Sumud zulmü UCM yolunda

Uluslararası hukukçular, İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik insanlık dışı muamelesini ve sistematik saldırılarını Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıdı.

AKŞAM GAZETESİ

Filistin'de işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları soruşturan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığı'na sunulan dosyada hukukçular, soruşturmanın Sumud Filosu'na yönelik saldırılardan sorumlu İsrailli yetkilileri kapsayacak şekilde genişletilmesini istedi. UCM'nin kurucu anlaşması Roma Statüsü'nün 15. maddesi kapsamında başvuruyu yapan heyette yer alan İtalya'daki Ferrara Üniversitesi'nden Uluslararası Hukuk Profesörü Alessandra Annoni ve Küresel Sumud Filosu Hukuk Eş Koordinatörü Bader Alnoaimi, başvurunun detaylarını değerlendirdi.

ŞAHSİ CEZA GELEBİLİR

Annoni, İsrail askerleri tarafından gerçekleştirilen müdahale ve takip eden faaliyetler kapsamında uluslararası hukukun çeşitli şekillerde ihlal edildiğini söyledi. Bu ihlallerin bir kısmının İsrail devletinin sorumluluğunu doğurduğuna ve uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahalenin uluslararası deniz hukukunun ihlali olduğuna dikkati çeken Annoni, "Bu eylemlerin bir kısmı aynı zamanda bu suçları işleyen, bu fiilleri emreden ve bu fiillerin gerçekleştirilmesine yardım edenlerin şahsi cezai sorumluluğunu da gerektiriyor" dedi.

Aktivistlerin vücutlarında İsrail güçleri tarafından uygulanan şiddetin izleri yer aldı.

GAZZE'NİN DEVAMI

Annoni, aktivistlerin hapsedilmesini, fiziksel özgürlüklerinin ağır şekilde kısıtlanmasını, işkence ve diğer insanlık dışı muameleleri ve çeşitli cinsel şiddet biçimlerini insanlık dışı eylemler olarak tanımladı. Annoni, aktivistlere yönelik eylemlerin Gazze ve Filistin topraklarının geri kalanındaki devam eden çatışma ve işgal bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İŞKENCE GEMİSİNDE TECAVÜZ VE DAYAK

Küresel Sumud Filosu Hukuk Eş Koordinatörü Alnoaimi de gerçekleştirilen ihlallerin sistematik nitelikte olduğunu belirterek, "50 gemi uluslararası sular- da saldırıya uğradı, müdahale edildi ve İsrail kuvvetleri tarafından el konuldu. İnsanlar bu teknelerden alındı ve daha sonra 'işkence gemisi' olarak adlandırılan İsrail bayraklı bir gemiye nakledildi. Tecavüz, işkence, dayak gibi çeşitli şiddet biçimlerine maruz kaldı" dedi. Alnoaimi, aktivistlere müdahalenin Gazze'ye insani yardımın ulaştırılmasını gerektiren UAD'nin (Uluslararası Ada let Divanı) geçici tedbirlerine de aykırı olduğunu vurguladı.