Türkiye'yi örnek gösterdiler... Yunan donanması alay konusu oldu

Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan satın aldığı savaş gemileriyle yaptığı “3 bin yıllık denizcilik” paylaşımı sosyal medyada alay konusu olurken, Yunan basını dikkat çekici bir itirafa imza attı. Haberlerde Türkiye'nin gemi inşa sanayisinde “altın çağ” yaşadığı ve savunma ihracatında önemli bir aktöre dönüştüğü vurgulanırken, Avrupa Birliği çerçevesindeki arayışların Yunanistan için yeterli olmadığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan satın aldığı savaş gemileriyle ilgili yaptığı paylaşım sosyal medyada gündem oldu. Yunan Donanması'nın "3 bin yıllık denizcilik tarihi" notuyla yayımladığı görselde, Fransa ve İtalya'dan alınan modern savaş gemilerinin yanı sıra yalnızca M.Ö. 500 yılına ait bir Yunan savaş gemisinin ahşap replikasının yer alması alay konusu oldu.

YUNAN BASINI TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Sosyal medyadaki eleştirilerin haklılık payı taşıdığını belirten Yunan basını, dikkat çekici bir değerlendirmeye imza attı. Yunan medyasında yer alan yorumlarda, Türkiye'nin gemi inşa alanında son yıllarda önemli bir ivme yakaladığı ve "yeni bir altın çağ" dönemine girdiği ifade edildi.

"TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR GEMİ İNŞA PROGRAMI UYGULUYOR"

Haberde, Ankara'nın planlı ve kapsamlı bir gemi inşa programı yürüttüğü vurgulandı. Buna karşılık Yunanistan'ın Avrupa gemi inşa sanayisi ve Avrupa Birliği savunma programları çerçevesinde ortaya çıkan fırsatlardan yararlanmaya çalıştığı ancak bu girişimlerin beklenen sonucu vermediği kaydedildi.

SAVUNMA İHRACATINDA YÜKSELEN TÜRKİYE

Yunan basınına göre Türkiye, gemi inşa sanayisinde benzeri görülmemiş bir yükseliş sergiliyor ve savunma ekipmanları alanında önemli bir ihracatçı konumuna ilerliyor. Türkiye'nin sistematik biçimde denizcilik alanında özerkliğini güçlendirdiği belirtilirken, Avrupa'nın –özellikle Yunanistan'ın– küresel gelişmeler karşısında stratejik konumunu koruyabilmesi için üretim kapasitesini artırması gerektiği vurgulandı.

"ZORUNLU HALE GELDİ"

Haberde ayrıca, Türk savunma sanayisinin uluslararası alanda etkinliğinin artmasıyla birlikte Yunan tersanelerinin askeri üretimde daha aktif kullanılmasının ulusal güvenlik açısından zorunluluk haline geldiği savunuldu. Yunanistan'ın pahalı savaş gemileri satın alan bir ülke olmaktan çıkıp üretici ve ihracatçı bir aktöre dönüşme potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, bunun için gerekli siyasi iradenin bulunup bulunmadığı sorusu gündeme getirildi.