Fransız askerlerinin ülkeyi terk etmesini istediler

Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'nin ardından şimdi de Burkina Faso, Fransız askerlerin ülkeyi terk etmesini istedi.

TRT Haber

Afrika'da uzun yıllar sömürgecilik yapan Fransa, kara kıtadaki varlığını bir bir kaybediyor.

Fransa, Afrika kıtasında en fazla sömürgecilik yapan ülkelerden biri. Öyle ki, onlarca hatta yüzyıllarca süren bu sömürgecilik kıtada çok ciddi bir Fransız nüfuz alanın oluşmasındaki en büyük etken.

Fransa'da basılan paralar, resmi dilin Fransızca olması, Fransız kültürünün yaygınlığı...

Son yıllarda tüm bunlara rağmen Fransa'ya karşı Afrika'da büyük bir tepki alanı oluştu. Kimisi teröre karşı destek istediği Fransa'yı teröre destek vermekle, kimisi de "ülke iç işlerine karışmakla" suçladı.

Peki, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'den sonra Burkina Faso neden Fransızlara çantalarını toplamak için birkaç ay süre verdi?

Terör saldırıları, darbeler ve Moskova'yla yakınlaşan ilişkiler... Fransa'nın eski kolonilerine bakıldığında görülecek ortak noktalar bunlar.

Fransa'ya göre, yıllarca sömürdükleri ülkelerdeki nüfuzlarının zayıflamasının en büyük nedeni 3'üncü ülkeler. İddiaya göre, Çin, Rusya ve Türkiye "Fransa karşıtı büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüyor."

Ancak şunu bilmek gerekiyor, Fransa azalan nüfuzundan vazgeçmiş değil. Afrika'daki faaliyetlerini daha az görünür olacak şekilde yeniden dizayn ediyor. Özellikle cihatçı gruplara karşı mücadelede ön saflarda yer almak istemiyor. Bunun yerine terörle mücadele eden ülkelere destek vermek niyetinde.

Öte yandan Fransa'nın Sahel bölgesindeki askeri varlığı da bitmiş değil.

Nijer, Çad ve Moritanya'daki üslere dağılmış 3 bin Fransız asker hala bölgede bulunuyor.

Batı Afrika'daki Burkina Faso, 1896'dan bağımsızlığını kazandığı 1960'a kadar Fransa sömürgesinde kaldı. Fransa, eski sömürgesi üzerindeki gölgesini uzun süre kaldırmadı ancak artık yolun sonu gelmiş gibi duruyor.

20 milyondan fazla nüfusa sahip Burkina Faso'nun yüzde 61'i Müslüman, yüzde 23'i Katolik Hristiyan, yüzde 16 ise yerel dinlere mensup. Ülkenin resmi dili hala Fransızca.

Ülkedeki darbe tarihi oldukça eski. Öyle ki, bağımsızlığını kazandığı 1960'dan 6 yıl sonra ilk askeri darbe yaşandı. 14 Haziran 1970 yılında onaylanan yeni anayasa ile dört yıllık bir geçiş dönemi başladı. Bu anayasadaki anlaşmazlıklar neticesinde 1977 yılında yeni bir anayasa hazırlanıp onaylandı ve 1978'de yapılan seçimlerde Sangoule Lamizana başkan seçildi.

Ülke 1980 yılında bir darbeye daha şahitlik etti. Ülke tarihine bakıldığında darbelerin peş peşe yaşandığı görülüyor. 1980'deki darbeden 3 yıl sonra 1983'te yeni bir darbe daha meydana geldi.

FRANSA'NIN AYAK İZLERİ: 60 YILDA 10 DARBE

Burkina Faso, bağımsızlığını kazandığı 1960'dan bu yana 10'a yakın askeri darbe gördü ve sık sık dış müdahalelere maruz kalmakla itham edildi. Dış müdahalelerde gözler hep Fransa'ya çevrildi.

Son bir yıl içinde gerçekleştirilen darbelerde de Fransa'nın parmağının olduğu sık sık konuşuldu. Hatta 23 Ocak 2022'de gerçekleştirilen darbeden sonra Paris merkezli yayın yapan Afrika Intelligence internet sitesi, Fransız diplomatların Eylül 2021'den bu yana ordunun yönetime el koyması senaryoları üzerinde çalıştığını ve Paris yönetiminin 23 Ocak'ta eski Cumhurbaşkanı Roch Christian Kabore'ye ülkeden acil şekilde ayrılmasını sağlamayı teklif ettiğini iddia etti.

Haberde, Kabore'yi komşu ülkelerde güvenli bir yere getirme konusunda çalışmaların yapıldığı ancak onun bunu reddettiği aktarıldı. Paris'in Kabore ile 23 Ocak'ta tüm gün irtibat halinde olduğu ancak dün bu irtibatın kesildiği bildirildi.

Elysee Sarayı'nın bu iddiaları yalanladığı belirtildi.

France 24'ün haberinde değerlendirmelerine yer verilen Fransız gazeteci ve yazar Antoine Glaser, Kabore'nin Fransa'ya karşı mesafeli olduğunu kaydetti.

Kabore'nin Fransa'yı orduyu yeniden düzenlemesine karşı çıkmakla suçladığını ifade eden Glaser, Burkina Faso'da Kabore'nin Yarbay Paul-Henri Sandaogo Damiba'ya yakın askerleri yaklaşık 15 gün önce tutuklaması nedeniyle darbenin yaşanmasının beklendiği yorumunda bulundu.

