İran'da neler oluyor? İran son dakika haberleri İran'daki olayları kim çıkardı?

İran son dakika haberleri, İran'daki olayları kim çıkardı? İran'daki olayları kim çıkardı, perde arkasında hangi ülke var? Olaylar başlayıp hızla yayılınca gözler hemen ABD'ye döndü. Ancak işin perde arkası için bambaşka bir ihtimal daha var. Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) İran Uzmanı Çağatay Balcı, İran'da post modern bir darbe olduğunu söylüyor. Kitlesel düzeyde bir nitelik kazanan gösterilerin İran’da halkın öncelikli gündemi haline geldiğini belirten İran Uzmanı Çağatay Balcı, ''Gösterilerdeki motivasyon ve söylemlerin hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik ve diğer ekonomik sorunlara yönelik tepki üzerine kurulu olması ve dahası bu durumdan Cumhurbaşkanı Ruhani’yi sorumlu tutan algı dikkat çekici'' dedi. İran'ın dini lideri Hameney resmi internet sayfasından: ''Düşmanlarımız ülkede isyan çıkarttı. Savaş çıkartmaya çalışıyorlar. İsyan çıkartmak için para silah ve ajanları kullanıyorlar'' açıklamasında bulundu. Türkiye, İran'da altıncı gününe giren protesto gösterileriyle ilgili resmi açıklama yaptı. Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde yer alan açıklama şöyle: ''İran'da 28 Aralık tarihinde başlayan gösterilerin yayılarak sürdüğü ve çıkan olaylarda ölenlerin olduğu, ayrıca kamu binalarının zarar gördüğü yönündeki haberlerden endişe duyulmaktadır.

İran'da neler oluyor? İran son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. İran yönetiminin eylemlerin arkasında ABD, İngiltere ve Suudi Arabistan'ın olduğu iddialarına karşı Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) İran Uzmanı Çağatay Balcı'dan tam tersi bir iddia geldi.İran’da Kirmanşah ve Meşhed şehirleri başta olmak üzere birçok şehirde kendisini gösteren toplumsal hareket ortamının dikkat çekici bir boyuta ulaştığını belirten Balcı, "Rejim, Ruhani’nin ekonomik sorunların çözümü vaatlerini yerine getiremeyen ve halkı aldatan bir yönetici olduğu algısını yaratarak İran’da post modern bir darbeyi hedefliyor" dedi. İran'da yüksek fiyatları protesto etmek için geçen hafta başlayan ve ABD'nin tam destek verdiği gösteriler beşinci gününde devam ediyor. Son dakika gelen bilgilere göre, ülkenin önemli bir bölümüne yayılan protestolarda ölenlerin sayısının 29'a yükseldiği öğrenildi. İran medyası ile Batılı haber ajanslarından gelen haberlerde çelişkili bilgilerin yer alması ise kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor. İran yönetimi bölgede Batılı ajanların cirit attığını ve kimliği belirsiz kişiler tarafından bazı göstericilerin öldürülmesinin tansiyonun yükselmesine neden olduğunu belirtmişti.

İRAN SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

RUHANİ'Yİ DAHA PASİF KONUMA SÜRÜKLEDİLER: Ruhani'nin, Mayıs ayındaki seçimlerde vaatlerinin ve programının merkezine ekonomik sorunların çözümünü yerleştirdiğini hatırlatan Balcı, "Fakat seçim sürecinden başlayarak rejim ve Ruhani arasındaki gerilim yükselmekteydi. Ruhani’nin ekonomik sorunlara ve çözümüne vurgu yapan söylemleri ile rejimin güvenliği önceleyen tutumu bir çatışma ve gerilim ortamı yaratmaktaydı. Nitekim Haziran ayında Tahran’da yaşanan terör saldırılarının ardından güvenlikçi yaklaşımın meşruluğu ve haklılığını pekiştiren bir algının ortaya çıkması Ruhani’yi daha pasif bir konuma sürüklemişti" ifadelerini kullandı.

