Ahmet Eraslan
ABD tarafından yapılan bir değerlendirmeye göre İran, iki haftadan kısa bir süre içinde nükleer bir cihaz için yeterli bölünebilir malzeme üretme kapasitesine sahip.
ABD Savunma Bakanlığı'nın 2023 Kitle İmha Silahlarıyla Mücadele Stratejisi raporunda İran'ın "sürekli bir tehdit" olduğu ve iki hafta içinde bomba yapma kapasitesine sahip olmasına rağmen "İran'ın şu anda bir nükleer silah programı peşinde olmadığının değerlendirildiği" belirtiliyor.
Ayrıca ABD, İran'ın "Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) yükümlülüklerine uymadığını değerlendirmektedir. Örneğin, İran CWC süreçlerine uymak için eksiksiz bir kimyasal silah üretim tesisi beyanı sunmamıştır."
Raporda, "ABD ayrıca İran'ın saldırı amaçlı çift kullanımlı merkezi sinir sistemine etki eden kimyasalların peşinde olmasından da endişe duymaktadır" denildi.
İran son iki yılda nükleer programını hızla ilerletti, ancak nükleer silah geliştirme niyeti olduğunu hala reddediyor.
İsrail defalarca İran'ın nükleer bir devlet olmasına izin vereceği uyarısında bulunmuş olsa da uzmanlar Tahran'ın gelişmiş programı nedeniyle zaten nükleer eşik devlet olarak sınıflandırılması gerektiğine inanıyor.
İran ise Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşme görüşmelerine yönelik eleştirilerini yüksek sesle dile getirdi.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi Pazar günü yaptığı açıklamada "Siyonist rejimle ilişkileri normalleştirmek İslam dünyasındaki herhangi bir hükümet için gerici ve gerici bir harekettir" dedi.
Suudi Arabistan'ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirme karşılığında ABD'den kendi nükleer programı için izin istediği, İran'ı ise kendi nükleer silahlarını geliştirmekle tehdit ettiği bildiriliyor.