Putin ile Trump zirvesi için ''sitemli'' mesaj

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Alaska'daki görüşmesi öncesinde Batı ile Ukrayna, birlik mesajları vererek masada Ukrayna olmadan kararlar alınamayacağını dile getiriyor.

AA

Trump ile Putin, Ukrayna'da barış ve Rusya-ABD ilişkilerini ele almak için bugün Alaska'da bir araya gelecek.

İki ülke liderinin Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ilk kez bir araya geleceği ve barış için dünyanın gözlerini çevirdiği toplantı öncesinde, Rusya ile Batı ve Ukrayna bloku arasındaki görüş ve talep farklılıkları gündeme geldi.

Batılı liderler, görüşme öncesinde sık sık Ukrayna'ya olan desteklerini dile getiriyor ve Ukrayna ile ilgili toplantılarda Kiev'in de masada yer alması gerektiğini savunuyor.

Ukrayna tarafı da herhangi bir toprak tavizi vermeyeceklerini duyurarak Alaska'daki görüşmede "acil ateşkes" sonucu çıkmasını istiyor. Kiev ayrıca, sorunun çözümü için liderler düzeyinde toplantının gerektiğini bildiriyor.

- BATILI LİDERLERDEN UKRAYNA'YA DESTEK MESAJLARI

Alaska'daki toplantı öncesi Batı bloğunda diplomatik temaslar hız kazanmış durumda.

İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Polonya, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Finlandiya, toplantı öncesi yaptıkları ortak açıklamada, barışa giden yola Ukrayna olmadan karar verilemeyeceğini bildirirken, diplomatik çözümün Ukrayna'nın ve Avrupa'nın "hayati güvenlik çıkarlarının" korunması gerektiği inancını paylaştıklarını aktardı.

Açıklamada ayrıca, Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne destek verildi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Alaska'daki toplantı öncesinde savaşı sona erdirmek yolunda birlik mesajı verirken, barış için "topun Rusya'nın sahasında" olduğunu dile getirdi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa, ABD ve NATO'nun, Ukrayna için ortak zemini güçlendirdiğine dikkati çekerek, adil ve kalıcı barışı istediklerini bildirdi.

Ukrayna'nın komşusu ve destekçilerinden Polonya Başbakanı Donald Tusk'a göre ise süreçte en önemli husus, Trump'ın Avrupa tarafından Rusya'ya "güvenilemeyeceği" hususunda ikna edilmesi.

Fransız lider Emmanuel Macron da Ukrayna ile ilgili "her şeyin" o ülkeyle konuşulması gerektiğini kaydederek, "Trump'ın çok net ifade ettiği ikinci unsur ise Ukrayna ile ilgili toprak meselelerinin yalnızca Ukrayna Devlet Başkanı tarafından müzakere edilebileceğidir." ifadesini kullandı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Alaska'da Avrupa ve Ukrayna'nın "temel güvenlik çıkarlarının" korunmasını istiyor.

- UKRAYNA'NIN ALASKA'DAN BEKLENTİSİ ACİL ATEŞKES

Ukrayna tarafı ise görüşmelerden acil ateşkes sonucu çıkmasını bekliyor.

Kiev, aynı zamanda uzun süredir savaşın sona ermesi için liderler düzeyinde bir toplantının gerekliliğini gündeme getiriyor ve "sorunların Ukrayna olmadan çözülemeyeceği" mesajını veriyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Alaska'daki görüşmede "acil ateşkes" sağlanmasının ele alınmasını istediklerinin altını çiziyor.

Zelenskiy, Rusya'nın savaşı sona erdirmeye yönelik bir hazırlık yapmadığını savunarak, Rusların amacının tüm Ukrayna'yı işgal etmek olduğunu dile getiriyor.

Ukrayna tarafı ayrıca, ülkenin anayasasını neden göstererek toprak bütünlüğü konusunda "kararlı oldukları" mesajını veriyor.

Ukrayna, olası bir Putin-Zelenskiy görüşmesinde ise ABD lideri Trump'ı da masada görmek istiyor.

AVRUPA, ALASKA ZİRVESİNDE MASADAN DIŞLANIRKEN "TRANSATLANTİK BİRLİK" TESTTEN GEÇİYOR

Avrupa, ABD-Rusya arasında Alaska'da yapılacak kritik zirvede masadan dışlanmanın yol açtığı tedirginlikle, varılacak olası barış anlaşmasının kendi çıkarlarını koruyup korumayacağını endişeyle takip ediyor.

Ukrayna-Rusya arasında 3,5 yıldır süren savaşla ilgili önemli gelişmelere sahne olan bir hafta geride kalırken, gözler ABD-Rusya zirvesinin yapılacağı Alaska'ya çevrildi.

ABD Başkanı Trump'ın 9 Ağustos'ta Rus mevkidaşı Vladimir Putin'le görüşeceğini duyurması, özellikle Avrupa'da diplomatik kulisleri hareketlendirdi.