İRAN İSTİHBARATININ BUNU ATLAMASI MÜMKÜN MÜ? Meşhed ve Kirmanşah’da başlayan gösterilerin bu sürecin yeni bir aşamaya evrildiğine işaret ettiğine dikkati çeken Balcı, "İran gibi güvenlik ve istihbarat yapısı halk ile doğrudan temas içerisinde olan, tüm kamusal alanlarda varlık gösteren bir kontrol mekanizmasına sahip olan bir ülkenin toplumdaki ekonomi temelli hoşnutsuzlukları analiz edememesi ve hatta bu hoşnutsuzlukların bir kitlesel harekete dönüşebileceğini öngörememesi elbette ki akıl dışı olacaktır" dedi. Balcı şöyle devam etti:

YAŞANANLARI ÜST ÜSTE KONULUNCA: "Peki genel anlamda Ruhani’yi tüm ekonomik sorunlardan sorumlu tutan bu protesto hareketlerinin İran medyasında yer bulmaması, güvenlik güçlerinin bu protestolara sınırlı müdahalede bulunması, geçmişte buna benzer protesto hareketlerini ortaya çıktıkları ilk andan itibaren 'ABD-İsrail' fitnesi olarak nitelendiren ve ulusal güvenliğe ve rejime tehdit olduğunu vurgulayan Rehberlik makamının sahibi Hamaney’in bu konu ile ilgili bir açıklamada bulunmaması nasıl izah edilebilir?"

İRAN'DA POST MODERN DARBE HEDEFLENİYOR: "Cevap, Mayıs ayındaki seçimlerden bir gün sonra Ruhani’nin zafer elde etmesinin ardından Hamaney’e en yakın yayın organlarının başında gelen Kayhan gazetesinin manşetinde saklı. Kayhan, seçimin hemen ertesinde Ruhani’nin fotoğrafının üstüne 'Şimdi beklentileri karşılama vakti' ifadesi ile derin bir mesaj vermişti. Bu ifade, 'beklentileri asla karşılayamayacaksın' alt metni ile bugünlerde yaşanan kitlesel hareketlerin kaynağını ortaya koyuyor. Rejim, Ruhani’nin ekonomik sorunların çözümü vaatlerini yerine getiremeyen ve halkı aldatan bir yönetici olduğu algısını yaratarak İran’da post modern bir darbeyi hedefliyor" dedi.

 İran dini lideri Hamaney: Düşmanlarımız ülkemizde isyan çıkarttı 

İran'ın dini lideri Hameney resmi internet sayfasından: "Düşmanlarımız ülkede isyan çıkarttı. Savaş çıkartmaya çalışıyorlar. İsyan çıkartmak için para silah ve ajanları kullanıyorlar" açıklamasında bulundu. 

İran'da ekonomik politikaları protesto etmek amacıyla ülke çapında düzenlenen hükumet karşıtı gösterilerde Huzistan Eyaleti'ndeki İze şehrinde dün gece 2 kişi hayatını kaybetti. İran devlet televizyonu tarafından yapılan açıklamada, gösterilerde toplam ölü sayısının 10'a yükseldiği açıklandı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve hükümetine ölüm çağrısında bulunan eylemcilerin, dini liderler Ali Hamaney karşıtı sloganlar attığı gösteriler devam ediyor. Ülkede protestoların organize edildiği sosyal medyaya ise kısıtlama getirildi. 

Dışişleri'nden İran'daki olaylarla ilgili ilk açıklama

Türkiye, İran'da altıncı gününe giren protesto gösterileriyle ilgili resmi açıklama yaptı. Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde yer alan açıklama şöyle: "İran'da 28 Aralık tarihinde başlayan gösterilerin yayılarak sürdüğü ve çıkan olaylarda ölenlerin olduğu, ayrıca kamu binalarının zarar gördüğü yönündeki haberlerden endişe duyulmaktadır.

RUHANİ'NİN SÖZLERİNE VURGU YAPILDI

Türkiye, dost ve kardeş İran'ın toplumsal huzur ve istikrarının korunmasına büyük önem atfetmektedir. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Ruhani'nin halkın barışçıl gösteri yapmaya hakkı olduğu, ancak kanunların çiğnenmemesi ve kamu malına zarar verilmemesi gerektiği yolundaki açıklaması dikkate alınarak şiddetten kaçınılması ve provokasyonlara kapılınmaması lazım geldiğine inanıyoruz.

Biran önce ülkede sükunetin sağlanmasını ve sağduyunun hakim kılınarak olayların tırmanmasının önüne geçilmesini, gelişmeleri kışkırtıcı söylem ve dış müdahalelerden kaçınılmasını temenni ediyoruz."

İRAN'DA NELER OLUYOR?

İran'da yüksek fiyatları protesto etmek için geçen hafta başlayan ve ABD'nin tam destek verdiği gösteriler beşinci gününde devam ediyor. Son dakika gelen bilgilere göre, ülkenin önemli bir bölümüne yayılan protestolarda ölenlerin sayısının 29'a yükseldiği öğrenildi. İran medyası ile Batılı haber ajanslarından gelen haberlerde çelişkili bilgilerin yer alması ise kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor. İran yönetimi bölgede Batılı ajanların cirit attığını ve kimliği belirsiz kişiler tarafından bazı göstericilerin öldürülmesinin tansiyonun yükselmesine neden olduğunu belirtmişti.

