TAYFUN ve SOM akıllarını aldı: Türk füzeleri nedeniyle değerli hedefler büyük tehdit altında

Türkiye'nin uzun menzilli füzelerin seri üretimini genişlettiğini bildiren yabancı basın, TAYFUN balistik füzesi ve SOM seyir füzesinin seri üretim ve teslimatlarının Ankara'nın düşmanları için büyük endişe kaynağı olacağını duyurdu. Bu kapsamda TAYFUN ve SOM sistemlerinin, Türkiye'ye çekişmeli ortamlarda kullanılmak üzere tasarlanmış, yerli olarak geliştirilmiş uzun menzilli ve uzaktan vuruş yetenekleri sağlayacağı ifade edilerek, yüksek korunaklı değerli hedeflerin artık büyük tehlike altında olduğu aktarıldı.

ABDULMUTTALİP ALNIAÇIK

ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN balistik füzesi ve SOM seyir füzesinin seri üretim ve teslimatları planlandığı gibi devam ediyor. ROKETSAN'ın belirttiği üzere, sistemlerin tasarımından üretimine kadar tüm aşamalarının Türk mühendisliğine dayandığı ve teslimatların tam hızla devam ettiğini belirtti.

TAYFUN füzesinin, stratejik hedeflere karşı yüksek hassasiyetli vuruşlar için tasarlandığının altını çizen yabancı basın, füzenin Türkiye'nin en uzun menzilli yerli üretim balistik füzesi olduğunu belirtti. Habere göre, sistemin hızlı konuşlandırma ve operasyonel esneklik için tasarlandığı, GPS karıştırmaya karşı direnç de dahil olmak üzere elektronik savaş ortamlarında etkinliği korumayı amaçlayan özelliklere sahip olduğu dile getirildi. ROKETSAN'ın ayrıca füzenin hipersonik hızının, hava savunma sistemleri tarafından engellenme olasılığını azalttığını belirttiği ifade edildi.

250 KİLOMETRE MENZİLE SAHİP

TAYFUN'un yanı sıra, SOM seyir füzesinin ise Türkiye'nin vuruş gücü portföyünün bir parçası olarak üretilmeye ve teslim edilmeye devam ettiği, SOM'un, yaklaşık 250 kilometre menzile sahip, havadan fırlatılan bir seyir füzesi olduğu ifade edildi. Hem kara hem de deniz hedeflerini düşman hava savunmasının dışından vurmak üzere tasarlanan SOM'un fırlatma platformlarının savunulan bölgelerden uzakta çalışmasına olanak tanıdığının altı çizildi.

SOM füzesinin hem insanlı hem de insansız hava platformlarına entegre edilebildiği ve görev gereksinimlerine bağlı olarak farklı tipte savaş başlıklarıyla donatılabileceği ifade edildi. Sistemin, stratejik tesisler, hava savunma sistemleri, gemiler ve tahkim edilmiş mevzilere karşı kullanılmak üzere tasarlanmış olduğu, birden fazla operasyonel senaryoda esnek bir vuruş seçeneği sunduğu aktarıldı.

Haberde, bu sistemlerin Türkiye Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılık kabiliyetine katkıda bulunacağı ve devam eden üretimin sürdürülebilir konuşlandırmayı desteklediği belirtildi.

TESPİT RİSKİ AZALTILDI

TAYFUN balistik füzesinin, hızı ve yörüngesi sayesinde sınırlı uyarı süresiyle sabit, yüksek değerli hedefleri vurabilen, karadan konuşlandırılmış uzun menzilli bir saldırı seçeneği sunduğunun altı çizildi.

SOM seyir füzesinin ise seyir füzelerine özgü daha düşük irtifada, araziyi takip eden bir uçuş profili sunarak, tespit riskini azaltırken hedeflere kolaylıkla yaklaşabileceği aktarıldı.

Her iki füze sisteminin de üretiminin devam etmesinin, Türkiye'nin yerli geliştirmeyi ve kritik askeri teknolojilerde yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmayı vurgulayan daha geniş savunma sanayi stratejisiyle uyumlu hareket ettiğini gösterdiği vurgulandı. Haberde son olarak Ankara'nın, son yıllarda farklı operasyonel roller için tasarlanmış balistik ve seyir füzeleri de dahil olmak üzere hassas güdümlü mühimmat portföyünü genişlettiği dile getirildi.