Görüşmeye Ukrayna ve Avrupa Birliği'nin (AB) davet edilmemesi, başkentlerde kaygı uyandırarak yoğun bir temas trafiğini tetikledi.

Savaşı "varoluşsal tehdit" olarak tanımlayan AB, bir yandan masa dışı bırakılmaktan rahatsız olurken, diğer yandan varılacak bir barış anlaşmasının gelecek Rus saldırganlığını caydırıcı nitelikte olmayacağından endişe duyuyor.

Bu kaygı ilk olarak 10 Ağustos'ta AB yönetimi, İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Polonya ve Finlandiya'nın ortak açıklamasında zikredildi.

Taraflar, varılacak diplomatik çözümün Ukrayna'nın ve Avrupa'nın hayati güvenlik çıkarlarını koruması gerektiği inancını paylaştıklarını vurguladı.

Ardından önce AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas olağanüstü bir Dışişleri Bakanları Toplantısı organize etti, ardından Avrupa'da başat ve Ukrayna'ya sağlanan desteğin arkasındaki itici güç olan Almanya, ABD ve NATO da dahil olmak üzere konunun muhataplarını çevrimiçi toplantıda bir araya getirdi.

Akabinde Ukrayna konusundaki "Gönüllüler Koalisyonu"nun eş başkanları Fransa, Almanya ve İngiltere öncülüğünde de bir toplantı yapıldı.

Toplantıların sonunda yapılan açıklamada, Ukrayna'da barışa giden yolun bu ülke olmadan belirlenemeyeceği belirtilerek, diplomatik çözümün, Ukrayna ile Avrupa'nın hayati güvenlik çıkarlarını koruması gerektiği bildirildi.

AA muhabiri, Alaska zirvesi öncesi Avrupa'yı hareketlendiren diplomasi trafiğini ve zirveden çıkacak olası sonuçlarla ilgili Brüksel'deki Avrupa Çalışmaları Merkezi (EPC) uzmanlarının görüşlerini aldı.

EPC'nin Rusya ve savunma uzmanı Juraj Majcin, "Bu savaş toprak meselesi değil. Ukrayna'nın bağımsız bir devlet olarak var olma hakkı ve Avrupa-Atlantik geleceğiyle ilgili. Vladimir Putin'in emelleri Donetsk veya Luhansk'ın çok ötesine uzanıyor." ifadelerini kullandı.

Zirveden çıkabilecek "toprak karşılığı barış" fikirlerinin "tehlikeli" olduğuna işaret eden Majcin, "güçlü müttefik varlığı, AB ve NATO entegrasyonu ve uzun vadeli askeri destek" formülünün kalıcı bir barış için daha işe yarar olacağını belirtti.

Majcin, "Alaska zirvesi, dün yapılan bir dizi görüşmeyle elde edildiği varsayılan transatlantik birliğin gerçek bir ilerleme sağlayıp sağlayamayacağını test edecek." tespitinde bulundu.

Trump'ın Putin'in maruz kaldığı izolasyonu kırdığına dikkati çeken Majcin, Rus liderin manipülasyonunun damga vurabileceği uyarısında bulundu.

Majcin, "Putin, Trump'a bir 'tatlandırıcı' (Arktika'ya erişim/sondaj hakları, yeni stratejik silah kontrol anlaşması) veya Trump'ın sert tepkisinden kaçınmak için başka bir anlaşma teklif edebilir ve tartışmayı Ukrayna'dan Rusya ile ABD arasındaki ikili ilişkileri iyileştirmeye kaydırabilir." değerlendirmesini yaptı.

Avrupa'nın sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret eden Majcin, şunları kaydetti:

"Ukrayna, Washington'daki değişen siyasi ruh hallerine değil, Ukrayna ve Avrupa tarafından belirlenen net bir stratejik sonuca bağlı, tutarlı ve sürekli askeri desteğe ihtiyaç duyuyor. Avrupalıların yalnızca Trump bir şey yaptığında (Putin ile bir telefon görüşmesi veya bir toplantı gibi) harekete geçtiğini görmek neredeyse 'acıklı'. Avrupa, tepkisel davranmayı bırakıp, Ukrayna'nın savunması kendi savunmasının bir parçasıymış gibi davranmalıdır."

- AVRUPA'NIN NET EYLEM PLANI OLMALI

EPC'nin Ukrayna uzmanı Amanda Paul da Putin'in görüşmede tavizler isteyeceği öngörüsünde bulunarak, Trump'a en yakın Avrupalı liderlerin aynı çizgide kalmalarını sağlamak için son dakikaya kadar onunla koordinasyon ve etkileşim kurmaya devam etmesi gerektiğini belirtti.

"Avrupalılar en kötüsüne hazırlanmalı." uyarısında bulunan Paul, şimdiye kadar Trump'ın Ukrayna'ya askeri destek sağlama konusundaki isteksizliğinin, Avrupalı liderleri Kiev'i destekleme taahhütlerini yeniden teyit etmeye, kendi güvenlik ve savunmalarını güçlendirmek için önemli adımlar atmaya yönelttiğine değindi.

