Oyunculuk aklımın ucundan geçmezdi

ARZU AKYOL
arzu.akyol@aksam.com.tr

Ekranların en sevilen dizi karakterlerinden biri ‘Gülümse Yeter’ dizisinin ‘Nermin’i. Karaktere hayat veren Evrim Doğan’ın işçiliği şahane. Biraz gözlem yapmış, biraz hayal etmiş ve ortaya güzel bir iş çıkarmış. Onun oyunculuk hikâyesi klişedeki gibi çocukken başlamamış. Oyunculuk aklının ucundan bile geçmezmiş. Üniversitede aksiyon olsun diye girdiği tiyatro kulübündeki arkadaşları keşfetmişler yeteneğini. İyi ki de keşfetmişler… 

Nasıl oldu da ‘Gülümse Yeter’in Nermin’i oldun?

Dizinin kast direktörü ve benim hayatımı değiştiren kadınlardan biri olan Merve Girgin sayesinde… 
Peki, nasıl hazırlandın? Çünkü gerçekten bir işçilik var o işte. Senaryoyu alıp oynamak yetmez Nermin olmaya…
Çok teşekkür ederim. Biraz gözlem yaptım biraz düşündüm, biraz hayal ettim. Saçımın sarısı, giydiğim kıyafet gibi fiziksel değişimler de işin içine girdiğinde karakterin inandırıcılığı arttı. Nermin başarılıysa, eşimi yani Lütfü karakterini oynayan Erkan Sever’in katkısını da asla es geçemem. Çok güzel paslaşıyoruz. 
AİLENİN ‘FARKLI’ ÇOCUĞUYUM
Peki, biraz başa dönelim…

1977'de Ankara’da doğdum. Bir kız kardeşim var. Babam mali müşavir, annem denetleme uzmanı. Ailenin farklı çocuğuyum. Bana “Adın gibi aileye de evrim geçirttin” derler. Oyunculuk çocukluk hevesi miydi? Genelde öyle olur çünkü…
Hiç öyle bir hevesim yoktu. Üniversiteye kadar oyuncu olacağım aklımın ucundan geçmezdi. 
Ne oldu üniversitede?    
Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü kazandım ve Eskişehir’e gittim. Okulun ikinci yılında aksiyon olsun diye üniversitenin tiyatro kulübüne yazıldım. Arkadaşlarım “Sen neden konservatuar okumuyorsun?” dediler.
Seni tiyatro kulübündeki arkadaşların keşfetti öyle mi?
Gerçekten tam olarak öyle oldu. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na girdim. Bu arada Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü de bitirdim.
İSTANBUL ÖNCE YÜZÜNE BAKMAZ
İstanbul’a yolun nasıl düştü?

Aslında ben hep Eskişehir’de yaşamak istiyordum. İstanbul’un o ‘kurtlar sofrası’ yanı beni çok tedirgin ediyordu. Sonra Bir İstanbul Masalı dizisinden küçük bir rol teklif edildi. Benim İstanbul masalı maceram ‘Bir İstanbul Masalı’yla başladı yani… 2004 yılında geldim ve 12 yıldır İstanbul’dayım. 
Masal mıydı gerçekten?
İlk zamanlar biraz kâbustu. Çok kötü evlerde oturdum. Parasız kaldım. Bu şehir ilk geldiğin zaman yüzüne bakmıyor. Böyle bir aşağılıyor önce. Sonra birden bire, artık umudunu kestiğin bir zamanda “Hoş geldin, birazcık süründün, çamurumdan yağmurumdan nasibini aldın ama sınavı geçtin. Gel seni bir kucaklayayım” diyor. Şimdi ben de tam o kucaklaşma anında hissediyorum kendimi. 
Oyuncu olarak kırmızı çizgilerin var mı?
Hayır. Oyunculuk adına yapamayacağım hiçbir şey yok. Geçen gün Sen Aydınlatırsın Geceyi filminde Ayşe Nil Şamlıoğlu’nu izledim. Bir erkeği canlandırıyordu. Hayran kaldım. İşte oyunculuk böyle bir şey…
Mesleğinle ilgili hayal kuruyor musun?
Bol bol sinema filminde oynamayı hayal ediyorum. Tiyatro… Her Cuma 2. Kat’ta Kasap adlı oyunda oynuyorum. Nermin’in bir de orada görsünler.