Glaser, Fransa'nın Kabore'yi terk ettiğini düşünmediğini belirterek, "(Burkina Faso'nun) eski Cumhurbaşkanı Blaise Compaore'yi Fildişi Sahili'ne götüren Fransız özel kuvvetleriydi." dedi.

Antoine Glaser, "Fransa'nın (Burkina Faso'da 2015'teki darbe girişiminden sorumlu General) Gilbert Diendere'ye destek verdiği doğrudur. (Fransız Dış İstihbarat Birimi) DGSE'nün Ouagadougou'daki platformunu bölgedeki gizli operasyonlar için kullandığı doğrudur ancak bunun Fransa'nın Roch Kabore'yi desteklemediği anlamına gelmez." ifadesini kullandı.

TERÖR VE DARBE

Geçtiğimiz eylül ayında yaşanan son darbe ise, ülkenin kuzeyinde gerçekleştirilen terör saldırısını protesto etmek için halkın sokaklara çıkmasıyla tetiklendi.

Öyle ki, 27 Eylül'de yaşanan 11 askerin öldüğü, 50 sivilin kaybolduğu terör saldırısının ardından, ekonomik başkent Bobo-Dioulasso'da sokaklara dökülen yüzlerce kişi, Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Yarbay Paul-Henri Sandaogo Damiba'yı istifaya davet etti.

Yarbay Damiba, 24 Ocak'ta darbeyle iktidarı ele geçirmiş, 2 Mart'ta geçiş sürecinin cumhurbaşkanı olarak atanmıştı.

Hatırlamakta fayda var. Fransa terör örgütleriyle mücadele bahanesiyle 2013'ten itibaren bölgede bulundurduğu askerlerini geçtiğimiz aylarda geri çekmişti.

Yaklaşık 10 yıl önce patlak veren güvenlik krizi nedeniyle bugün Sahel dendiğinde akla ilk silahlı terörist grupların saldırıları geliyor.

El Kaide ve DEAŞ bağlantılı gruplar Mali, Nijer ve Burkina Faso'nun paylaştığı ve "Liptako Gourma" adı verilen sınır hattında her yıl yüzlerce kişinin ölümüne neden olan saldırılar düzenliyor.

Terör örgütleri, uyuşturucu, silah, akaryakıt kaçakçılığı gibi yasa dışı yollardan elde ettiği ciddi gelirlerle faaliyetlerini her geçen gün artırıyor.

FRANSA YERİNİ WAGNER'E BIRAKIYOR

Dünyanın en yoksul ülkelerinden kabul edilen Nijer, Mali ve Burkina Faso ise darbeler ve iç karışıklıklar gibi nedenlerle ordularına yeterli bütçeyi ve ekipmanı sağlayamıyor, bu örgütlerle mücadelede yetersiz kalıyor.

İşte Fransa en fazla terör saldırısına maruz kalan söz konusu üç ülkede 10 yıldan fazla bir süre asker bulundurdu. Mali'de sokak protestoları ve yönetimin talepleriyle ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Zira ülke yönetimi Fransa'yı terör örgütlerini bizzat desteklemekle suçluyordu.

Öte yandan Fransa, büyük bir hezimetle sonuçlanan Sahel operasyonlarının sonucunda Mali'yi Rus paralı milis grubu Wagner'i yerleştirdi.

Tıpkı Mali'de olduğu gibi Fransa'nın yanlış politikaları Rus paralı milis grubu Wagner'in Burkina Faso'da da varlık göstermesine neden oldu. Esasen Fransa kıtadaki azalan varlığının nedeninin 3'üncü ülkeler olduğunu iddia etse de durumun kendi politikalarından kaynaklandığı görülüyor.

Fransa her ne kadar halihazırda Ukrayna'da faaliyetlerde bulunan ve Mali'de pozisyon kazanan Wagner'e karşı sesini yükseltse de 2020'de Hafter'i destekleyen Wagner milisleriyle aynı safta yer aldı. Mali'de pozisyon kaybeden Fransa, şimdilerde Burkina Faso'da yoğun faaliyetlerde bulunuyor. Ancak bu ülkede de Fransız karşıtı sokak gösterileri yaşanıyor.

Burkina Faso her ne kadar yalanlasa da birçok haber, darbecilerin iktidarlarının temellerini atmalarına destek olmak ve ülkenin yüzde 40'ından fazlasını kontrol ettiğine inanılan terörist gruplarla mücadele etmelerine yardımcı olmak için Rus özel grubu üyelerinin ülkedeki varlığından bahsediyor.

Son zamanlarda, özellikle altın madenlerinde faaliyet gösteren Rus şirketlerinin Burkina Faso'daki güçlü varlığı dikkat çekiyor. Rus şirketi Nord Gold, 3 madeni işlettiği için Burkina Faso'nun altın madenlerindeki en büyük yabancı yatırımcı konumunda. Ulusal gazetelerde çıkan haberlere göre, geçtiğimiz Aralık ayında yetkililer şirkete dördüncü bir madeni işletmek için dört yıllık geçerlilik süresi olan yeni bir ruhsat verdi.

Burkina Faso yetkilileri Wagner ile yapılan anlaşmayı yalanlasa da, geçtiğimiz yıl Fransa ile askeri işbirliği anlaşmasını sona erdiren, topraklarında bulunan bin 500 Fransız askerini sınır dışı eden, onların yerine Rus Wagner grubundan savaşçılar alan ve helikopterler ile savaş uçaklarını içeren Rus silah satın alma anlaşmaları yapan komşu Mali'nin deneyimine hayranlığını gizlemiyor. Mali'nin satın aldığı silahların son partisini geçtiğimiz hafta teslim aldığı biliniyor.