Pınar Göktaş: İyi ki oyuncu olmayı seçmişim

SİBEL ATEŞ YENGİN

sibel.ates@aksam.com.tr

7 yüz adlı dizide rolü için saçlarını kazıtan Pınar Göktaş’la buluştuk. Mühendislik üzerine eğitim alırken oyuncu olmaya karar veren Göktaş “İyi ki oyunculuğu seçmişim çünkü en çok heyecan duyduğum meslek bu” diyor.  

Mühendislik okurken aklınızı ne çeldi de oyuncu olmaya karar verdiniz?

İstanbul›a oyunculuk hayalimi gerçekleştirmeye geldim arada İstanbul Teknik Üniversitesi’ni bitirdim. Tiyatro, aklımı çok önceden daha minik bir kız çocuğuyken çelmişti mühendislik İstanbul›a gelebilme bahanemdi.

Peki hiç pişman oldunuz mu?

Pişmanlıkla keyif hep iç içe oyunculukta. Bu acı çekmekten zevk alma hali biraz. Ruhunun derinliklerindeki en açmak istemediğin acılarını korkularını izleyenlerle paylaşacaksın. Sabah gerekirse beşte kalkıp buz gibi havada ağzından buhar çıkmasın diye ağzına aldığın buzları çaktırmamaya çalışarak aşk sahnesi çekeceksin. Sıtma nöbetine de yakalansan “kayıt” ve “kestik” anları arasında rolünden başka şey düşünmeyeceksin. Bu deliliği ancak mesleğini gerçekten seversen yapabilirsin.

Oyunculukta aradığınızı buldunuz mu?

Her projede yeniden başlıyorum aramaya. Her seferinde korkuyorum bulamamaktan. Tam orada da devreye yaratma cesareti ve korkularına rağmen devam edebilme kararlılığı giriyor. Oynadığım son tiyatro oyununda canlandırdığım bir karakterin söylediği bir laf var “Mesleğini asla küçümseme bunun senin yerine yapmaya can atacak bir sürü insan var.”  

AİLEM BAŞARIMDAN GURUR DUYUYOR

Aileden, çevreden baskı gelmiş miydi?

Bu konuda söz söyleme hakkı sadece ailemin, başka kimseyi umursamadım. Ailem başarılarımdan gurur duyuyor ama hâlâ zaman zaman ülkenin koşulları onları endişelendiriyor, onların bu endişesini anlıyorum. Ama hiçbir zaman bana karışmadılar ya da engel olmaya çalışmadılar. 

İyi ki bu kararı vermişim çünkü diye sorsam ve gerisini siz tamamlasanız...

Çünkü en iyi bildiğim ve en çok heyecan duyduğum iş bu.

7 Yüzdeki rolünüzü anlatır mısınız?

7 Yüz’ün 4. bölümü Eşitlik’te oynuyorum. Dilek üniversitede eğitmenlik yapan ve mutlu bir ilişkisi olan bir kadın. Hayatına bomba gibi düşen bir olay sebebiyle tüm düzeni alt üst oluyor. Hem iş hayatında hem sosyal hayatında hiçbir şey artık eskisi gibi olamıyor ve neredeyse sosyal linç yaşıyor hem de masumken. Bölüm boyunca Dilek’in bununla nasıl başa çıktığını neler yaşadığını görüyoruz. 

SAÇ KAZITMA SAHNESİNİN ANLAMI GÜÇLÜ

Bu rol için saçlarınızı kazıtmaya karar verirken zorlandınız mı?

Bu rol benim kendimi en çok ortaya koyabildiğim rolüm diyebilirim. Dilek karakteri için gerekli bir sahneydi, yönetmenim Tunç Şahin’in yarattığı dünyanın içinde saç kazıtma sahnesinin çok güçlü bir anlamı var, ben de oyuncu olarak buna hizmet ettim. 

Kısa saçlı halinizi görünce ne hissettiniz, önerir misiniz?

Alışmam zaman aldı, her sabah aynada tekrar tekrar şaşırdım ama çok sevdim. Böyle bir rol olmasa asla bu kadar kısa kestirmeye cesaret edemezdim. Arkadaşlarım ve yakın çevrem çok sevdi “eğer saçlarını uzatırsan seninle konuşmam” diyenler oluyor. Stranger Things’deki Eleven karakterine benzetiyorlar. Bence herkes hayatında bir kere denemeli 

Bir oyuncu rolü için en fazla ne yapar?

Sağlığım el verdiği ölçüde eğer role senaryoya ve ekibe inanıyorsam çok şey yapılır bence. Benim işim anlam ve duygu yaratmak.

MUTLU OLMAYA İHTİYAÇ VAR

Formunuzu korumak için ne yapıyorsunuz?

Harlem ve New York’ta sokak jazz dans türü olarak çıkan Lindy hop yapıyorum. Böylece hem formumu koruyorum hem de stres atıyorum. Beni Lindy Hop’a en çok çeken, mutlu bir dans olması. Bence mutlu olmaya, hayatı daha katlanılır kılmaya çok ihtiyaç var. Ayrıca günün belli saatlerini pilatese ayırıyorum. Bence her oyuncu bedenine iyi bakmalı. Birçok sporu denedim ama pilateste karar kıldım. Pilates hem sıkılaştıran hem de esneklik ve zindelik sağlayan bir spor.

GENÇ DOKTORLARA ÜZÜLDÜM

En son okuduğunuz kitap?

Alper Canıgüz Kan ve Gül

En son izlediğiniz film?

Benim Varoş Hikâyem

En son neye güldünüz?

Doğu Demirkol’u izlerken güldüm. 

En son kim için üzüldünüz?

Bu hafta üst üste intihar haberleri gelen genç doktorlara çok üzüldüm.