AA
Ülkede, hükümetin hazırladığı, yargıçlıktan savcılığa ve savcılıktan yargıçlığa geçişi engelleyen, hakimlerin atama ve disiplin süreçlerini denetleyen konseyin bölünmesi gibi anayasada bazı yeni düzenlemeler öngören yargı reformunun akıbeti, oy verme işleminin iki gün süreceği referandumda belli olacak.
İçişleri Bakanlığının verilerine göre, 51 milyon 424 bin 729 kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu referandumda, sandıklar yarın 07.00 ile 23.00 (TSİ 09.00-01.00) saatleri arasında, 23 Mart Pazartesi günü de 07.00 ile 15.00 (TSİ 09.00-17.00) saatlerinde oy verme işlemine açık olacak.
23 Mart'ta sandıkların oy kullanmaya kapanmasının ardından oy sayım işlemine geçilecek.
Referandumda resmi olmayan ilk sonuçların, 23 Mart akşam saatlerinde gelmesi bekleniyor.
İtalyan Anayasası'na göre, "onaylayıcı" nitelikte olması sebebiyle bu referandumun geçerliliği açısından katılım oranı yüzde 50'nin altında kalsa da oylamada çıkan sonuç geçerli kabul edilecek. Buna göre basit çoğunluğu elde eden taraf kazanmış sayılacak.
YARGI REFORMU NE ÖNGÖRÜYOR?
Halihazırda tek bir sınavla yargıç olabilen bir kişinin, kariyerinin bir aşamasında savcılığa geçiş yapmasının ya da savcılıktan yargıçlığa geçmesinin önünde bir engel bulunmuyor. Söz konusu reform, yargıç olan bir kişinin yargıç olarak, savcı olan bir kişinin de savcı olarak devam etmesini öngörüyor.
Reformun ikinci unsuru, üyeleri meslektaşları ve parlamento tarafından seçilen bir denetim ve disiplin organı olan Yüksek Yargı Konseyi'nde (CSM) yapılacak değişiklikleri içeriyor.
Reform, CSM'nin biri hakimler, diğeri savcılar iki ayrı konseye ayırılmasını öngörüyor. Ayrıca reform, üyelerinin bir kısmının kurayla belirleneceği 15 kişilik bir disiplin mahkemesi kurulmasını da içeriyor.
REFERANDUM İÇİN KAMPANYA DÖNEMİ DÜN SONA ERDİ
Meloni hükümetinin hazırladığı yargı reformu, gündeme geldiği ilk andan bu yana sağ iktidarı, sol muhalefet ve yargı çevreleriyle karşı karşıya getirmesi sebebiyle farklı bir mücadeleye dönüştü.
İktidar, bu düzenlemenin yargı süreçlerini hızlandıracağını ve vatandaşların yararına olacağını savunurken, savcılar ile hakimlerin aynı kurumsal yapı içinde yer almasının aralarında aşırı yakın ilişki kurulmasına yol açabileceğini ve bunun da sanıkların adil yargılanma hakkını zedeleyebileceğini öne sürüyor. Sağ iktidar, bunun hükümet üzerinde bir test olmadığı tezini de savunuyor.
Yargı reformuna, sol muhalefet partileri ve İtalya Ulusal Yargıçlar Birliği (ANM) gibi sivil toplum kuruluşlarının, yargıyı zayıflatacağı ve savcıları yürütmenin kontrolü altına sokabileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
"Hayır" cephesi bu reforma gerek olmadığını çünkü 2022'den bu yana geçerli olan kurallar gereği yargıç ve savcıların kariyer değişikliğini zaten sadece bir defalığına yapabildiğini savunuyor.
Başbakan Meloni, seçim kampanyası dönemini dün, bu reformla daha etkili bir yargı sistemine sahip olacaklarını belirterek sonlandırırken, ana muhalefetteki Demokratik Parti'nin lideri Elly Schlein, kampanya dönemini vatandaşları "hayır" oyu vererek anayasayı koruma çağrısıyla kapattı.
Ulusal çapta bir oylama olması sebebiyle Meloni hükümeti için referandumun bir test niteliği taşıdığı kamuoyunda sıklıkla dile getirilen görüşlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu görüşte, İtalya'da önceki referandumların zaman zaman siyasi sonuçlar doğurması da etkili oluyor. 2016 yılındaki anayasa değişikliği öngören reform, referandumda reddedilince dönemin başbakanı Matteo Renzi istifa etmiş ve hükümet düşmüştü.
Muhalefet, kampanya döneminde, "hayır" oylarının kazanması durumunda Meloni hükümetinin halk nezdindeki onayını kaybetmiş sayılacağı, dolayısıyla istifa etmesi gerektiği tezini işledi.
Meloni ise seçim kampanyası döneminde, bunun hükümet üzerinde bir test olmadığını yinelerken, referandumu kaybetmesi halinde istifa etmeyeceğini belirtti.
İtalyan basınında çıkan son haber ve yorumlarda, referandumda "hayır" oylarının kazanması halinde bunun hükümetin düşeceği anlamına gelmeyeceği ancak 2022'den bu yana iktidarda olan sağ ittifakın "yenilmez" imajının zarar göreceği ifade edildi.
Ülkede yasalar gereği, seçim ve halk oylamalarından en son 15 gün öncesinde açıklanan bazı anketlerde, "Hayır" cephesinin az farkla önde olduğu belirtiliyordu. Söz konusu reformun, parlamentodan onay aldığı Ekim 2025'ten yılbaşına olan dönemde ise "Evet" cephesinin kazanabileceği yorumları yapılıyordu.