Salgınla mücadelede Abdülhamid örneği

Bugün tüm dünya Türkiye'nin Kovid 19 ile mücadelesini konuşuyor. Ancak tarihimizde de benzer öncülükler mevcut. Sözgelimi II. Abdülhamid kuduz mikrobunun aşısını bulan Louis Pasteur'e yeni kuracağı hastane için 10 bin Frank destek ve Mecidiye Nişanı göndermişti.

GÜLCAN TEZCAN / gulcantezcann@gmail.com

Türkiye’nin Koronavirüs ve Kovid 19 hastalığı ile mücadelede pek çok ülkeden daha hızlı hareket ederek aldığı önlemler bütün dünyaya örnek oluyor. Ancak ülkemizin salgın hastalıklar konusundaki bu refleksi yeni değil. Bir hayvan tarafından ısırılmanın ölümle sonuçlandığı 1800’lerde, kuduz mikrobunun aşısını bulan Louis Pasteur’e Sultan II. Abdülhamid 10 bin Frank hastane parası ve Osmanlı’nın önemli onur belgelerinden Mecidiye Nişanı göndermişti.

Osmanlı Arşivleri’nden çıkan bir belge 33 yıl iktidarda kalan ve eğitim, ulaşım, sağlık gibi alanlarda önemli atılımlar yapan Sultan II. Abdülhamit’in dünyadaki bilimsel araştırmalara da kayıtsız kalmadığını ortaya koyuyor.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Ölmez’in Sultan II. Abdülhamid Sempozyumu’nda açıkladığı belgelere göre Sultan Abdülhamid’in kuduz aşısını keşfeden ünlü Fransız bilim insanı Pasteur’e bir heyet göndererek para ve onur belgesi verdi. Osmanlı İmparatorluğu’nun mikrobiyolojinin kurucusu Louis Pasteur’e yüklü miktarda bağış yapması o dönem için ölümcül olan bu hastalığın tedavisinde önemli bir mesafe katedilmesini sağladı. 1800’lü yıllarda milyonlarca kişinin hayatını kaybetmesinin önüne Louis Pasteur ve çalışma arkadaşı Emile Roux’nun bulduğu kuduz aşısı sayesinde geçildi. Kuduz aşısı bulunmasından üç yıl sonra da İstanbul’da aşı üretilmeye başlandı.

Yrd. Doç. Dr. Çetin Aykurt da II. Abdülhamid’in Pasteur Enstitüsü ile Münasebetleri başlıklı bir tebliğinde II. Sultan Abdülhamid’in salgın hastalıklarla mücadele konusundaki öncülüğünden bahsediyor. Pasteur’ün kuduz aşısını 1885 yılında uygulamaya koyması üzerine, II. Abdülhamid konu ile yakından ilgilendi. Bu amaçla, Pasteur Enstitüsünün çalışmaları hakkında bilgi almak ve bu bilgiler kapsamında Osmanlı Devleti’nin sağlık alanında gelişimine katkı sağlamak amacıyla Paris’e bir heyet gönderdi. Heyette ilk mikrobiyologlarımızdan Miralay Dr. Hüseyin Remzi Bey, Zoeros Paşa ve Veteriner Hüsnü Bey bulunuyordu. Bu heyet, Pasteur’ün yanında çalışmalar yapmış ve dönüşlerinde edindikleri bilgileri Osmanlı sağlık ilmine kazandırmışlardı.

Pasteur Enstitüsü’ne eğitime gönderilen Askeri Tıp Mektebi’nden hekim ve veteriner heyeti.

PASTEUR’E MECİDİYE NİŞANI

Yüzyıllar boyunca çare aranan kuduz, 1800’lü yıllarda ölümcül hastalıklar arasındaydı. Pasteur mikropları keşfedip, salgın hastalıklara çare bulma metodunu belirledikten sonra, kuduz mikrobu üzerine çalışmaya başladı. Hastalığın teşhisini koyaz Pasteur, ölümlerin önüne geçecek ilacı da bir deney süreci içinde buldu. Aşı, hayvanlar üzerinde başarı ile uygulandıktan sonra 1885 yılında insanlara da uygulanmasına karar verildi. Nihayetinde, kuduz bir köpeğin ısırdığı çocuk üzerinde ilaç denendi ve çocuğun tedavisi sağlandı. Pasteur’un kurduğu müessese, müracaatların artması üzerine yetersiz kaldı. Bundan dolayı bütün dünyanın katkısıyla Pasteur’un adını taşıyacak daha büyük bir hastane kurulmasına karar verildi. Dünya basını destek için bir tanıtım kampanyası başlattı. Böylece dünyanın dört bir yanından yardımlar gelmeye başladı. Kısa bir zamanda iki buçuk milyon franktan fazla bir para toplandı.

II. Abdülhamid bu kampanyaya maddi destek vermekle kalmadı. Bir de heyet gönderdi Paris’e. Heyetin 1886’da dönüşünde verdiği rapor üzerine 1887 yılında İstanbul’da Dâü’l-kelb ve Bakteriyoloji Ameliyathanesi adıyla bir kuduz müessesesi kuruldu. Doğunun ilk kuduz enstitüsü olan bu kurum Pasteur yöntemiyle 3 Haziran 1887’de ilk aşılamayı yaptı ve bakteriyoloji çalışmalarında da bulundu. Dâü’l-kelb Ameliyathanesi kuduz aşısı üretimini gerçekleştiren dünyadaki üçüncü kuruluş oldu.

O dönemde kurulan bakteriyoloji laboratuvarlarında da halk sağlığı ve koruyucu hekimlikle ilgili faaliyetler gerçekleştirildi, salgın hastalıkları önlemeye ilişkin gerekli tedbirler alındı.