NURCAN AKDENİZ
Almanya'da sivil toplum kuruluşu Mediendienst Integration tarafından kamuoyuyla paylaşılan yeni bir araştırma, ülkedeki okullarda genç ve çocukların ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu. Araştırmada Türk ve Arap öğrencilerin, aileleri Polonya, eski Sovyetler Birliği ülkeleri ya da eski Yugoslavya'dan gelen öğrencilere kıyasla kişisel ayrımcılığa daha fazla maruz kaldıkları dile getirildi. Ayrıca erkek öğrencilerin, kız öğrencilere göre kendilerini daha fazla ayrımcılığa maruz kalmış hissettikleri de dikkat çekti.
DÜŞÜK NOTUN SEBEBİ
Araştırmaya göre ayrımcılığa maruz kalan öğrencilerin liseye daha az devam ettiği ve Almanya'nın en yüksek lise diploması olan Abitur'u tamamlama oranlarının daha düşük kaldığı belirtildi. Bazı çalışmalar bunun nedenlerinden birinin, öğretmenlerin zaman zaman eşdeğer başarıya rağmen göçmen kökenli öğrencilere daha düşük not verebilmesi olabileceğine işaret etti.
ANA DİLLER YASAK
Raporda, göçmen ailelerin ana dillerine okullarda yeterli ilginin gösterilmemesinin de önemli bir sorun olduğu belirtildi. Birçok eyalette anadil eğitiminin sınırlı imkânlarla sunulduğu, bazı okullarda ise öğrencilerin kendi anadillerini kullanmasının tamamen yasaklandığı ifade edildi. Mediendienst Integration verilerine göre Almanya'daki öğrencilerin yaklaşık yüzde 40'ının göç geçmişi bulunduğu, bu oranın büyük şehirlerde daha da yükseldiği belirtildi.
TEN RENGİNE DAYALI AYRIMCILIK
Berlin'deki Göç ve Entegrasyon Araştırmaları Enstitüsü'nde çalışan araştırmacılar Aileen Edele ve Sophie Harms da başka bir çalışmanın sonuçlarına işaret ederek ayrımcılığın özellikle ten rengine bağlı gerçekleştiğine dikkat çekti. Araştırmalarda ayrıca Sinti ve Roman topluluklarına yönelik güçlü önyargıların sürdüğü ifade edildi. Bu tür deneyimlerin öğrencilerin özgüveni ve psikolojisi üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabildiğini belirten araştırmacılar, "Tüm öğrencilerin ayrımcılıktan uzak bir okul eğitimi alma hakkı vardır" uyarısında bulundu.