Vazgeçilmez aksesuar şapka…

ÜMİT TEMURÇİN
umittemurcin@gmail.com

Moda dünyasının en çarpıcı aksesuarlarından ‘Şapka’, her dönem karşımıza farklı karakterde ve farklı bir duruşla çıktı. Özellikle son yüzyılda kadınların tarzını ve feminen duruşunu yükselten şapka kültürü, Avrupa’da popülaritesini koruyorken ülkemizde ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuş. Kadınlarımızın maskülen çizgiler arasında feminen doğalarından uzaklaşmaması için, bu konuyu tarihi ve uzmanlarıyla mercek altına aldım.

İnsanların binlerce yıldır kullandıkları başlıklar, onları sadece güneş ve yağmurdan koruyan basit bir aksesuar değil, aynı zamanda sosyal statüleri, dini inançları, politik görüşleri, meslekleri ve milliyetleri hakkında da bize bilgi verir. Tarihe geçmiş ilk kenarlıklı şapka ise MÖ 5.yy. Yunanistan’da kullanılır. Petasos denen bu şapkanın geniş kenarları insanları yağmurdan ve güneşten korur. Daha sonra Romalılar'ın da kullandığı bu şapka Orta Çağ'a kadar oldukça popüler olur. Yıllar içinde şapkalar değişerek şekilden şekle girer. Kimi zaman büyüyerek kimi zaman ufalarak günün moda rüzgârlarına göre biçimlenir. 1700’lerden önce kadınlar, kapalı bir mekânda sade bir kep, dışarıdaysa kukuleta takar. 1900’lere gelindiğindeyse, bir kadının şapkasız evden çıkması söz konusu değildir. Bu tarihlerde şapkaların süsleri iyice abartılarak devasa kurdele, tüy, ötriş, rozet, çiçek, hatta kuşlarla süslenir. Eğer şapka sahibi zengin bir kişiyse özgün bir model kullanarak diğerlerinden farklı olduğunu ortaya koymaya çalışacaktır.

TÜRKİYE'DE ŞAPKA ÇEŞİDİ BOL

Bizde de kullanılan şapkaların çeşidi oldukça zengindir. Özel günlerde ve gündelik yaşantımızda yer eden pek çok yöresel şapka bulunmaktadır. Özellikle erkek başlıkları oldukça zengindir. Külah, kalpak, ışkırlak (Karagöz’ün başlığı) kavuk gibi... I. Bayezid zamanında görülen kavuklar, ll. Mahmut zamanında yapılan kıyafet devrimiyle, yerini fese bırakır. Avrupa’daki yenileşme hareketlerini de benimseyen ll. Mahmut, memurlarına pantolon ve ceket giymeyi, başlık olarak da fes kullanmayı mecbur eder. Pek çok çeşidi bulunan fesin ömrüyse kavuktan daha kısadır. Şapkanın Türkiye’de yaygın olarak kullanılmaya başlaması, Atatürk’ün 1925’te yaptığı Şapka Devrimi’yle mümkün olur. Kastamonu’da halka, başındaki şapkayla seslenir “Yunan serpuşu fes giymek caiz olur da şapka giymek neden olmaz!” Kullanımı kısa sürede yayılır. Öyle ki 1930’larda şapkasız komşuya bile gidilmez. Tıpkı şapka gibi yaşantımıza dışarıdan giren, at yarışlarına giderken de görgü kurallarına göre giyinmek şarttır. Erkekler redingot fantezi pantolon, eldiven ve silindir şapka giyerler. Kadınlar ise tuvalet ve tül şapkalarıyla katılırlar. Tiyatroya gitmenin de kuralları vardır. Önemli bir oyunda hanımlar tuvalet (Kolları ve göğsü açık) giyip başı açık katılırlar. Beyler ise frakla yer alırlar. Zamanında Beyoğlu’nda bulunan ünlü Markiz Pastahanesi'ne şapkası olmayanlar alınmazmış, şapkası olmayanlar için pastahanenin yanında bir şapkacı açılmış ve saatlik şapka kiraya veriyormuş. Günümüzde bu tarz görgü kurallarının kalmamasıyla birlikte şapka kullanan kadınlar görmek de nerdeyse imkânsız. Ülkemizde yaşayan azınlık gruplara mensup hanımlar, düğün, vaftiz veya dini  günlerinde ibadet hanelerine giderken şapka kullanma kültürünü devam ettirmektedirler.

