Netanyahu, Trump'ı işaret etti! İran için anlaştılar

İşgalci İsrail ve ABD, İran'ın nükleer silahlara sahip olmasının engellenmesi konusunda birlikte hareket edeceklerini açıkladı. Katil Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinde bunu yapacaklarını belirtti. Son olarak ABD'nin gönderdiği MK-84 bombaları ise İsrail'e ulaştı. İşte detaylar...

AA

İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, baş başa ve heyetler arası görüşmeden sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Burada konuşan Netanyahu, "İsrail ve ABD, İran'dan gelen tehdide karşı birlikte duruyor. İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda anlaştık." ifadelerini kulandı.

Bölgedeki "İran saldırganlığını" püskürtmek için ABD ile birlikte hareket edeceklerini kaydeden Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinde bunu yapacaklarından şüphesi olmadığını söyledi.

BOMBALAR İSRAİL'E ULAŞTI

ABD yönetimi tarafından kısa süre önce onaylanan silah satışı kapsamında gönderilen yüksek tonajlı bombalar, İsrail'e ulaştı.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump tarafından İsrail'e satışı onaylanan 1 ton ağırlığında bin 800 bomba Aşdod Limanı'na indirildi.

Eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından satışı durdurulan, daha sonra Trump tarafından onaylanan MK-84 türü 1 tonluk bombalar, İsrail hava üslerine nakledildi.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bu sevkiyatın İsrail ordusu için çok önemli olduğunu ve ABD ile İsrail arasındaki güçlü bağı yansıttığını belirtti.

Katz, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile görüşmesinde İsrail'e gerekli tüm araçları sağlamaya devam etme taahhüdü aldığını ifade etmişti.

BIDEN YÖNETİMİ SEVKİYATI DURDURMUŞTU

ABD'de Biden yönetimi, Gazze'de şiddetli saldırılar düzenleyen ve yoğun nüfuslu Refah kentini hedef alma tehdidinde bulunan Binyamin Netanyahu hükümetini desteklediği için aldığı eleştirilere karşı, bir tonluk ve 227 kilogramlık bombalardan oluşan bir sevkiyatı durdurduğunu açıklamıştı.

Daha sonra 227 kilogramlık bombaların ABD'den İsrail'e sevk edileceği kaydedilmişti.

TRUMP'A TEŞEKKÜR

Trump'a Hamas ile esir takasının altıncı turunda 3 esirin serbest bırakılmasına yardımcı olduğu için teşekkür eden ve kendisiyle tam koordinasyon içinde çalıştıklarını dile getiren Netanyahu, Trump'ın sözlerine gönderme yaparak, "cehennemin kapılarının ne zaman açılacağı" konusunda kamuoyuna bilgi veremeyeceklerini ifade etti.

İsrail'in "savaştaki tüm hedeflerine" ulaşmaya kararlı olduğunu aktaran Trump, Hamas'ın Gazze'deki askeri kapasitesini ve siyasi yönetimini ortadan kaldıracaklarını, tüm esirlerin eve dönmesini sağlayacaklarını ve Gazze'den bir daha kendilerine tehdit gelmeyeceğini ileri sürdü.

Netanyahu, Lübnan ile kasım ayında varılan ateşkese bağlı olduklarını, ateşkesi uygulamak için Hizbullah'ın silahsızlandırılması gerektiğini, İsrail'in güvenliğini korumak için her şeyi yapacağını tekrarladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı'nın İsrail aleyhine faaliyet yürüttüğünü öne süren Netanyahu, ABD Başkanı Trump'ın söz konusu kurumlara karşı tutumundan memnun olduğunu kaydetti.

RUBİO, İRAN'I "İSTİKRARSIZLIK KAYNAĞI" OLARAK NİTELEDİ

ABD Dışişleri Bakanı Rubio da İran'ın bölgede bir "istikrarsızlık kaynağı" olduğunu öne sürdü.

Orta Doğu'daki sorunların ortak noktasının İran olduğunu ileri süren Rubio, İran derken "rejimi" kastettiğini, bu rejimi İran halkının da desteklemediğini ve "İran halkının rejimin kurbanı olduğunu" savundu.

Lübnan, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki sorunlara İran'ın sebep olduğunu iddia eden Rubio, "İran asla nükleer silahlara sahip olamaz. Nükleer silaha sahip bir İran, baskıdan muaf olur." ifadelerini kullandı.

Trump'ın bu konuda net olduğunu dile getiren Rubio, İsrail'e bu konuda müttefik olarak destek vereceklerini tekrarladı.

Rubio, ABD Başkanı Trump'ın Gazze'nin geleceği konusunda cesur davrandığını ve "Hamas'ın askeri ve siyasi olarak Gazze'de söz sahibi olmasını istemediğini" söyledi.

Lübnan'da Hizbullah'la mücadele edebilecek ve onu silahsızlandırabilecek güçlü bir Lübnan devletinin olması gerektiğini savunan Rubio, bu konuda İsrail ile aynı noktada olduklarını paylaştı.