Atina'dan Türkiye itirafı: Ankara Batı için vazgeçilmez

Yunan siyasi analist Vasilis Lykos, militaire.gr'de yayımlanan analizinde, İsrail-İran geriliminin bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Lykos, çatışmalara doğrudan dahil olmayan Türkiye'nin jeopolitik etkisini artırdığını ve krizin en büyük kazananlarından biri olduğunu yazdı.

HABER MERKEZİ

Yunanistan merkezli militaire.gr'de yayımlanan analizde, Ortadoğu'da devam eden çatışmaların bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirdiği ve bu süreçten en avantajlı çıkan ülkenin Türkiye olduğu ifade edildi.

Siyasi analist Vasilis Lykos, uluslararası kamuoyunun dikkatini ABD-İsrail-İran eksenindeki gelişmelere çevirdiği bir dönemde, bölgenin geleceğini etkileyebilecek daha derin bir jeopolitik dönüşümün yaşandığını savundu.

Analizde, çatışmaların doğrudan tarafı olmayan Türkiye'nin, rakiplerinin askeri, ekonomik ve siyasi açıdan yıprandığı bir ortamda stratejik konumunu güçlendirdiği belirtildi.

Yazıda, ABD'nin yeni bir bölgesel krizle uğraştığı, İsrail'in çok cepheli güvenlik baskısıyla karşı karşıya bulunduğu ve İran'ın ise bölgesel nüfuzunu koruma mücadelesi verdiği ifade edildi. Bu tablo içerisinde Türkiye'nin, savaşa doğrudan dahil olmadan bölgesel etkisini artıran başlıca aktörlerden biri haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.

"ANKARA BATI İÇİN VAZGEÇİLMEZ"

Analizde ayrıca Batılı ülkelerin Türkiye'ye yönelik yaklaşımında değişim yaşandığı ifade edildi. Türkiye'nin NATO içindeki rolü, göç yönetimindeki önemi, Avrupa'nın enerji güvenliği açısından taşıdığı değer ve bölgesel krizlerdeki arabuluculuk kapasitesi nedeniyle Ankara'nın Batı için vazgeçilmez bir konumda olduğu vurgulandı.

KENDİ ÜLKESİNİ ELEŞTİRDİ

Yunanistan'ın ise uluslararası hukuk ve diplomatik meşruiyete dayalı dış politika anlayışının mevcut jeopolitik ortamda yeterli olmayabileceği savunuldu. Uluslararası ilişkilerde belirleyici unsurun yalnızca hukuk değil, aynı zamanda güç, nüfuz ve stratejik fayda olduğu ifade edildi.

Lykos, Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrini, Ege Denizi'ndeki anlaşmazlıklar, Doğu Akdeniz'deki enerji ve deniz yetki alanları tartışmaları ile Kıbrıs politikalarından vazgeçmediğini belirterek, Ankara'nın mevcut kriz ortamını bölgesel konumunu daha da güçlendirmek için tarihi bir fırsat olarak gördüğünü ileri sürdü.

Analizde, Yunanistan'ın enerji maliyetleri, Doğu Akdeniz'deki değişen dengeler ve uluslararası ilginin farklı kriz bölgelerine kayması gibi nedenlerle yeni zorluklarla karşı karşıya olduğu da kaydedildi.