Halka arz olan şirketten açıklama geldi

ARF Bio Yenilenebilir Enerji Üretim AŞ, halka arzdan elde ettiği gelirle mikroalg üretimi ve 50 bin metrekarelik kapalı cam sera yatırımı yaparak biyogaz, gübre, tarım ve biyokimya sanayisini kapsayan entegre ve döngüsel yeşil üretim modelini genişletmeyi hedefliyor.

AA

İzmir'in Ödemiş ilçesinde hayvansal ve tarımsal organik atıklardan biyogaz, elektrik ve organik gübre üreten ARF Bio Yenilenebilir Enerji Üretim AŞ, halka arzdan sağladığı kaynakla mikroalg üretimi ve kapalı cam sera yatırımlarını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Şirket, karbon negatif üretim anlayışıyla tasarlanan bu yeni yatırımlarla hem ürün çeşitliliğini artırmayı hem de biyokimya, gıda ve tarım sanayilerine yönelik sürdürülebilir bir yeşil ekosistem oluşturmayı amaçlıyor.

Üretim süreçlerinin tamamını negatif karbon politikasıyla yürüten ve elde ettiği karbon kredilerini gelire dönüştüren şirket, yeni yatırımlarla hayvansal ve tarımsal organik atıklardan elde edilen ürün çeşitliliğini artırmayı planlıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİDE ENTEGRE YAKLAŞIM

ARF Bio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Melih Arslan, Borsa İstanbul'da gerçekleştirilen gong töreninin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2016'da kurulan bir yenilenebilir enerji şirketi olduklarını söyledi.

İzmir'de 4,8 megavatlık biyogaz santrallerinin bulunduğunu belirten Arslan, elektrik üretimine başladıktan sonra santralin çıktısı olan fermente edilmiş atıkları organik gübre fabrikasına aktararak entegrasyonu başlattıklarını anlattı.

Arslan, bu dönüşüm sayesinde yılda 50 bin ton organik katı, 50 bin ton da sıvı gübre ürettiklerine değinerek, "Türkiye'de bulunan yaklaşık 80 biyogaz tesisinin çoğu sadece elektrik üretiyor, biz ise entegre bir yapı kurduk." dedi.

Tesislerini kurarken sadece elektrik üretmeyi değil, sürdürülebilir ve yeşil bir döngü oluşturmayı amaçladıklarına dikkati çeken Arslan, "Bu nedenle döngünün ikinci halkası olan organik ve organomineral gübre fabrikasını da kurduk. Dolayısıyla bizim gibi planlanmış, geleceğe dönük kapalı bir döngüye sahip başka bir tesis Türkiye'de yok." değerlendirmesinde bulundu.

"AMACIMIZ BAŞARIYI YATIRIMCILARLA PAYLAŞARAK BÜYÜMEK"

Melih Arslan, borsaya kote olmayı şirket kurulurken hedeflediklerini, 2021'de girişim sermayesi yatırım fonuna dönüştükten sonra halka arzı gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Amaçlarının başarıyı yatırımcılarla paylaşarak büyümek olduğunu vurgulayan Arslan, "Çünkü bu döngü dünyada çok nadir, Türkiye'de ise ilk olacak bir model. Bir üretim tesisinin atığı, başka bir üretim tesisinin girdisi olacak. Kapalı, yeşil ve sürdürülebilir bir döngüden bahsediyoruz. Bu yatırımları öz kaynakla yapmak ve elde ettiğimiz başarıyı, geliri yatırımcılarımızla paylaşmak istedik. Bu sebeple halka arz olduk." diye konuştu.

Halka arz gelirleriyle gerçekleştirecekleri mikroalg ve sera yatırımlarına ilişkin bilgi veren Arslan, kurdukları sistemin işleyişine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Döngü şöyle işliyor. Bulunduğumuz bölgedeki organik, hayvansal ve bitkisel atıkları topluyoruz ve bunlardan biyogaz elde ediyoruz. Elde ettiğimiz biyogazla elektrik üretiyoruz. Atıklar fermente edildiği için ortaya çıkan fermente atıklar, gübre tesisimizin girdisi oluyor. Bunları çeşitli minerallerle zenginleştirerek organik ve organomineral gübreye dönüştürüyoruz. Bu gübreler, organik ve sürdürülebilir tarım açısından çok önemli bir ham madde haline geliyor. Halka arz gelirlerimizle bir mikroalg yatırımı gerçekleştireceğiz. Mikroalgler karbondioksit ve güneşle beslenen organik bir canlı. Biyogazın içinde karbondioksit bulunuyor. Bu nedenle biyogazın çıktısı olan karbondioksidi, mikroalglerin girdisi olarak kullanacağız."

Arslan, mikroalg tesisinden elde edilecek ürünlerin ekstraktlarının ilaç, kozmetik ve gıda sanayisinde önemli ham maddeler içerdiğine işaret ederek, "Bu ham maddeleri üretmeyi hedefliyoruz. Mikroalglerin hasadı sonrası ortaya çıkan organik atıklar ise tekrar biyogaz tesisinin girdisi olacak. Ayrıca 50 bin metrekarelik kapalı cam sera yatırımı yapacağız. Cam serada da organik tarım gerçekleştireceğiz. Organik tarım ürünleri hasat edildikten sonra ortaya çıkan organik atıkları da tekrar sistemin başına vererek döngüyü tamamlamış olacağız." dedi.

Bu sayede hem gelirleri çeşitlendireceklerini hem de karbon emisyonunu azaltacaklarını aktaran Arslan, hedeflerinin Türkiye ekonomisine, çevreye ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için üzerlerine düşen görevi yapmak olduğunu sözlerine ekledi.