HABER MERKEZİ
Geçen Ocak ayında yeniden başkanlık koltuğuna oturan ABD Başkanı Donald Trump, yeni döneme oldukça hızlı bir giriş yaptı. Daha sonra büyük ölçüde geri adım atsa da vergi artışları ile küresel piyasaları sarsan Trump bu kez "kârlı" Orta Doğu ziyaretiyle gündemde. Suudi Arabistan'a yaptığı gezide 142 milyar dolarlık askeri satış yapan Trump, Veliaht Prens M. bin Selman'dan ayrıca 600 milyar dolarlık yatırım sözü aldı. İkinci durağı Doha olan Trump, burada da Katar'la 200 milyar dolarlık bir anlaşma imzalayarak ülkesi için 1 trilyon doları bulan yatırım kapısı açtı.
Sadece ticari değil siyasi gelişmelere sahne olan Trump'ın Orta Doğu ziyareti, Suriye üzerinden verdiği mesajlarla yeni bir dönemin kapısını aralarken, yaşanan gelişmeler İsrail'de endişe ile takip ediliyor. ABD'nin, İsral Başbakanı Netanyahu'yu devre dışı bırakarak Hamas'la esir takasını görüşmesi ve paralel bir ateşkes süreci yürütmesi İsrail hükümetinde henüz net bir şekilde dillendirilmese de büyük bir rahatsızlık uyandırdı.
Times of İsrael yazarı David Horovitz de Trump'ın son dönemdeki açıklamaların, Suudi Arabistan ve Katar ziyaretinde verdiği alt mesajların ve yapılan anlaşmaların İsrail için endişe verici olduğunu savundu. İsrail'in yeni konjonktürde denklem dışı kaldığını öne süren Horovitz, Suudi Arabistan'la yapılan askeri anlaşmanın İsrail'in güvenliğini tehdit ettiğini dile getirdi.
Trump'ın Riyad'da Suriye'nin yeni Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile görüştüğünü ve Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırma kararı aldığını hatırlatan Horovitz, bu adımın İsrail'in "terör rejimi" olarak gördüğü bir yönetimi meşrulaştırma anlamına geldiğini kaydetti.
Trump'ın Katar ziyaretini de eleştiren Horovitz, bu ülkenin Hamas'ı finanse ettiğini ve barındırdığını, hatta Netanyahu'nun bazı yardımcılarına kendi adına lobi yaptırmak için ödeme yaptığına dair iddiaların bulunduğunu hatırlattı. Tüm bunlara rağmen Trump'ın Katar'ın "kesinlikle yardım etmeye çalıştığını" söylediğini aktaran Horovitz, bu durumun İsrail'de ciddi rahatsızlık yarattığını ifade etti.
Horovitz, Trump'ın attığı her adımın İsrail'in güvenliği, ekonomisi ve günlük yaşamı açısından büyük sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. "Herhangi bir İsrail hükümeti, Trump'ın Husiler, Suriyeliler, Suudiler ve İranlılarla yaptığı hızlı anlaşmaları etkilemeye, hatta engellemeye çalışırdı. Ama bu kez değil. İsrail büyük ölçüde kenara itildi," dedi.
"Trump'ın Körfez'e duyduğu hayranlık, İsrail'in teknoloji üssü, yenilikçi devlet ve yatırım merkezi olarak tanımlandığı dönemi fiilen kapatıyor" diyen Horovitz, Trump'ın adımlarının, Körfez ülkelerini öne çıkaran ve İsrail'in bölgedeki merkeziyetini azaltan bir gerçekliği yansıttığını kaydetti.