PARASI BİTTİ DİYE TERK ETMEM
Nermin lüks tutkusuna rağmen her şeyini kaybetmiş kocasını bırakmıyor. Sen ne yapardın böyle bir durumda?

Ben maddiyat üzerine bir ilişki kurmayacağım için terk etmem de söz konusu değil. .Peki, her şeyini kaybetsen 
yeniden başlayabilir misin? 
Motivasyonun ne olur?
Başlayabilirim. Bu durumda beni ayakta tutan şey kendi enerjim olur. Çünkü ne olursa olsun neşemi, asla kaybetmiyorum. Hayatta her zaman mutlu edecek bir şey var ve bunu buluyorum. Allah’ıma çok şükür şu ana kadar öyle çok büyük bir şey yaşamadım ama biliyorum ki hayat bir kere var ve bu nedenle hemen toparlanmak ve B planını hayata geçirmek lazım.

OYUNCU MİMİKLERİNİ KORUMAK ZORUNDA
Dizide üç yetişkin çocuğu olan bir karakteri canlandırıyorsun ve 39 yaşındasın ama hiç göstermiyorsun…
“Botokstan” dermişim (gülüyor).
Var mı gerçekten?
Yoook. Botokslu olsaydım Nermin bu kadar mimiği mümkün değil yapamazdı. Ama bütün enstrümanı bedeni olan bir oyuncu olarak ciddi anlamda bakıyorum kendime. 
Estetiğe karşı mısın?
Değilim. İnsan yüzünde kendisini mutsuz eden bir şey varsa ona müdahale edebilir. Ben de 40’lı yaşlarımda ufak tefek şeyler yaptırabilirim ama bu işin suyunu çıkarmamak gerekir. Bir oyuncu mimikleriyle çok fazla oynamadan sağlıklı ve doğal yaşlanabilmeli.  Dünyada da bu böyle. Çok başarılı aktörler de müdahale ediyorlar yüzlerine ama hiçbir şekilde o yaşanmışlığı ve doğallığı bozmuyorlar. 

EVLİLİK DEFTERİNİ KAPATTIM
Evli misin?

Oyuncu ve tiyatro öğretmeni Hasan Şahintürk’le evliydim. Yaklaşık 8 yıl sürdü. 3 sene oldu ayrılalı. 
Neden sürmedi?
Bir sürü sebebi var ama hâlâ canımdır ciğerimdir. Çok severim. Ben şuna inanıyorum adı evlilik ya da başka bir şey olsun, kadın-erkek ilişkisinde iki tarafın da kendine ait bir alanı olmalı. Bu ev, evin içinde bir oda ve odanın bir köşesi olabilir. Bu alan yaratıldığı sürece ilişki sürer.
Evlilik defterini kapattın mı?
Kapattım. Tabii hayat ne gösterir bilinmez. 
Çocuk sahibi olmayı düşünmüyor musun?
Annem “Bir gün pişman olacaksın” diyor ama pek düşünmüyorum. 
Korkuyor musun?
Belki de sorumluluk duygusu korkutuyor. Annem “Annelik yüzünün ortasına bir dövme yaptırmak gibidir. Asla silemezsiniz” der hep. Ben de “Yüzümün ortasına bir dövme yaptırmak istiyorum” dediğimde belki de her şey değişir. 
Senin annenle ilişkin travmalı mı yoksa?
Aksine annemle ilişkim çok iyidir. Bazen anne bazen de kankamdır. Çok sağlamdır ilişkimiz. Bir tanemdir. 

AZICIK AŞIM KAYGISIZ BAŞIM
Nermin’in parayla ilişkisi çok sıkı fıkı. Senin parayla aran nasıl?

‘Azıcık aşım kaygısız başım’ durumunuseviyorum ben. 
Alışverişte en çok neye para harcarsın?
Galiba en çok arkadaşlarımla yiyip içmeye harcıyorum. Dışarıda, iyi yerlerde yemeyi seviyorum. Eskiden kıyafete de çok harcardım. Şimdi bıraktım. 
Ne olmadan yaşayamazsın?
Sevgi olmadan yaşayamam. Sevgiyi hissetmediğim her türlü ilişki beni kırar.