Ateşkese rağmen Lübnan'a saldırılar sürüyor! Soykırımcı İsrail çocukları hedef alıyor

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Yanuh beldesine düzenlediği hava saldırısında 3 yaşındaki Ali'nin babasıyla birlikte hayatını kaybetmesi, sivillerin ve özellikle çocukların İsrail saldırılarının doğrudan kurbanı olmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

AA

Bu ay içinde Lübnan'ın güneyi ve doğusunu hedef alan iki ayrı İsrail saldırısında 6 çocuk daha yaralanırken, çocuklar artan İsrail saldırılarının en kırılgan mağdurları arasında yer almaya devam etti.

İsrail insansız hava aracının, 21 Eylül 2025'te Bint Cubeyl'de, üçü çocuk beş kişiyi öldürdüğü saldırı, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından "Bint Cubeyl Katliamı" olarak nitelendirilmişti.

Ancak resmi kınamalar, ailelerin yaşadığı kaybın ağırlığını hafifletmedi.

ŞOK EDİCİ BİLANÇO

Yanuh beldesine düzenlenen saldırı ile Bint Cubeyl'de yaşanan katliam, İsrail'in Ekim 2023 ile 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması arasındaki dönemde Lübnan'a yönelik saldırılarından bağımsız görülmüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Ekim 2023 ile 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes arasında İsrail saldırılarında 316'sı çocuk, 790'ı kadın ve 222'si sağlık çalışanı olmak üzere 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Ateşkese rağmen İsrail saldırıları sürüyor.

Bakanlık, 27 Kasım 2024 ile 27 Kasım 2025 arasında İsrail'in ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırılarda 335 kişinin öldüğünü, 973 kişinin yaralandığını açıkladı.

Çocuklara ilişkin ayrıntılı dağılım paylaşılmazken, Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberlerinde çocuk kurbanlara sıkça yer veriliyor.

- Şubat ayında bir çocuk hayatını kaybetti, 6 çocuk yaralandı

İsrail, güney başta olmak üzere doğusundan batısına ve başkente kadar neredeyse Lübnan'ın her yerine düzenlediği saldırılarla ateşkesi ihlal etmeye devam ederken, saldırılarına çocukları kurban almayı sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, Şubat ayında 3 yaşındaki Ali hayatını kaybetti, 6 çocuk yaralandı.

İsrail'in 1 Şubat'ta Nebatiye vilayetine bağlı Abba beldesine düzenlediği saldırıda, bir kişi hayatını kaybetti, 3'ü çocuk 6 kişi yaralandı.

İsrail'in 9 Şubat'ta Yanuh'u hedef alan saldırısında ise 3 yaşındaki Ali ve babası yaşamını yitirdi.

Bekaa Vadisi'ne 20 Şubat'ta düzenlenen hava saldırılarında ise 8 kişi öldü, 5 kişi yaralandı, yaralananlar arasında 3 çocuk bulunuyordu.

BELGELENEN İHLALLER

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından 23 Nisan 2025'te yayımlanan raporda, Eylül-Kasım 2024 arasında Baalbek-Hermel vilayetindeki Yunin beldesine İsrail tarafından düzenlenen iki saldırıda 15'i çocuk 33 sivilin öldüğü belirtildi.

Raporda, saldırıların "muhtemelen ayrım gözetmeksizin" gerçekleştirildiği öne sürülerek, savaş suçu şüphesiyle soruşturma çağrısı yapıldı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, Temmuz 2024'te, çocuklar ve silahlı çatışmalar raporu, 2024'ün son yaklaşık 30 yılın en yüksek ağır ihlal sayısına ulaştığını ortaya koydu.

Raporda Lübnan'da 628 çocuğu hedef alan 669 ağır ihlalin doğrulandığı belirtildi.

YERİNDEN EDİLME VE EĞİTİM KRİZİ

İsrail saldırılarının etkisi doğrudan can kaybıyla sınırlı kalmadı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, 23 Ağustos 2024 itibarıyla 120 binden fazla kişi yerinden edildi.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ise Eylül 2024'te bu sayının 200 bini aştığını, yerinden edilenlerin en az yüzde 35'ini çocukların oluşturduğunu açıkladı.

Okulların kapanması nedeniyle yaklaşık 20 bin çocuk geçen yıl eğitimden mahrum kaldı. Binlerce çocuk da okul öncesi eğitim imkanını kaybetti.

Lübnan Eğitim Bakanlığı, uzaktan eğitim ve öğrencilerin daha güvenli bölgelere nakli gibi senaryoları gündeme aldı.

DERİNLEŞEN PSİKOLOJİK TRAVMA

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Lübnan'da gıda güvensizliği yaşayanların oranı Mart 2024'te yüzde 19 iken Ağustos 2024'te yüzde 23'e yükseldi.

Uzmanlar, özellikle yerinden edilen çocuklarda kaygı bozukluğu, uyku sorunları ve güvenlik hissinin kaybının arttığını belirtiyor.

Bombardıman, yerinden edilme ve belirsizlik altında büyüyen bir nesil, yalnızca can kaybıyla değil; eğitim kaybı, psikolojik travma ve güvencesiz bir gelecek riskiyle karşı karşıya.

Lübnan'ın güneyinde trajedi, yalnızca istatistiklerden ibaret değil, boş kalan okul sıralarında, yarım bırakılmış oyuncaklarda ve her patlamada çocuklarını teskin etmeye çalışan annelerin sessizliğinde sürüyor.