Fransızlar 3 noktaya dikkat çekti: Türkiye kilit aktör

Avrupa savunma pazarında dengeler değişiyor. Fransız düşünce kuruluşu Fondation pour la Recherche Stratégique raporuna göre Türkiye, İHA'dan zırhlı araçlara uzanan ürünleriyle kıtada hızla yükselerek en büyük ihracat pazarını Avrupa'ya kaydırdı. NATO uyumu, hızlı teslimat ve ortak üretim modeli sayesinde Türk savunma sanayii, Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde kilit aktörlerden biri haline geldi.

HABER MERKEZİ

Fondation pour la Recherche Stratégique, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii ihracatında dikkat çekici bir yükseliş sergilediğini yazdı.

Rapora göre Türkiye, özellikle 2024 itibarıyla Avrupa'yı savunma ihracatında en büyük pazar haline getirdi.

Türkiye'nin savunma ihracatında Avrupa'nın payı yüzde 27'ye ulaşarak ABD'yi geride bıraktı. Bu artışta insansız hava araçları, zırhlı kara araçları ve deniz platformları gibi ürünlerin etkisi belirleyici oldu.

BAYRAKTAR TB2'YE DİKKAT ÇEKTİLER

Özellikle Baykar tarafından geliştirilen TB2 silahlı insansız hava aracı, Türkiye'nin Avrupa pazarına girişinde kritik rol oynadı. Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa ülkelerinin artan talebi, Türk savunma ürünlerine yönelik ilgiyi hızla artırdı. Polonya, Romanya ve Hırvatistan gibi ülkelerin yanı sıra birçok Balkan ülkesi de TB2 kullanıcıları arasına katıldı.

TÜRKİYE AVRUPA'NIN BEKLENTİLERİNE CEVAP VERDİ

Kara sistemlerinde ise Türk şirketleri Doğu Avrupa'da önemli ihaleler kazandı. Nurol Makina ve Otokar gibi firmalar Macaristan, Estonya ve Romanya'da zırhlı araç projeleriyle öne çıkarken, yerel üretim ve ortaklık modelleriyle Avrupa'nın sanayi beklentilerine de yanıt verdi.

Elektronik harp ve savunma teknolojilerinde de Türkiye'nin etkisi artıyor. ASELSAN, Polonya ile 410 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak İHA karşıtı sistemler alanında önemli bir adım attı. Bu tür anlaşmaların çoğu hükümetler arası iş birliğiyle desteklenerek stratejik ortaklıkları derinleştiriyor.

BAŞARIDA 3 TEMEL UNSUR

Raporda, Türkiye'nin Avrupa'daki başarısının arkasında üç temel unsur olduğu vurgulanıyor: rekabetçi fiyatlar, hızlı teslimat kabiliyeti ve NATO standartlarına uyum. Bu özellikler, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası acil ihtiyaçlarla karşı karşıya kalan Avrupa ülkeleri için kritik avantaj sağladı.

ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ

Ayrıca Türkiye'nin yalnızca satış odaklı değil, aynı zamanda ortak üretim ve teknoloji transferine dayalı bir model izlediği dikkat çekiyor. İspanya ile HÜRJET eğitim uçağı projesi ve İtalya'da Baykar-Leonardo ortaklığı bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.

TÜRKİYE'NİN ETKİSİ DAHA DA ARTACAK

Sonuç olarak analiz, Türkiye'nin artık sadece alternatif bir tedarikçi değil, Avrupa savunma ekosisteminde giderek daha fazla söz sahibi olan stratejik bir aktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa'nın yeniden silahlanma süreci devam ederken, Türk savunma sanayisinin kıtadaki etkisinin daha da artması bekleniyor.