AKŞAM GAZETESİ
Yerli savunma sanayimiz diğer sektörlere de katkı vermeye devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, askeri teknolojilerin sivil hayatın gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, "Savunma sanayisindeki çalışma disiplini ve yüksek standartlar, sivil sektörler için lokomotif görevi görüyor. AR-GE kazanımlarımızı sivil tarafa dönüştürmek, gelecek yol haritamızın en önemli parçalarından biridir." dedi.
TEKNOLOJİ BULUŞMALARI
Sektördeki insan kaynağı hedeflerine de değinen Karataş, savunma sanayisini bir "beka meselesi" olarak tanımladı. Karataş, "Şu an 100 bin olan çalışan sayımızı 2028 yılına kadar 150 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Yarın işimizi devredeceğimiz gençlerimizin farkındalığını artırmak için buradayız. Kalbi Türk bayrağı ile atan tüm gençlerimizi bu büyük aileye davet ediyoruz." çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen "Milli Yetkinlik Hamlesi" projesi kapsamındaki "Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları" için Almanya'da bulunan Karataş, Türkiye'nin savunma sanayisi vizyonunu ve proje kapsamında yürütülen çalışmaları değerlendirdi.
2024 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından onaylanan projenin önemine değinen Karataş, "Savunma sanayisi ekosistemimizdeki tüm aktörlerin yetkinliklerini, çağın gerektirdiği teknolojilere uyum sağlayacak şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz." Açıklaması yaptı. Karataş, hedef kitlelerinin yalnızca yurt içindeki öğrenciler olmadığını, Avrupa'da doğup büyümüş veya kariyerine yurt dışında devam eden Türk vatandaşlarını da kapsadığını belirterek, "Eindhoven ile başladığımız bu yolculukta Köln, Rotterdam, Düsseldorf, Londra ve Berlin'in ardından Hamburg ile programımızı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
GENÇLERE ÇAĞRI VAR
Karataş, "10 öncü firmamızla birlikte buradayız. Gençlerimizin lider kuruluşlarla birebir görüşebileceği bir 'etkileşim platformu' oluşturuyoruz." açıklaması yaptı.
YERLİLİK YÜZDE 80'İ AŞTI
Küresel jeopolitik risklerin arttığı ve ülkelerin savunma bütçelerini revize ettiği bir dönemde Türkiye'nin stratejik bir konumda olduğunu vurgulayan Karataş, savunma sanayisinde son 20 yılda yerlilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 80'in üzerine çıktığını aktardı. Karataş, "Bugün 3 bin 500'ü aşkın firmamızla devasa bir ekosisteme sahibiz. Ülkemizin 230 çeşit savunma ürünü dünyanın 185 ülkesinde kullanılıyor. Geçtiğimiz yıl 10,1 milyar dolarlık ihracatımızın yüzde 50'den fazlası NATO ve AB ülkelerine yapıldı. Şu an dünyanın en büyük 11. ihracatçısıyız ve hedefimiz ilk 10'a girmek. Türkiye, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor kritik bir çözüm ortağı haline geliyor." diye konuştu.GÜÇLÜ CAYDIRICILIK
Türkiye'nin bölgesel çatışmalardaki dengeleyici rolüne dikkati çeken Karataş, savunma sanayisinin caydırıcılık etkisine vurgu yaptı. Karataş, "Savaşın kazananı olmaz. Daha önemlisi, savaşmak zorunda kalmayacak bir güce sahip olmaktır. Tam bağımsız bir savunma sanayisi, Türkiye'nin diplomasi masasında sözünün dinlenmesini sağlayan stratejik bir güçtür." dedi.