AKŞAM GAZETESİ
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran'a baskıyı artırmak amacıyla Tahran'ın en büyük petrol terminali Hark Adası'nı ele geçirme ya da abluka altına alma planlarını değerlendirdiği bildirildi. ABD merkezli Axios'un, isimleri açıklanmayan dört kaynağa dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kırmadan savaşın kendi şartlarında sona erdirilemeyeceğini değerlendiriyor. Bu nedenle Hark Adası'nın kontrol altına alınmasının, Tahran'ı müzakereye zorlayabilecek stratejik bir hamle olabileceği belirtiliyor.
KOZ OLARAK KULLANACAK
İran kıyılarına yaklaşık 24 kilometre mesafede bulunan Hark Adası, ülkenin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını işleyen stratejik bir nokta olarak öne çıkıyor. Bu nedenle adaya yönelik olası bir hamlenin, Tahran üzerinde doğrudan baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Kaynaklardan biri "İran'ı saldırılarla biraz daha zayıflatmak için yaklaşık bir aya ihtiyacımız var. Ardından adayı ele geçirip onları köşeye sıkıştırarak bunu müzakerelerde koz olarak kullanacağız" ifadelerini kullandı.
Hark Adası, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor. Günlük 7 milyon varil yükleme kapasitesine sahip.
DOĞRUDAN MENZİLE GİRECEK
Adaya yönelik ABD ve İsrail saldırılarının askeri tesisleri hedef aldığı belirtilirken, olası bir kara harekatının ABD askerlerini İran'ın doğrudan saldırı menziline sokacağı vurgulandı. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik planlara ilişkin, "Eğer Trump kıyıdan bir işgal kararı alırsa bu gerçekleşir. Ancak henüz böyle bir karar verilmiş değil" dedi. Plan kapsamında Hark Adası'nın doğrudan işgal edilmesi yerine deniz ablukası uygulanması seçeneği de değerlendiriliyor. Bu senaryoda, adaya ulaşan tankerlerin engellenmesi hedefleniyor.
8 BİN EK ASKER GİDİYOR
ABD'de yayın yapan Newsmax televizyon kanalının haberine göre ABD, bölgeye yönelik askeri sevkıyat sürecini hızlandırıyor. Boxer Amfibi Hazır Görev Grubu ile 11'inci Deniz Piyade Seferi Birliği'nin planlanandan daha önce harekete geçtiği ileri sürülerek, bu birliklerin Hint-Pasifik üzerinden Ortadoğu'ya gideceği ve USS Tripoli gemi-sine katılacağını aktardı. Bununla birlikte 6 amfibi geminin, 4 bin ila 5 binini deniz piyadelerinin oluşturduğu yaklaşık 8 bin askeri personeli bölgede görev yapmak üzere sevk etmiş olacağı iddia ediliyor.
'HAVADAN SALDIRI İLE DEVRİM OLMAZ'
Katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın başından bu yana düzenlediği ilk basın toplantısında, ABD'yi savaşa kendisinin sürüklediği söylemini reddetti. Netanyahu, "Trump, kararlarını her zaman düşünerek verir. Ben kimseyi yanıltmadım" dedi. Netanyahu, kara harekatı sinyali vererek "O anı seçmek ve o ana ulaşmak İran halkına kalmış bir şey. Havadan devrim yapılamaz. Havadan birçok şey yapabilirsiniz ve biz de yapıyoruz ama bir kara unsuru da olmak zorunda. Bu kara unsuru için birçok ihtimal var ama bütün ihtimalleri sizinle paylaşmayacağım" diye konuştu. Netanyahu, toplantıda öldüğü yönündeki iddiaları yalanlarken, canlı yayınlanan son görüntüsü yine yapay zeka tartışmalarına neden oldu. Kamera kayıtlarında katilin ceketinin kolundaki hareketleri analiz eden sosyal medya kullanıcıları görüntünün yapay zeka olduğu iddiasında bulundu.