Çimento fabrikası değil terör yuvası... Lafarge'ın Suriye'deki yeri görüntülendi

Terör örgütü DEAŞ ile işbirliği yapmakla suçlanan Fransız şirketi Lafarge'ın Suriye'nin Aynularab kırsalındaki çimento fabrikası görüntülendi. Şirketin, örgüte finansman sağladığı iddialarıyla Fransa'da “insanlığa karşı suçlar” kapsamında yargılandığı davada kararın Nisan 2026'da açıklanması bekleniyor.

AA

Suriye ordusunun ülkenin kuzeydoğusundaki birçok bölgeyi terör örgütü YPG'den kurtarmasının ardından sahadaki dengeler değişti. Suriye hükümeti, terör örgütü YPG işgali altındaki Aynularab'a insani yardım ulaştırılması amacıyla Ayn İsa beldesinden geçen bir insani koridor açtı.

Söz konusu insani koridorun çevresinde, Fransız şirketi Lafarge'a ait çimento fabrikası da bulunuyor.

Ortaya çıkan belgelere göre Lafarge, terör örgütü DEAŞ'ın bölgeyi kontrol ettiği dönemde, Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde örgütle işbirliği yapmakla suçlanıyor. Fransız istihbaratının bu süreçte Lafarge'ın bu işbirliğine kayıtsız kaldığı aktarılıyor.

Lafarge, DEAŞ ile ticari ilişkiler yürüttüğü gerekçesiyle ABD'de görülen dava kapsamında 2022 yılında yaklaşık 778 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Buna karşın, şirket ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 8 kişi hakkında Fransa'da "insanlığa karşı işlenen suçlar" ithamıyla açılan dava hâlen devam ediyor. Fransız mahkemesinin söz konusu davaya ilişkin kararını Nisan 2026'da açıklaması bekleniyor.

AA, LAFARGE'IN DEAŞ'I FİNANSE ETTİĞİNİ KANITLAYAN BELGELERİ YAYIMLAMIŞTI

AA, 7 Eylül 2021'de Lafarge'ın, Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde terör örgütü DEAŞ'ı finanse ettiğini ortaya koyan belgeleri yayımlamış, bu belgeler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Haziran 2017'de başlatılan soruşturma kapsamında, Lafarge Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler "teröre finansman sağlamakla" suçlanmıştı.

Soruşturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024'te Lafarge Grubu ile şirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAŞ dahil terör örgütleriyle her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği ambargosunu ihlal ettikleri gerekçesiyle yargılanmalarına karar vermişti.