Çöküşe karşı tarihi çıkış: Sadece Türkler durdurabilir

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin önemine dikkat çekerek, Türk diplomasisinin küresel krizlerde belirleyici bir rol oynayabileceğini vurguladı.

HABER MERKEZİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye ile Rusya arasındaki stratejik iş birliğinin uluslararası krizlerin çözümünde kritik bir rol oynadığını belirtti. Lavrov, Türk diplomatlarının yetenekleri ve tarihsel hafızaya dayalı yaklaşımlarının, günümüzün çok kutuplu dünya düzeninde öne çıktığını söyledi. Özellikle Türkiye'nin bölgesel krizlerdeki aktif tutumuna ve diplomatik ekolüne dikkat çeken Lavrov, "Çökmekte olan uluslararası yapıyı kurtarabilecek güçte olanlar, Türk diplomatlarıdır" ifadelerini kullandı.

TÜRK DİPLOMASİSİNİN TARİHSEL HAFIZASI VE ETKİSİ

Sergey Lavrov, Türkiye'nin dış politikasında tarihsel hafızanın önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Türk halkının Osmanlı İmparatorluğu'na dair köklü geçmişinden güç aldığını belirten Lavrov, bu tarihsel birikimin günümüzdeki diplomatik yaklaşımlara da yansıdığını ifade etti. Rusya'nın da, bünyesinde Türk halklarını barındıran bir ülke olarak, benzer şekilde tarihsel hafızanın korunmasına büyük önem verdiğini söyledi. Lavrov, "Her büyük ülke gibi Türkiye'nin de kendi ulusal çıkarları var ve bu çıkarları hayata geçirirken geçmişten gelen tecrübelerden yararlanıyorlar. Biz de Rusya olarak bu yaklaşımı çok iyi anlıyoruz ve destekliyoruz" dedi. Bu yaklaşımın, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine katkı sağladığını belirtti.

RUSYA VE TÜRKİYE ARASINDA DİPLOMATİK EKOL BENZERLİĞİ

Lavrov, Türk diplomatlarının sahip olduğu diplomatik ekolün, Rusya'nın kendi diplomasi geleneğiyle büyük benzerlikler taşıdığını dile getirdi. Türk diplomatlarının, sadece resmi protokollerle değil, aynı zamanda gayri resmi jestlerle de muhataplarını etkileyebildiğini kaydeden Lavrov, "Bir çay ikramı ya da samimi bir şaka, diplomasiye farklı bir boyut kazandırabiliyor" dedi. Ancak asıl önemli olanın, diplomatların kendi ülkelerinin tarihine ve diplomasi geleneğine derinlemesine hakim olmaları olduğunu vurguladı. Bu tarihsel bilinç sayesinde, geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkarılarak, günümüz koşullarında yeni ve özgün çözümler üretilebildiğini belirtti. Lavrov, "Diplomatlarımızı bu bilinçle yetiştiriyoruz. Böylece, seleflerimizin başlattığı çizgiyi ilerletmek, bize ek bir güç ve ilham veriyor" ifadelerini kullandı.

ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİNDE TÜRKİYE'NİN YERİ

Sergey Lavrov, Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzeninin inşasında üstlendiği rolün altını çizdi. Türk diplomatlarının, geçmişten gelen deneyim ve bilgi birikimini günümüzün karmaşık uluslararası ortamında başarıyla kullandığını belirtti. Lavrov, "Jeopolitik ve coğrafi çıkarlar, devletlerin gelişim seyrini belirler. Türkiye ile Rusya arasında bu anlamda birçok ortak nokta bulunuyor" dedi. Özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve selefleriyle yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Lavrov, AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nun da bu ekolün başarılı temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. Lavrov, "Eğer bugün uluslararası sistemde yaşanan çöküşü durdurabilecek bir aktör varsa, bu Türk diplomatlarının yetkinliğidir" diyerek Türk diplomasisine olan güvenini yineledi.

Sonuç olarak, Sergey Lavrov'un açıklamaları, Türkiye'nin uluslararası arenadaki diplomatik gücünün ve tarihsel hafızaya dayalı yaklaşımının, hem bölgesel hem de küresel krizlerin çözümünde ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Rusya ile Türkiye arasındaki diplomatik iş birliğinin, önümüzdeki dönemde de çok kutuplu dünya düzeninin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.