Harvard yönetimi için dikkat çeken iddia: George Soros ile kirli işler yürütüyorlar

ABD eski Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Mike Benz, katıldığı bir televizyon programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Benz, Harvard Üniversitesi'nin Harvard Corporation adı verilen 12 kişilik bir kurul tarafından yönetildiğini dile getirerek, söz konusu kurulun ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ile paralel çalıştığını ve George Soros ile birlikte ABD hükümetinin kirli işlerini yürüttüğünü dile getirdi.

HABER MERKEZİ

Real America's Voice (RAV) televizyon kanalında yayınlanan 'The War Room' programına konuk olan Benz, Harvard Üniversitesi'nin, sadece bir eğitim kurumu olmanın ötesinde, derinlemesine bir finansal ve politik yapıya sahip olduğunu dile getirdi. ABD'li eski yetkili, üniversitenin, Harvard Corporation adı verilen 12 kişilik bir kurul tarafından yönetildiğini, kurulun başında ise eski Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Başkanı Penny Pritzker'in bulunduğunu belitti. Benz, "Bu kurum sana tanıdık geliyorsa, sebebi Joe Biden'ın CIA Direktörü olarak atadığı Bill Burns'ün bu kurumu yedi yıl boyunca yönetmiş olmasıdır" diye konuştu.

SOROS İLE KİRLİ İŞLER YÜRÜTÜYORLAR

Harvard'ın esasen bir dış politika aracı olduğunu, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana, Avrasya'yı Rusya'dan almak için yoğun yatırımlar yaptığını ve bu süreçte Harvard Uluslararası Kalkınma Enstitüsü aracılığıyla Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin, özellikle de Rusya'nın ekonomik zenginliklerini yağmalama süreçlerinde aktif rol aldığını öne süren Benz, söz konusu yapının, USAID ile paralel çalışarak, 1990'larda Rusya'da ekonomik servetin yağmalanmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti. Benz, Harvard'ın, George Soros ile birlikte ABD hükümetinin kirli işlerini yürüttüğünü ve bu süreçten büyük kazançlar elde ettiğinin altını çizdi. Benz, "1990'larda, "Harvard Boys Do Russia" (Harvardlı Çocuklar Rusya'da) başlıklı yazıyı herkes arayıp bulabilir. Bu yazı, Harvard Uluslararası Kalkınma Enstitüsü'nün, özellikle Rusya olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin zenginliğini nasıl özelleştirerek ve hortumlayarak el koyduğunu anlatır" ifadelerini kullandı.

Benz, Harvard'ın bazı ekonomistler ve bağlantılı kişilerle dev bir ağ kurduğunu, bu yolla üniversitenin kamuya ait varlıkları düşük miktarda ve ihalesiz şekilde alma ayrıcalığı kazandığını, aynı şeyin Ukrayna'da, Orta ve Doğu Avrupa'nın pek çok yerinde yapıldığını ifade etti.

DİKKAT ÇEKEN İLİŞKİ

"Harvard'ın üst düzey liderliği ve elit sınıfı, CIA, Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve USAID ile uzun yıllar tamamen bütünleşmiş ve bu kurumların politikaları ile Harvard'ın hedefleri örtüşmüştür" diyen Benz, Harvard'ın, çeşitli eğitim ve ağ oluşturma programlarıyla, hükümetin ajandasına karşı çalıştığı ve hatta hükümetin finanse ettiği birçok faaliyetin içinde yer aldığını iddia etti.

HÜKÜMETLERİ YÖNLENDİRMİŞLER

Harvard'ın, kendi yatırımlarına hizmet edecek şekilde hükümetleri devirme ve yeni hükümetleri şirketler lehine yönlendirme süreçlerinde aktif rol oynadığını vurgulayan Benz, bu süreçlerdeki çeşitli eylemlerin yerel terörizme yakın faaliyetler olarak nitelendirilebileceğini dile getirdi. Benz, "Harvard, finansal piyasalarla istihbaratı ve devlet yönetimini birleştirerek küresel politikaları, dış politikayı ve dış politikanın içsel itici güçlerini şekillendirmek amacıyla kullanılır. Bu içsel güçler arasında, Harvard'ın kârını tehdit edebilecek bir başkanı devirmek de vardır" dedi.

Benz, "Son olarak Erica Chenoweth ve Maria Stephan gibi "toplumsal şiddet" organizatörlerinin, Tesla protestolarında aktif rol oynadığı söyleniyor. Harvard, sizin vergilerinizle 9 milyar dolar alırken, bu insanlar da protesto ve şiddet stratejileri geliştiriyor. Bu faaliyetler, terimden kaçınmaya çalışsam da, yer yer iç terörizme yakın şeylerdir: kundaklama, tehdit, özel mülke zarar... Amaç, başkan bile olmayan bir kişinin başkanı etkilemesini engellemektir" diye konuştu.

"İşte Harvard bunu yapıyor, çünkü bu ağları inşa ediyor. CIA ve Dışişleri Bakanlığı için dış ülkelerde arka kapı görevi görüyor" diyen Benz, "Yugoslavya'nın hükümetini devirdiğimizde, bu finansal ve kurumsal yatırımcılar o ülkenin varlıklarını ele geçiriyor. Harvard Yatırım Fonu da bu şirketlere yatırım yapıyor. Yani Harvard'ın merkezleri, fakülteleri, profesyonelleri; bu hükümetleri devirmek için isyanlar örgütlüyor, çünkü bu sayede kurulacak yeni hükümet, Harvard'ın yatırım yaptığı şirketlere her şeyi verecek" açıklamasında bulundu.

Benz son olarak, bunun büyük bir dolandırıcılık olduğunu ve yaşananlara ABD'de artık izin vermeyeceklerini dile getirdi.