AA
İran ile ABD arasında Umman aracılığında İsviçre'nin Cenevre kentinde başlayan nükleer müzakerelerin ikinci turu sona erdi.
İran ile ABD arasında Umman'ın aracılığında mesaj alışverişiyle dolaylı görüşmeler yapıldı.
Katılımcılar, yaklaşık 2,5 saat görüşmenin ardından açıklama yapmadan Umman Büyükelçiliği rezidansından ayrıldı.
Cenevre polisi, delegasyonların ayrıldığı sırada geniş güvenlik önlemleri alırken, bazı İran vatandaşları ülkelerinin temsilcilerini protesto etti.
İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılar ve 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik sürecin yeniden canlandırılmasının ardından taraflar, Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan ilk turun ardından görüşmeleri Avrupa'ya taşıdı.
Cenevre'deki görüşmelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başkanlık ederken ABD tarafını ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti.
ABD heyetinde Trump'ın danışmanı Jared Kushner da yer aldı. Görüşmeler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin koordinasyonunda yürütüldü.
Cenevre'de yapılan görüşmeler kapsamında Erakçi ve Witkoff ayrı ayrı Umman Dışişleri Bakanı Busaidi ile bir araya gelmişti.
Erakçi-Busaidi görüşmesinde, İran'ın nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkındaki görüş ve düşüncelerinin ele alındığı belirtilmişti. İranlı Bakan, ülkesinin meşru çıkarlarını ve haklarını güvence altına almak ve bölgede barış ve istikrarı korumak için sonuç odaklı diplomasiyi kullanma konusunda kararlı olduğunu Ummanlı mevkidaşına aktarmıştı.
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi ise İran'ın diplomatik yoldaki kararlılığını takdir ederek, bu görüşme turunun başarılı geçeceği umudunu dile getirmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı, müzakerelerin bu aşamasında İran müzakere heyetinde teknik, hukuki ve ekonomik uzmanların da yer aldığını ve İran'ın ekonomik yaptırımların kaldırılmasına odaklandığını bildirmişti.
Uranyum zenginleştirme ve İran'daki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması gibi konular, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlığı olmayı sürdürüyor.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun İran dışına çıkarılmasını istiyor.
ABD yönetimi ayrıca İran'ın füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği de müzakere gündemine taşımak isterken, Tahran yönetimi ise nükleer program dışındaki konuları görüşmeyeceğini yineliyor.
ABD yönetimi de şu ana kadar görüşmelerin nükleer program üzerinden ilerlediği sinyalini veriyor. Diğer yandan İsrail de ABD yönetiminden, nükleer programın sonlandırılması, füze kapasitesinin sınırlanması ve silahlı gruplara desteğin kesilmesi şartlarını gündeme almasını istiyor.
Öte yandan müzakere sürecine rağmen ABD'nin bölgeye askeri yığınağı sürerken İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun dün Hürmüz Boğazındaki "güvenlik tehditlerine" karşı başlattığı tatbikat da devam ediyor.
- İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERE SÜRECİ
İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
Taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı.
Umman'ın başkenti Maskat'ta gerçekleştirilen görüşmelerde heyetler aynı mekanda ancak ayrı salonlarda bulunmuş, mesajlar Ummanlı yetkililer aracılığıyla iletilmişti.
Maskat'taki ilk turda taraflar, bir anlaşmaya varamasalar da müzakere kanallarının açık tutulması ve teknik düzeyde çalışmaların başlatılması konusunda uzlaşmıştı. Görüşmelerde özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme oranı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun durumu başlıkları öne çıkmıştı.
HAMANEY'DEN RESTİran lideri Ali Hamaney, ABD'nin bölgeye gönderdiği uçak gemisine atıfta bulunarak, "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir. Bir uçak gemisinden daha tehlikeli olan, onu denizin dibine gönderebilecek silahtır." dedi.
İran devlet televizyonu IRIB'e göre, Hamaney, Cenevre'de İran ile ABD heyetlerinin 2'nci tur müzakerelere başladığı saatlerde Tahran'daki yerleşkesinde halka seslendi.
Hamaney, "ABD Başkanı, son konuşmalarından birinde, 'Amerika, 47 yıldır İslam Cumhuriyeti'ni ortadan kaldıramadı' demiş. Adeta kendi halkına şikayette bulunmuş. Bu iyi bir itiraftır. Ben de diyorum ki; sen de bu işi yapamayacaksın." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "Ordumuz dünyanın en güçlü ordusudur." dediğini hatırlatan Hamaney, "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir. Bir uçak gemisinden daha tehlikeli olan, onu denizin dibine gönderebilecek silahtır." ifadelerini kullandı.
ABD'nin müzakerenin sonucunu baştan belirlediğini belirten Hamaney şunları kaydetti:
"Gelin nükleer enerjiniz hakkında müzakere edelim ve müzakerenin sonucu sizin bu enerjiye sahip olmamanız olsun, diyorlar. Müzakerenin sonucunu baştan belirlemek yanlış ve ahmakça bir iştir. Sen diyorsun ki gel şu konu hakkında konuşalım, anlaşmaya varalım; o halde neden sonucu önceden belirliyorsun ve mutlaka şu sonuca ulaşmalıyız diyorsun? Bu ahmakçadır. ABD başkanları, bazı senatörler ve diğer yetkililer bu ahmakça işi yapmaktadırlar."
İRANLI KOMUTANDAN "HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMAYA HAZIRIZ" AÇIKLAMASI
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri, ülke yönetiminin Hürmüz Boğazı'nın kapatılması yönünde karar alması halinde bunu gerçekleştireceklerini söyledi.
Hürmüz Boğazı'nda devam eden askeri tatbikat sırasında İran devlet televizyonuna konuşan Tuğamiral Tengsiri, Hürmüz'ün kapatılıp kapatılmayacağı sorusuna, "Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı devletin büyüklerine aittir. Ben bir asker olarak büyüklerimiz böyle bir karar alırsa bunu yapmaya hazır olduğumuzu söylüyorum." cevabını verdi.