GÜNÜMÜZDE ŞAPKAYI  RAHATLIKLA KULLANABİLECEĞİNİZ ALANLAR…

l Dönem konseptli partiler.

l Özel beş çayı toplantıları.
l Kilise’de gerçekleşen özel dini günler ve vaftizler.
l Moda davetleri veya defileler.
l Plaj ve oteller.
l Nişan ve düğün törenlerinde gelin adayları.
l Albüm ve İmaj çekimleri.
l TJK Gazi Koşusu’nda.

Sınırlamalara başkaldıran tasarımcı

Merve Bayındır

Uluslararası basında başarılarıyla adından sıkça söz ettirmeyi başaran şapka tasarımcısı Merve Bayındır ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Günümüz stiliyle alakalı neler düşünüyorsun?
Her şeyin moda olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Kendini ifade etmenin yeni yöntemi kıyafetler. Dolayısıyla giydiğiniz kıyafet, sizin kimliğiniz. Kimi başkaları gibi giyiniyor kimi moda neyse onu... kimisi de "Bu da giyilir mi?" dediğimiz kıyafetleri giyiniyor. Bu onların kimlik kartı. Karşınızdakinin sizinle ilgili karar vermesi üç saniye sürüyorsa bu kadar kısa sürede kendinizi en iyi giydiklerinizle anlatabilirsiniz.
Mercedes Benz İstanbulFashionWeek macerandan bahseder misin?
 FashionWeek (MBFWI) benim büyüdüğüm yer oldu. Önümü açıp beni dünyaya tanıtmış olan bu event, kendimi geliştirmem için bana inanılmaz bir motivasyon sağladı. Gurur duyduğum işler çıkardık. Harika insanlarla çalıştım. Gerçekten her tasarımcının tatması gereken bir duygu... Ayrıca her markanın markalaşması açısından da önemli bir basamak.
Şapka tasarladığın ünlü isimlerin başında kimler geliyor?
Nil Karaibrahimgil, Hande Yener, Bülent Ersoy ve birçok cemiyet kadını…
Şapkalarında kuş tüyü detaylar göze çarpıyor. Hayvanseverlerden tepki alıyor musun?
Şapkalarımda kuş tüyü kullanıyorum fakat bunları uluslararası sertifikaya sahip çiftliklerden temin ediyorum. Zaten ben bir hayvanın sadece kürkü ya da tüyü için öldürülmesine çok karşıyım.
Peki şapkalarını kim, nerede nasıl giyecek veya giyiyor?
Düğünlerde özellikle kilise ve sinagog düğünlerinde yakın aile bireyleri kıyafetlerine gösterdikleri özenle eş değer bir şekilde onu tamamlayacak, aynı özen ve tarza sahip olan şapkalar tercih ediyorlar. Bu ikisi dışında konspetli partiler çok moda, konsepte uygun bir şapka kıyafetin en aktif tamamlayıcısı haline geliyor. Modayla alakalı her okazyon şapka için çok uygun defileler, davelet sanırım o ince farkı yaratan takılacak şapka. Birde bahçe partileri ve çay partileri var, Türkiye’de yeni gelişen bir konsept ama Londra ve Amerika’da çok popüler. Gündüz böyle bir davet sırasında giyeceğiniz şapka uçuş uçuş elbisenizin en iyi tamamlayıcısı olacaktır.
Dört yılda bu kadar mesafekat etmişken, Merve Bayındır markası şu anda neler yapıyor? Dört yıl 
sonra nerede görüyorsun kendini?

Merve Bayındır macerası daha yeni başlıyor. Türkiye’de 3 senedir çalıştığımız ve desteklerini hiç eksiltmemiş tasarımcı arkadaşlarımız müşterilerine şapkalarımızı öneriyor ve bize yönlendiriyorlar. Atölyemizi Londra’ya taşıdık ve eylül ayında gerçekleşecek olan moda haftasında alıcılarla buluşmayı hedefliyoruz ve ilk lansmanımız için hazırlanıyoruz. Türkiye’de şapkayı yeniden sevdirdiysek, genç tasarımcılar şapka yapma hevesine girdiyse şimdi İngiltere’ye gelip kraliyetten birine şapka taktırmazsak olmaz dedik. Şapkamızı takmazsa olmaz dediğimiz ünlülerimiz var, kapağında olmazsak olmaz dediğimiz dergilerimiz var... Tabii inşallah’ımız her zaman var. Londra, Avustralya ve New York’ta mağazalarımızın, en azından satış noktalarımızın, hatta büyük satış noktalarımızın olması hedeflerimiz arasında.