Batı'ya veryansın etti... Lübnanlı Şems: Mazlum dostu şerefli Türkiye'yi seviyorum

İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik saldırıları ve işgali nedeniyle yerinden edilen Lübnanlılar, yaşadıkları zorluklara dikkat çekerek Batı'nın insan hakları ihlalleri karşısındaki sessizliğini eleştirdi. Lübnanlı Hasan Ali Şems, ''Vatanımı ve namusumu savunuyorum. Biz savaşı sevmiyoruz ama topraklarımızı ve haklarımızı istiyoruz. Direnen her insan şereflidir. Mazlumun yanında duran şerefli Türkiye'yi seviyorum. Her yerde zulüm görenler için sesini yükselten Türkiye'ye selam olsun.'' ifadesini kullandı.

AA

Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Reml ez-Zarif Okulu'na sığınan yaklaşık 1300 yerinden edilmiş kişi, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor.

Okulda kalan Lübnanlılardan Hasan Ali Şems, AA muhabirine, "Bu insanlar mülteci değiller, kendi ülkelerinde İsrail işgali yüzünden topraklarını terk etmek zorunda kaldılar." dedi.

"BATI'NIN BİRAZ PETROL VE SU İÇİN İNSAN ÖLDÜRECEK KADAR VAHŞİ OLDUĞUNU BİLMİYORDUK"

Okullarda Batı medeniyetinin öğretildiğine işaret eden yaşlı adam, "Ancak Batı'nın biraz petrol ve su için insan öldürecek kadar vahşi olduğunu bilmiyorduk. Gazze'de çocuklar öldürülüyor. Savundukları demokrasi ve medeniyet bu mu?" diyerek serzenişte bulundu.

Direnişin önemine dikkati çeken Şems, "Vatanımı ve namusumu savunuyorum. Biz savaşı sevmiyoruz ama topraklarımızı ve haklarımızı istiyoruz. Direnen her insan şereflidir. Mazlumun yanında duran şerefli Türkiye'yi seviyorum. Her yerde zulüm görenler için sesini yükselten Türkiye'ye selam olsun." ifadesini kullandı.

İsrail'in katliamlarından Başbakan Binyamin Netanyahu'nun sorumlu olduğunu dile getiren Şems, birlik olmanın önemine vurgu yaptı.

"YATAK, BATTANİYE VE GIDA MADDELERİNDE EKSİKLİK YAŞIYORUZ"

Lübnan'ın güneyindeki Blida beldesinden olan Zeynep Hüseyin Dahir, Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesinden yerinden edildiğini anlattı.

Dahir, yerinden edilmenin getirdiği zorluklara dikkati çekerek, "Burada çok büyük acılar çekiyoruz. Şeker hastasıyım, astımım ve cilt hastalıklarım var. Küçük bir odada altı kişi kalıyoruz, burada uyuyamıyoruz ve her şeyimiz eksik." diye konuştu.

Temel ihtiyaçlar noktasında büyük sıkıntı olduğunu vurgulayan Lübnanlı kadın, "Yatak, battaniye ve gıda maddelerinde eksiklik yaşıyoruz." dedi.

Dahir, insani yardım eksikliğine dikkati çekerek, "Bize hiçbir şey ulaşmadı. İnsülin ve astım ilacı gibi hayati öneme sahip ilaçlarımız yok. Sağlık ekipleri geliyor ama ihtiyacımız olan ilaçlar onlarda yok. Çoğu ilaç bulunamıyor." ifadelerini kullandı.

Lübnan hükümetine seslenen Dahir, "Bize en azından çadır sağlamasını bekliyoruz. İki kişinin bile sığmayacağı bir odada beş-altı kişi uyuyoruz." şeklinde konuştu.

MEDENİYET VE İNSAN HAKLARINDAN BAHSEDENLER ACİZ KALDI

Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentinde bağlı Deyr Nitar beldesinden yerinden edilen Hasan Abdullah, İsrail'le savaşı Hizbullah'ın başlatmadığını, İsrail ordusunun kendilerine savaş açtığını söyledi.

Abdullah, "Gençlerimizi öldürüyorlar; yolda yürürken, işimize giderken bizi arabalarımızda vuruyorlar. Uçaklarla ve dronlarla bizi vuruyorlar. Sınır hatlarındaki evlerimiz füzelerle hedef alınıyor." diye konuştu.

Lübnanlı adam, "Biz sadece kendimizi, ailelerimizi ve bu ülkeyi savunuyoruz. Burası bizim ülkemiz." dedi.

Yerinden edilmenin zorluklarına dikkati çeken Abdullah, normalde 2 saatten kısa süren yolu yaklaşık 19 saatte katettiklerini anlattı.

İsrail saldırılarında yakınlarından 8 kişiyi kaybettiğini söyleyen Abdullah, şöyle konuştu:

"Dünyaya ve Avrupa ülkelerine, hani bize medeniyet ve insan haklarından bahsedenlere mesajım; bu düşmanla işbirliği içinde nasıl da aciz kaldılar. Konuşmaya cesaret edemiyorlar çünkü hepsi küresel Siyonizm'e bağlı. Artık bize insan haklarından bahsetmesinler."

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI

İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.

Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı 15 Mart'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 850 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 105 kişinin yaralandığını bildirmişti.

Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi ise İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin sayısının resmi kayıtlara göre 830 bini geçtiğini duyurmuştu.