Çizim yapmak doğuştan gelen iletişim dili

Genç yaşında 23 kitaba imza atan, eserleri 13 dile çevrilen yazar ve çizer Nur Dombaycı, çizim yapmanın hem eğitmeni hem de çocukları besleyen bir yanı olduğuna dikkat çekiyor. ''Atölyelerde çocuklarla birebir iletişim kuruyorum. Dombaycı, renkler ve çizgilerin onlar için doğuştan gelen bir iletişim dili olduğuna dikkat çekiyor.

Akşam Cumartesi

Çocuk kitapları yazan ve resimleyen Nur Dombaycı, verdiği eğitimler sayesinde çocuklarla özel bir bağ kuruyor. Resim yapmanın çocukların kendilerini ve duygularını daha güçlü bir şekilde ifade etmelerini sağladığını söyleyen Dombaycı, renkler ve çizgilerin onlar için doğuştan gelen bir iletişim dili olduğuna dikkat çekiyor. Çocukların çizimlerine baktığında mutlu ve mutsuz çocuk ayrımını çok net görebildiğini anlatan genç yazar, "Bu işi yaparken beni en duygulandıran çocuğu hiç görmesek bile resimlerine bakarak neyi seviyor, neyi sevmiyor, onu rahatsız eden şeyler neler orada hepsini anlamak mümkün" diyor.

Çocuk ve genç olmak üzere her yaşa çizim yaptığını, bu alanda eğitimler verdiğini anlatan Dombaycı, bu günlerde Benim Ramazanım adlı dijital çocuk programında ekrana geliyor ve küçük dostlarına çizim eğitimleri veriyor.

Çizim yapmanın hem eğitmeni hem de çocukları besleyen bir yanı olduğunun altını çizen genç yazar "Atölyelerde çocuklarla birebir iletişim kuruyorum. Fuarlarda görüşüyoruz, okullarına gidiyorum ama derslerde onları tanıyıp uzun süre bir arada olmak beni çok besliyor." diyor. Nur Dombaycı bugüne kadar 23 kitaba imza atmış. En sevilen kitabı Saçaklı Kızın Pasaklı Günlüğü 13 dile çevrilmiş. Dahası Kazakistan'da en çok okunan çocuk kitabı olduğu için geçen sene Kazakistan'a Onur Konuğu olarak çağrılmış. Hacker Nine adlı son kitabı Türkiye'den önce hem Kazakça hem de Rusça olarak Kazakistan'da basıldı. Bilgisayar programcılığı okuduğu için oradaki bilgilerini kullanmak isteyen Dombaycı, 'Yaşlandığında nasıl olurdu' diye kendisini hayal edip bir karakter oluşturmuş. Kitap kısa sürede ikinci baskısını bitirmek üzere.

Genç yaşında alanında bu kadar büyük başarıya imza atmasının nedeni ise çocukluktan bu yana hayalini kurduğu işi, uzunca zaman emek vererek, çalışarak hayata geçirmiş olması. Üstelik çizerlik konusunda Güzel Sanatlar eğitimi de almamış.

ÇOCUKLUK HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM

Nur Dombaycı, hayallerini adım adım nasıl gerçekleştirdiğini şöyle anlatıyor:

"Her çizer gibi ben de çocukluğumdan beri çizim yapıyorum. Eyüp Sultan'da büyüdüm. Annem küçükken bizi sık sık kütüphaneye götürüyordu. Orada resimli çocuk kitaplarını görüyordum. Kitaplarla tanıştığım zamandan bu yana olduğu gibi her yaşımda çocuk kitaplarına özel bir ilgim oldu. Büyüdüğüm zaman arkadaşlarım aşk romanlarına yönelmişken ben çocuk klasiklerini defalarca okuyordum. Kitapların içinde minicik illüstrasyonlar dahi olsa uzun uzun incelemeyi sever ve onlara bakarak aynısını çizmeye çalışırdım. O zamanlardan kitap yazma hayalim vardı.

Kütüphanedeki kitaplar da genelde yabancı yazarlara aitti ve yazıp resimleyenler de aynı kişi oluyordu. Ben de çocuk aklı; yazar olabilmem için çizer de olmam gerektiğini zannediyordum. O yüzden çizimde de kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Bir türlü istediğim gibi olmadığında çok ağlıyordum 'Yazar olamayacağım, kitaplarım çıkmayacak' diye. Annem 'Çizersin, gayret et, zamanla olur' diye yüreklendiriyordu beni. Hakikaten çok gayret ettim. Yazar olabilmek için çizerliğimi beslemek zorunda olduğumu hissettim."

ÇİZERLİK RESİMLEMEDEN İBARET DEĞİL

Eğitim konusunda makas değişikliği gibi görünse de sonrasında yine yazarlık ve çizerliğini destekleyecek bir başka alanda yola devam ediyor Dombaycı: "Lise zamanlarına gelince Meslek Lisesi'ne gittim ve Bilgisayar Programcılığı okudum. Son senesinde bir meslek sahibi olmanın yanında yazar olma meselesi de gündeme geldi. Staj yeri bulmak gerekiyordu ben de o zaman Timaş Yayınları'na grafiker yardımcısı stajyer olarak işe başladım. İlk yayıncılık maceram öyle başladı. Sonrasında orada yazar ve çizerleri gördüm. Bu iki alanın birbirinden ayrı meslekler olduklarını da anladım. Eğitimimi üniversitede de Bilgisayar Programcılığı'nda devam ettirdim. Çizim, tasarım okumak için yetenek sınavlarına girmek gerekiyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yetenek sınavlarına girdim ama ilk sınava girerken başımı açıp girmem gerekiyordu o yıllarda. Baş açma mevzuu ilk sınavda bile beni rahatsız etti. 'Tüm dönem boyunca ben bunu yapamam diye düşündüm.' O günden sonra çizim kitapları aldım, çizimle ilgili insanları araştırarak kendi kendime öğrenmeyi hedefledim. Yıllarca süren bir kendimi eğitme sürecinden geçtim."

Yayınevinde grafikerlik tecrübesi sürerken çizimler yapmaya devam eden Dombaycı, zamanla çizimlerine de ağırlık veriyor. Derken portfolyolarını gönderdiği yayıncılardan olumlu dönüşler almaya başlıyor. Böylece işini bırakıp kendi hikâyesini kendisi yazmaya başlıyor. 'Evde bilgisayarımı, tabletimi kurdum. Home ofis çalışma düzenine geçtim.' diyen Dombaycı, çocuk kitaplığı çizerliğinin kitap resimlemekten ibaret bir iş olmadığını söylüyor: "Bazen yetişkinlere çalıştığım kitaplar da oluyor. Kendimi 8-15 yaş arasına daha yakın hissediyorum, ergenlerle daha rahat iletişim kuruyorum. Basılı yayınlar için çalışmalar yapıyorum; bazen maske çiziyorum, bazen bir derginin kapak çizimlerini yapıyorum, yeri geliyor yap-boz, yeri geliyor oyuncak ya da basılı materyalleri çiziyorum. Kıyafetlerin üzerine de çizimler uyguladığım oluyor. Çok geniş bir alan aslında."