Kalp krizine yerli çözüm

Türkiye, kalp krizi ve inme tedavisine yönelik yerli molekül TS01 için Faz II ve Faz III klinik çalışmalarını başlatıyor. Proje, Türkiye'yi biyoteknoloji üretiminde bölgesel üs haline getirmeyi hedefliyor.

LEYLA İLHAN

Türkiye, biyoteknoloji ve ilaç geliştirme alanında kritik bir eşiği daha aşarak kalp krizi ve akut iskemik inme tedavisine yönelik yerli biyolojik büyük molekül TS01 projesi için klinik araştırma sürecini başlatıyor. ABD'de Faz I klinik çalışmaları başarıyla tamamlanan patentli molekülün Faz II ve Faz III aşamalarının Türkiye'de yürütülmesi amacıyla TSI Türkiye kuruldu. Proje, Türkiye'nin yalnızca ilaç geliştirme değil, aynı zamanda biyoteknoloji üretimi ve ihracatında da bölgesel bir merkez olma hedefinin stratejik adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

EYLÜLDE BAŞLIYOR

Av. Cengiz Aydemir, Prof. Dr. Abdülhakim Coşkun, Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Unifon–Biotech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ve TSI ABD ortaklığında kurulan TSI Türkiye'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Dr. Kemal Oğuz Kalafat getirildi. ProjeninFaz II ve Faz III klinik çalışmalarının sponsorluğunu üstlenen TSI Türkiye, eylülde 7 ildeki 22 kamu hastanesinde klinik çalışmalarına başlayacak. 3 yıl sonra Türkiye'de üretilmesi hedefleniyor.

PIHTIYI ÇÖZÜYOR

Harvard Üniversitesi çıkışlı Prof. Dr. Victor Gurewich tarafından geliştirilen TS01 molekülü, özellikle kalp krizi ve iskemik inmede damar tıkanıklığına neden olan pıhtının hızlı şekilde çözülmesini hedefliyor. Uzmanlar, kalp krizinde ilk 60 dakikanın hayati önem taşıdığına dikkat çekerek erken müdahalenin kalpte oluşabilecek kalıcı hasarı azaltabileceğini belirtiyor. Molekülün, ilk uygulama sonrası 90 dakikalık bir zaman sunduğu ve bu sayede yalnızca ana damarların değil, kalbi besleyen ince kılcal damarların da yeniden kanlanmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. TSI Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Oğuz Kalafat, projenin Türkiye için stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin ilk kez kendi biyoteknolojik büyük molekülüne sahip olması hedefleniyor. Güney Kore, İsrail, Singapur ve Hollanda örneklerinde olduğu gibi biyoteknoloji odaklı üretim ve ihracat modelini Türkiye'de uygulamak istiyoruz" dedi.

UYGUN FİYATA SATILACAK

Kalafat, Türkiye'nin ilaç sektöründe yıllık 6-7 milyar doları bulan dış ticaret açığı bulunduğunu ve bu açığın her yıl yaklaşık yüzde 15 oranında arttığını hatırlatarak, TS01'in başarıya ulaşması halinde yalnızca iç pazara değil, Ortadoğu, Körfez ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri'ne de ihracat yapılabileceğini ifade etti. Kalafat, ayrıca, Türkiye'de üretilecek ilacın daha uygun maliyetle hastalara sunulmasının hedeflendiğini belirtti.

Molekülün ön klinik aşamasında 101 hasta üzerinde yapılan çalışmalarda yalnızca bir ölüm vakası görüldüğü belirtildi.