşırmışlar, "Sizin geleceğinizi zannetmiyorduk" demişler. Bir nevi jest olsun diye de ihaleyi bize vermişler. Ayrıca G. Kore’li ortaklarımız da bu dönemde büyük destek verdi. Hyundai’nin en tepe yönetimi darbe girişimi sonrası tüm dünyadaki satın almacılarına Türkiye’ye özel destek verilmesini istedi. 'Destek olun' demişler.  

TÜRKİYE'YE POZİTİF AYRIMCILIK

Bu süreçte aksine Türkiye'ye pozitif ayrımcılık yapıldı' mı dediniz?

Evet, iş dünyası olarak yurtdışına kendimizi iyi anlatabilirsek, onların satın alma bölümleri pozitif ayrımcılık yapılabilir. Mağdur olan ülkenin üreticisine pozitif yaklaşabilirler. Bunu da iyi yönetmek lazım.

ABD uzman göndermedi

Zaman zaman 2. dalga olasılığı da gündeme geliyor. Bu iş dünyasında yatırımları frenliyor mu? 

Bizim Susurluk tarafında bir gıda tesisimiz var. Geçenlerde burada domates sezonumuzun açılışını yaptık. Yatırımlar sürüyor. Sonuçta hayat devam ediyor. Mesela IFC ile bir anlaşma müzakeremiz vardı. Biz onu da bu hadiseden sonra imzaladık. Ancak bazı yatırım projeleriyle ilgili bazı Amerikalı şirketlerle algı farklı. Mesela 15 Temmuz sonrasında sipariş verdiğimiz bazı makineler geldi. Tabi bu makineleri devreye alacak uzmanların da gelmesi gerekiyordu, ama uzmanlarını göndermediler. 

Akıllı olmamız gerek

Bu süreçte ekonomi açısından 'hassasiyetler' var mı? 

Avrupa Birliği bizim için çok önemli. AB’yle ilgili müzakereler zaman zaman dillendiriliyor. Buradaki ticaretimizin sıkıntıya girmesi ihtimali sıkıntı yaratabilir. Akıllı olmamız gerekiyor. Birkaç ay evvel bir İran seyahatim oldu. Yaşayan dünyaya olan kopukluğu sanayide İran’ı geride bırakmış.  Sanayinin ulaşmış olduğu standartlarda Türkiye 15-20 yıllık bir fark yaratmış. Şimdi biz içeride bir takım sıkıntılar içinde olursak batıyla kapatmakta olduğumuz mesafeyi bir hayli açarız. Bu da uluslarası rekabette bizi dışa bağımlı hale getirir. 

İnşaata girme işini tekrar gözden geçiriyoruz 

50 milyar TL’lik 2023 hedefiniz vardı, bu hedefi koruyor musunuz? 

Çalışıyoruz. Sonuçta yediğimiz 3 öğün yemek. Ülkemiz için, insanlarımız için çalışıyoruz.  

İnşaat ve turizm sektörüne ilişkin planlar vardı…  

Şu an otel yapma zamanı değil. Otel yatırımlarımızı biraz geciktirdik. Bu alanlarda otel yerine ofis veya ticari alan yapmayı da tercih edebiliriz. İnşaat projemiz de biraz zaman alacak diye düşünüyorum. Yurtdışından Türkiye'ye ciddi anlamda yatırım geliyordu. Biz sanayiciyiz. İnşaata da yeni iş sahaları yaratmak adına girmeyi düşünmüştük. Şimdi o işleri tekrar gözden geçireceğiz.  

Nasıl ki insanlar sabah işe akşamları demokrasi nöbetine gittiyse aynı bu moral ve motivasyonla ekonomide de işler iyiye gidebilir. Bizim ülke olarak moral ve motivasyona ihtiyacımız var.

İhracatta artış olabilir

Bu durumda siz bu yıl ihracatta düşüş beklemiyorsunuz… 

İhracatta bir kayıp beklemiyorum. Hatta artış bile görebiliriz çünkü üretici iç piyasadaki daralmayı ihracatla kapatma yoluna gidecektir. Bizim şu anda yurtdışı finansmana çok bel bağlamamamız lazım. Değerler yaratarak içerideki kaynakları iyi yönetmemiz lazım. Sanayi son 10-15 yıldır çok ihmal edildi. Sanayi çok geriye atıldı. Kaynağımızı çok iyi değerlendirerek, rekabetçi, ölçeksel yatırımlara yönelmemiz çok önemli. Bir imajsal bozuklukla hizmet sektörünün ne kadar yara aldığını görüyoruz. 

Alınacak önlemler etkiler

Otomotiv sektörüne dair beklentiniz nasıl. Hedefler tutturulur mu? 

Biz üretip ihraç ettiğimiz için sıkıntı olmaz ama sektörde biraz yavaşlama var. Otomotivde yavaşlama demek ithalatın azalması demek. İlk 5 ayda büyüme vardı. Fakat yılın genelinde sektör geçen seneyi yakalayabilir mi bilmiyorum. Tabii biz olan biteni hızlı unutan bir toplumuz. Ankara’nın bu süreç sonrasında alacağı kararlar insanların da yönlerini hızlı bir şekilde farklı istikamete çevirebilir. 

Açık sevmeyiz hedge yaparız

Darbe girişimi sonrasında dolarda hareket bekleniyordu, korkulan olmadı... 

Açık pozisyonu sevmeyen bir grubuz. Hedge ederiz. Borcumuzu da alacağımızı da aynı para biriminde tutarız. Herkese de bunu tavsiye ederim. Finansmandan para kazandığınızı zannedersiniz, bir kur farkı gelir bütün kazancınızı götürür. Bu nedenle yaptığımız işin değerinden kazanmaya odaklıyız.