Paul, ABD'nin savunma duruşunu ve strateji incelemesini tamamlamasıyla birlikte on binlerce ABD askerinin Avrupa'dan çekilmesinin muhtemel olduğuna dikkati çekerek, tespitlerini şöyle sürdürdü:

"Bu nedenle, Avrupalıların net bir eylem planına sahip olmaları gerekiyor. Bu plan, ABD güçlerinin bıraktığı boşluğu nasıl dolduracaklarını ve ilerideki herhangi bir ateşkesin Ukrayna için güçlü bir denetleme sistemi ve güçlü güvenlik garantileri içermesini sağlamayı içermelidir. Ayrıca, ABD öncülüğündeki sürecin çökmesi durumunda, Ukrayna için tutarlı bir müzakere çerçevesi vizyonu hayati önem taşıyor. Gelecekteki herhangi bir barış anlaşmasının başarısı, Avrupa'daki Rus saldırganlığını caydırma konusunda güvenilir ve sürdürülebilir bir taahhüde bağlıdır ve Avrupa kendi güvenliğini güvence altına alabilmelidir."

PUTİN-TRUMP ZİRVESİNDE MASADA UKRAYNA KRİZİ OLACAK

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağı görüşmede Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesinin yanı sıra Rus-Amerikan ilişkilerindeki sorunların ele alınması bekleniyor.

Trump, yeniden göreve gelmesinden sonra ilk defa Putin ile ABD'nin Alaska eyaletinde görüşecek.

Zirvede Putin'in çantasında Ukrayna meselesinin çözümüyle ilgili öneriler ve ikili ilişkilere dair konular yer alacak.

Kremlin, Putin ve Trump'ın bu zirvede Ukrayna'da uzun vadeli barışçıl çözüm yollarını müzakere etmeye odaklanacağı bilgisini paylaşarak, görüşmenin öncelikli gündemine dikkati çekti.

Bu yüzden, zirvede Ukrayna konusu masaya geldiğinde Putin'in 14 Haziran 2024'te açıkladığı barışın şartları üzerinden müzakereleri sürdüreceği kaydediliyor.

Ukrayna'nın tarafsız, bağlantısız ve nükleer silahlardan arındırılmış statüye kavuşturulması, silahsızlandırılması, Nazilerden arındırılması, Ukrayna'daki Rusça konuşan vatandaşların hak, özgürlük ve çıkarlarının tam olarak güvenceye alınması, ilhak ettiği Kırım, Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinin Rusya'nın toprakları olarak tanınması ve Batı'nın uyguladığı yaptırımların kaldırılması, Moskova'nın en temel şartları arasında bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çabasıyla gerek 2022'de gerekse bu yıl içinde Rus ve Ukrayna heyetlerinin İstanbul'da yaptığı doğrudan müzakerelerde elde edilen sonuçların da gündemde yer alabileceği değerlendiriliyor. Putin, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'daki barış müzakerelerini "olumlu" nitelendirmiş ve müzakerelere her zaman ihtiyaç olduğunu vurgulamıştı.

- RUS-AMERİKAN İLİŞKİLERİNDEKİ SORUNLAR DA GÜNDEMDE OLACAK

Zirvede eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde iyice bozulan Rus-Amerikan ilişkilerinin normalleşmesine ivme kazandıracak müzakerelerin gerçekleşmesi de öngörülüyor.

Ekonomik ilişkiler ve ortak ticari projelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından sonra iki ülke arasında iptal edilen doğrudan uçuşların yeniden sağlanması da masada yer alacak.

Gerek ABD gerekse Rus tarafının son verdiği nükleer silahlara ilişkin anlaşmaların yeniden gündeme gelebileceği de göz ardı edilmiyor.

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Alaska ve Arktik'te Rusya ile ABD arasında büyük projelerin gerçekleştirilmesi perspektifinin bulunduğunu belirterek, zirvede ortak projelerin gündemde olabileceğinin sinyalini vermişti.

Ayrıca Kremlin, zirve sonucunda herhangi bir belgenin imzalanmayacağını da duyurmuştu.

- TRUMP'IN TOPRAK TAKASI ÖNERİSİ

ABD Başkanı Trump da Rusya-Ukrayna Savaşı'nı sona erdirmek için yapacağı müzakere sonrası çözümün son aşaması olarak Putin'i Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile aynı masaya oturtmak istiyor.

Rusya'nın tüm şartlarına karşılık, "Ukrayna lehine bir toprak takası" planını masaya koyacağını da bizzat kendisi ifade eden Trump, Ukrayna için güvenlik garantileri hususunu Putin'in önüne koyacak.

Ukrayna'da ateşkese ulaşılması hususunda ısrarlı olması beklenen Trump'ın istediklerinin olmaması halinde Rus ekonomisine yönelik yaptırımları öne süreceği ifade ediliyor.

Bu zirvenin ardından Putin ile Trump'ın bu defa Rusya'da ikinci zirveyi yapması bekleniyor.