Öte yandan AFP'nin servis ettiği bir harita adeta yaşanan korkunç gerçeği gözler önüne serdi. Ajans, yayınladığı haritada kırmızı nokta ile belirlediği bölgeleri rapor edilen ölüm haritası olarak kaydetti.

RUSYA’DAN İRAN AÇIKLAMASI

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'da yaşanan gelişmelerin kan dökülerek veya şiddet yoluyla tırmanmamasının umulduğu kaydedildi. 

Ülkede başlayan protestolar etrafında yaşanan gelişmelerin İran'ın iç meselesi olduğuna vurgu yapılan açıklamada, "İran'daki durumu istikrarsızlaştırabilecek dış müdahaleler kabul edilemez." ifadesine yer verildi. 

Meşhed kentinde perşembe günü hiç bir siyasi partinin çağrısı olmadan toplanan grup, ülkedeki ekonomik şartları protesto etmek amacıyla gösteriler düzenlemeye başlamıştı. Gösteriler, rejim muhalifi protestolara dönüşerek birçok kente yayılmıştı. 

Devlet yetkililerinin yaptığı açıklamalara göre, eylemlerin başladığı geçen perşembe gününden bu yana ülke genelinde 10 kişi hayatını kaybetti. 

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, İran'daki gelişmelerden endişe duyduğunu belirtti.

Gabriel yaptığı yazılı açıklamada, İran'da yaşanan protestolarda göstericilerin öldürülmesi ve çok sayıda tutuklama nedeniyle endişeli olduğunu ifade etti. 

Şiddet içeren eylemlerden kaçınılmasını isteyen Gabriel, "İran hükümetine, göstericilerin haklarına saygı gösterme, toplanmalarına müsaade etme, özgürce ve barışçıl bir şekilde seslerini duyurmalarına izin verme" çağrısında bulundu.

BAHREYN'DEN İRAN'A SEYAHAT UYARISI

Bahreyn'in, vatandaşlarından "güvenlik koşulları" gerekçesiyle İran'dan ayrılmalarını istediği bildirildi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ve ülkenin resmi haber ajansı BENA'da yayımlanan açıklamada, "Bahreyn, istikrarsız güvenlik koşulları ve ülkedeki bazı kentlerde yaşanan şiddet olaylarını dikkate alarak bütün vatandaşlarını hiçbir şekilde İran'a seyahat etmemeye çağırıyor." denildi. 

Açıklamada, İran'da bulunan Bahreyn vatandaşlarının son derece dikkatli olmaları ve en kısa sürede ülkeden ayrılmaları istendi. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert: İran'daki olayları yakından takip ediyoruz

Sözcü Nauert, basın toplantısında İran'daki protesto gösterilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Nauert, "Daha önce de farklı birçok ortamda yaptığımız gibi İran halkı için desteğimizi birçok farklı ortamda ifade ediyoruz." ifadesini kullandı.

ABD'nin İran'da büyükelçiliğinin olmadığına vurgu yapılarak gelişmeleri nasıl takip ettiklerinin sorulması üzerine Nauert, bu ülkede yaşananları basından ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla izlediklerini aktardı.

İran halkının ifade özgürlüğünü desteklediklerine dikkati çeken Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Bu ister burada ister Rusya'da isterse ise başka bir ülkede olsun temel bir insan hakkı konusudur." değerlendirmesini yaptı.

Nauert'in bu sözlerinin ardından, Filistin halkının İsrail'e karşı düzenlediği protesto gösterilerinde çok sayıda çocuk yaşta kişinin gözaltına alınarak askeri mahkemelerde yargılandığı anımsatıldı.

İran'daki gösterileri "temel bir insan hakkı" olarak tanımlayan Sözcü Nauert, "Özellikle bu konuya vurgu yaparak çok fazla şey söylemeyeceğim. Herkese, özellikle ise çocuklara insanca davranılması gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.

İran'daki gösterilere ilişkin Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, "İran halkının kendini barışçıl bir şekilde ifade etme hakkını destekliyoruz. Onların sesi duyulmayı hak ediyor. İlgili tüm tarafları, barışçıl yollarla temel ifade hakkını korumaya ve sansüre katkı sağlayacak herhangi bir eylemden kaçınmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump da Twitter hesabından İran'la ilgili birkaç kez paylaşımda bulunarak, "İran yönetiminin, kendi halkının ifade özgürlüğü hakkına saygı göstermesi gerektiğini" kaydetmişti.