SDG hikayesi sona eriyor

Güvenlik kaynakları, “DEAŞ ile mücadelede resmi muhatap artık Şam hükümeti. SDG hakimiyetinin 3'te 2'sini kaybetti. ABD ve Trump açısından da SDG hikayesi sona eriyor, SDG elindeki kozları kaybediyor” açıklamasında bulundu.

AKŞAM GAZETESİ

Güvenlik kaynakları, Suriye'nin kuzeyinde son dönemde hız kazanan askeri ve diplomatik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

KANDİL İLE BAĞ KESİLDİ

Terör örgütü SDG'nin kontrol ettiği bölgelerin üçte ikisini kaybettiğini belirten kaynakları, SDG'nin El-Hol kampından çekildiğini ve Haseke'yi Irak'ın Musul kentine bağlayan tek resmi sınır kapısı olan Yarubiye'nin Suriye ordusu tarafından kontrol altına alındığını bildirdi. Bu gelişmenin, SDG ile Irak'taki Kandil kadroları arasındaki lojistik ve stratejik bağın kesilmesi açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. PKK'nın "ikinci bir Ayn el Arap vakası" algısı oluşturma çabalarının karşılık bulmadığını belirtti.

PKK İLE SDG'NİN FARKI YOK

ABD'nin SDG'ye yönelik tutum değişikliğinin arkasında yatan nedenlere değinen kaynaklar, 4 Ocak'ta Mazlum Abdi Şahin, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD'li yetkililerin katıldığı toplantıya işaret etti. SDG'nin çözüm sürecini 10 aydır oyaladığı ve Mazlum Abdi'nin her kararı Kandil'e danıştığının kesinleştiği, bu durumun ABD nezdinde "SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı" gerçeğini tescillediği belirtildi.

'DEAŞ ŞANTAJI' TERS TEPTİ

SDG'nin "Biz yoksak DEAŞ geri döner" şantajının artık işe yaramadığı vurgulandı. SDG'nin cezaevlerindeki 200 DEAŞ'lıyı serbest bırakarak ABD'ye baskı kurmaya çalıştığı, ancak bu durumun ABD tarafında büyük tepkiyle karşılandığı ifade edildi. Sına Hapishanesi'nin yönetiminin ABD tarafından devralındığını, El-Hol'ün kontrolünün ise Suriye yönetimine geçtiğini bildirdi. SDG'nin toplam 63 bin kişilik mevcudunun yaklaşık 40 bininin Araplardan oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerinin SDG zulmüne karşı başlattığı organik ayaklanmanın örgütün çözülmesini hızlandırdığını kaydetti.

MEŞRUİYET ZEMİNİ YOK

Güvenlik kaynakları, iç siyasetteki 'Terörsüz Türkiye' sürecinin Suriye'deki gelişmelerden olumlu etkileneceğini değerlendiriyor. DEAŞ ile mücadelede resmi muhatabın Şam yönetimi olmaya başladığı, SDG'nin meşruiyet zeminini kaybettiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: Saha, beklentilerimizden daha iyi ilerliyor. SDG hikayesi bitiyor. Eğer örgüt makul davranırsa tam entegrasyon sağlanır; aksi halde askeri operasyonlar ilerlemeye devam eder. Bu süreçten 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz güçlenerek çıkacaktır.

SDG'nin petrol kaynaklarını ve finansal rezervlerini kaybetmesiyle Kandil'in, Suriye'yi bir 'rezerv alan' olarak kullanma imkanının kalmadığı ifade edildi.

'HAMA KASABI' ÖLDÜ

Beşar Esad'ın babası Hafız Esad'ın kardeşi olan Rıfat Esad (88), Birleşik Arap Emirlikleri'nde öldü. Suriye'de 2 Şubat 1982'de Hafız Esad, Müslüman Kardeşler'e karşı Hama'ya askeri operasyon başlatmıştı. Rıfat Esad, 'Hama Katliamı' olarak adlandırılan olayda binlerce kişiyi öldüren topçu birliğinin başında yer alması nedeniyle 'Hama Kasabı' olarak adlandırılmıştı.

Rıfat Esad

TERÖRİSTTEN İTİRAF: HAPİSHANE KAPILARINI YPG'LİLER AÇTI

Terör örgütü YPG/SDG'nin, Şam hükümetini sorumlu tutarak Haseke'de serbest bıraktığı DEAŞ'lı teröristler, kapıları açanların YPG/SDG'li olduğunu anlattı. 2019'da Şeddadi Hapishanesi'ne konulan DEAŞ'lı Veysel Ahmed Mustafa, şunları söyledi: "Bir grup, koğuşlara geldi ve kapıları açtı. Kendilerini Suriye askeri olarak tanıttılar. Ancak bunların SDG milisleri olduğunu anladım. Şekillerini bilirim; saçları kısa, bıyıklıydılar. Bizi bırakanlar Kürt aksanıyla Arapça konuşuyordu." Bir diğer DEAŞ'lı Abdülhadi Ali el-Ahmed ise "Elbiselerinizi değiştirin ve kendinizi Suriye ordusuna teslim etmeyin dediler. Kim olduklarını sorduğumuzda cevap vermediler" dedi.

ABD SURİYE'DEN TAMAMEN ÇEKİLMEYİ DEĞERLENDİRİYOR

Wall Street Journal'ın haberine göre, Washington yönetimi, askeri güçlerini Suriye'den tamamen çekmeyi değerlendiriyor.