Bakan Ağbal 2017 Bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda açıklamalarda bulundu

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ''Gerçekleştirdiğimiz ve önümüzdeki dönemde de hızla uygulamaya koyacağımız yapısal reformlar; yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı desteklemek suretiyle ülkemizin potansiyel büyüme oranını yukarı çekecektir.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Gerçekleştirdiğimiz ve önümüzdeki dönemde de hızla uygulamaya koyacağımız yapısal reformlar; yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı desteklemek suretiyle ülkemizin potansiyel büyüme oranını yukarı çekecektir." dedi.

Ağbal, 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısına ilişkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunuş konuşmasında, küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Küresel ekonominin bu yıl beklentilerin altında bir büyüme performansı gösterdiğini ifade eden Ağbal, buna karşın, görünümde meydana gelen tedrici iyileştirmelerle, büyümenin gelecek yıl hız kazanacağını söyledi.

ABD ekonomisinin, bu yılın ilk yarısında, beklenenden daha düşük büyümesi, İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı ve gelişmekte olan ülkelerde büyümenin tahmin edilene göre yavaşlaması nedeniyle küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3,1 seviyesinde olmasının beklendiğini anlatan Ağbal, "2016 yılı için tahmin edilen global büyüme oranı küresel finansal krizin meydana geldiği 2009 yılından sonra en düşük büyüme oranını ifade ediyor." diye konuştu.

Ağbal, küresel ekonomik faaliyetlerde canlanma, emtia fiyatlarında nispi toparlanma ve finansal koşullardaki gelişmelerin etkisiyle gelecek yıl büyümenin yüzde 3,4'e doğru ivmelenmesinin beklendiğini aktardı.

Yapısal reform vurgusu

Küresel ekonomideki toparlanmanın esas sürükleyicisinin gelişmekte olan ülkeler olmasının beklendiğini dile getiren Ağbal, bu yıl yüzde 2,1 büyüyen Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerin 2017'de yüzde 3 ile belirgin bir şekilde toparlanmasının tahmin edildiğini bildirdi.

Büyümenin hızlanması ve ekonomik canlanmanın sağlanması amacıyla uygulana gelen genişlemeci para politikalarının yeterliliği ve sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar nedeniyle maliye politikasının öne çıkan bir araç olmaya başladığına dikkati çeken Bakan Ağbal, "Potansiyel büyüme oranlarının artırılması için yapısal reformlara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiği yaygın bir şekilde ifade edilmektedir." ifadesini kullandı.

Gelişmiş ülkelerde ekonomik faaliyetin beklenene göre zayıf seyrettiğini kaydeden Ağbal, ABD ekonomisi için büyüme tahminin yüzde 2,2'den yüzde 1,6'ya revize edildiğini hatırlattı. Ağbal, ABD ekonomisinn 2017 yılında ise yüzde 2,2 büyümesinin beklendiğini söyledi.

Avro bölgesindeki gelişmeler

Avro bölgesinde ise ekonomik aktivite ve büyümede ılımlı ve istikrarlı iyileşmenin sürdüğünü anlatan Ağbal, Avrupa'daki olumlu gelişmelerin gelecek yıl Türkiye'yi de olumlu etkileyeceğini belirtti.

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin son yıllarda beklentinin altında bir performans gösterdiğinin altını çizen Ağbal, bu ülkeler için bu yıl yüzde 4,2 olarak öngörülen büyüme oranının, gelecek yıl yüzde 4,6'ya ulaşmasının tahmin edildiğini hatırlattı.

Küresel ticaretin son 5 yılda yüzde 3 gibi düşük bir oranda büyüdüğüne dikkati çeken Ağbal, korumacılık eğilimlerinin de küresel ticareti sınırlandırdığının altını çizdi. Ağbal, bu yıl yüzde 2,3 olarak beklenen küresel ticaret hacminin global talep ve emtia fiyatlarında beklenen canlanma ile gelecek yıl yüzde 3,8'e ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz oranlarını kademeli ve sınırlı bir şekilde artırmasının tahmin edildiğini anımsatan Ağbal, küresel düzeyde düşük seyreden faiz ortamının gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını desteklemesinin öngörüldüğünü ifade etti.

