BM'den üye ülkelere çağrı: İsrail'e silah transferini askıya alın

Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, ''Tüm BM üyesi ülkeler, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun ciddi ihlallerine dair güvenilir kanıtlar olduğu sürece İsrail'e silah transferini askıya almalı.'' ifadesini kullandı.

AA

BM raportörleri, İsrail'in Orta Doğu'daki saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin hemen sonrasında İsrail'in Lübnan'a yönelik benzeri görülmemiş saldırılar düzenlendiği belirtilen açıklamada, İsrail'in saldırıları kınandı ve bunların derhal durması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, "Uluslararası hukuk düzenine, diplomasiye ve her şeyden önce Lübnan'daki sivillerin yaşamlarına ve çevreye yönelik en büyük saygısızlığın devam ettiğine tanık oluyoruz. İsrail, Pakistanlı arabulucusunun Lübnan'ı da kapsadığını belirttiği ateşkesin ilan edildiği anda, 1980'den bu yana Lübnan'a yönelik en büyük koordineli saldırı dalgasını başlatmayı seçti." ifadesi kullanıldı.

İsrail'in Lübnan'a saldırılarının, BM Şartı'nın açık bir ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, saldırıların, barış umutlarının kasıtlı olarak yok edilmesinin yanı sıra çok taraflılığa ve BM temelli uluslararası düzene bir hakaret olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, ABD ile İran arasında yakın zamanda ilan edilen ateşkese rağmen daha geniş bölgesel gerilim azaltma umutlarının belirsiz kalmasından endişe duyulduğuna dikkati çekilerek, "Hafta sonu yapılan görüşmelerde, somut bir ilerleme kaydedilememesi, mevcut ateşkes çabalarının kırılganlığını ve diplomatik etkileşimin artırılmasının acil olduğunu vurguladı. (İran limanlarına yönelik) ABD'nin deniz ablukası uygulaması, durumu daha da istikrarsızlaştıran bir savaş eylemidir." değerlendirmesinde bulunuldu.

"BM ÜYESİ ÜLKELER, İSRAİL'E SİLAH TRANSFERİNİ ASKIYA ALMALI"

Açıklamada, İsrail tarafından Lübnan'da genel "tahliye emirlerinin" verilmesinin, yerinden edilmiş kişilerin geri döneceği konutların yıkılmasıyla birleştiğinde "Gazze'deki soykırım sırasında başlatılan konut katliamı modeliyle tutarlı" olduğu vurgulandı.

Lübnan'da evlerin kasıtlı olarak yıkılmasının toplu cezalandırma biçimi olduğuna yer verilen açıklamada, bunun "etnik temizliğe" işaret ettiği belirtildi.

Açıklamada, sivil nüfusun zorla yerinden edilmesinin, insanlığa karşı suç teşkil ettiği ve uluslararası hukuka göre bir savaş suçu olduğuna değinilerek, İsrail'e Lübnan'daki tüm saldırıları derhal durdurması, ateşkes çerçevesine ve BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına uyması yönünde çağrı yapıldı.

İsrail'in yerinden edilmiş kişilerin güvenli şekilde geri dönmesini sağlaması ve Lübnan ile doğrudan müzakerelere girmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "ABD, İsrail'in Lübnan sivillerine ve altyapısına yönelik saldırılarını gecikmeden durdurmasını sağlamak için nüfuzunu kullanmalı, tüm BM üyesi ülkeler, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun ciddi ihlallerine dair güvenilir kanıtlar olduğu sürece İsrail'e silah transferini askıya almalı." denildi.

Açıklamada, uluslararası topluma, Lübnan'ın insani yardım çalışmalarına destek vermesi yönünde çağrı yapıldı.

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI

İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 2 bin 124 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirmişti.

Lübnan hükümeti de ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.