"Türkiye gelişmekte olan ülkelerden pozitif ayrışıyor"

Türkiye ekonomisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ağbal, ekonominin iç ve dış konjoktürdeki olumsuzluklara rağmen yüksek oranda büyümeye devam ettiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin yılın ilk yarısında yüzde 3,9 ile Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerin 2,5 katı daha hızlı büyüdüğünün altını çizen Ağbal, "Türkiye, son 27 çeyrektir kesintisiz büyüyerek Çin ve Hindistan hariç diğer gelişmekte olan ülkelerden pozitif olarak ayrışmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Ağbal, 15 Temmuz'daki darbe girişimi, terör saldırıları, turizmdeki daralma ve zayıf dış talebe rağmen bu yılı yüzde 3,2 büyüme ile kapatacaklarını tahmin ettiklerini belirtti.

Dış politikadaki oluşturdukları olumlu gelişmeler ve gerçekleştirdikleri yapısal reformlar sayesinde gelecek yıl ekonominin canlanacağını ve büyümenin yukarı yönlü ivmeleneceğini öngördüklerini dile getiren Ağbal, gelecek yıl ekonominin yüzde 4,4 büyümesini beklediklerini kaydetti.

Enflasyon ve işsizlik

İşsizlik konusuna değinen Ağbal, Türkiye'nin 2007 yılından bu yana sağladığı 6,8 milyon ilave istihdam ile OECD ülkeleri arasında en yüksek istihdam sağlayan ülke olduğuna dikkati çekti.

Ağbal, bu yıl sonunda yüzde 10,5 bekledikleri işsizlik oranlarının, gelecek yıl sonunda yüzde 10,2'ye düşmesini beklediklerini ifade etti.

Enflasyon beklentilerini de paylaşan Ağbal, bu yıl yüzde 7,5 olarak tahmin ettikleri enflasyonun gelecek yıl yüzde 6,5'e ineceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Ağbal, son 6 yıldır azalma eğiliminde olan cari açığın bu yıl Türkiye'nin dış ticaret ortaklarında talebin beklenenden düşük artması ve turizm gelirlerinde yaşanan gerilemenin cari açıktaki iyileşmeyi sınırladığını kaydederek, geçen yıl yüzde 4,5 olarak gerçekleşen cari açığın milli gelire oranının bu yıl ve 2017'de sırasıyla yüzde 4,3 ve yüzde 4,2 olacağını öngördüklerini aktardı.

"Türkiye, kamu maliyesinde örnek ülke oldu"

Güçlü bankacılık sisteminin ülke ekonomisini dalgalanmalara karşı koruyan en önemli unsurlardan olduğunu dile getiren Maliye Bakanı Ağbal, küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen sektörün temel rasyolarının güçlü olduğunu ve sağlıklı yapısını koruduğunu ifade etti.

"Türkiye 2002 yılından bu yana uyguladığı mali disiplin ve ihtiyatlı makro ekonomik politikalar sayesinde kamu maliyesinde küresel ölçekte örnek gösterilen bir ülke haline gelmiştir." diyen Ağbal, 2002 yılında yüzde 10,8 olan genel devlet açığının milli gelire oranının 2015 yılında yüzde 0,1 olarak gerçekleştiğini, bu yıl için yüzde 1,9 olarak öngördükleri oranın gelişmekte olan ülke ortalamalarının yarısından az, OECD ortalamasından ise 1 puan düşük olduğunu söyledi.

"Yapısal reformlar ülkemizin büyüme oranını yukarı çekecek"

2017-2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program hakkında da bilgi veren Ağbal, programın temel amaçlarının sürdürülebilir büyüme ve kapsayıcı büyümeyi desteklemek, enflasyonu aşağı çekmek, istihdamı artırmak, cari açığı sınırlamak ve mali disiplini kararlı bir şekilde devam ettirmek olduğunu kaydetti.

Söz konusu program döneminde büyümenin kademeli olarak artarak yüzde 4,4'ten yüzde 5'e yükselmesini hedeflediklerini anlatan Ağbal, "Gerçekleştirdiğimiz ve önümüzdeki dönemde de hızla uygulamaya koyacağımız yapısal reformlar; yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı desteklemek suretiyle ülkemizin potansiyel büyüme oranını yukarı çekecektir." dedi.

Naci Ağbal, gelecek dönemde yapısal reformlara yargı, eğitim, reel ekonomide dönüşüm ve kamu yönetimi olmak üzere 4 temel eksende devam edeceklerini kaydetti.

(sürecek)

AA