Can Gox: Bu mucize toprakları şarkılarımla dolaşacağım

EMİNE BIYIK

emine.biyik@aksam.com.tr

Eskimeyen eski şarkılara nefesiyle yeniden can veren Can Gox, en son paylaştığı single’ı “Unutama Beni”yle dinlenme rekorları kırdı. Biz de müzikte sınır tanımayan ve kendini kalıplara hapsetmeyen bu müzik adamının kapısını çaldık. İşte keyifli söyleşimizden satırlarımıza yansıyanlar…

Son çalışmanız “Yalnızım Ben” albümünüzden bu yana üç yıl geçti. Bu süre zarfında neler yaptınız?

Biz sahnede ve yolda olmayı çok seven grubuz. Dolo dolu geçen bu üç yılın neredeyse tamamını turnelere çıkıp konser vererek geçirdik. Konserler trafiğimiz hâlâ çok yoğun bir şekilde devam ediyor, etmeye de devam edecek. Sahnede olduğum sürece bu mucize toprakların her metresini dolaşıp dostlarla kucaklaşacağım.

Peki, bu yoğun geçen konser trafiğinde zaman bulup “Unutama Beni” isimli eseri tekrar düzenlemeye nasıl karar verdiniz?

Ne zaman Esmeray dinlesem o eşsiz sesi içimi titretirdi. Bir gün “Unutama Beni”yi dinliyorum ve mırıldanıyorum. Farkında olmadan şarkının sözleri, bestesi beni alıp götürdü. “Bu şarkıyı söylemeliyim” dedim. Denedim, çalıştım, kendimce söyleyebileceğime inandığım an, arkadaşım Kaan Diriker'e ulaşıp iznini rica ettim. Sonrasında düzenlemelerine bestelerine ve müzikal bilgisine çok inandığım ve saygı duyduğum Alper Atakan'ın bu şarkının düzenlemesini hakkıyla yapacağına inandım. Kendisine ulaşıp ricamı ilettim ve yoğunluğunun arasında şarkıyı aranje etti. İçime gerçekten sinen bir şarkı oldu... Kayıtta çalan tüm dostlara, söz ve besteyi yapan Sayın Şemi Diriker'e, arkadaşım Kaan Diriker'e ve Alper Atakan'a bu muhteşem şarkının tekrar nefes alması için verdikleri emekler için tekrar teşekkür ederim.

NAİF, SAF VE GERÇEK

Unutama Beni gibi başka hangi Esmeray şarkısı sizi alıp götürür?

Rahmetli babam hem çalışıp hem de üniversite okuyordu. Bu yüzden askerliği erteliyor. E tabii o yıllar evlilikler daha erken yaşta yapılıyor. Dolayısıyla babam askere gittiği yıllarda ben ilkokul öğrencisiyim. Askerliğini Ankara Mamak’ta 

yapacağını öğreniyoruz. Annem ve babamın birkaç arkadaşı küçük bir mekânda uğurlama eğlencesi düzenliyor. O gecede canlı müzik yapan orkestra, babama iki defa “Gel Teskere” şarkısını çalıyor. Bu şarkının 24 ay babadan ayrı kalacak ilkokul çağındaki bir çocuğun üzerinde nasıl izler bıraktığını siz düşünün artık (gülüyor).

Eski şarkıların üzerinizde bıraktığı en bariz his ne peki?

Eski şarkılar nedense bana hep yanlış zamanda doğduğumu hissettirir. Belki de bu o günlerin naif, saf ve gerçekliğine 

duyduğum özlemden olabilir.

AKLIMDA BİNLERCE PROJE VAR

Kendi tarzınızı nasıl yorumlarsınız? 

Ben kendimi kalıplara hapsetmek istemiyorum. Gerçek ve gönül adamı olarak bilineyim, şarkılarım da bu süzgeçle dinlensin. İnanın, bu dünyada en büyük kârım olur.

Albüm mü yapacaksınız yoksa tek şarkı olarak mı devam edeceksiniz?

Arayı çok açmadan, dinleyiciyle aramdaki ilişkiyi sıcak tutacak aralıklarla yeni cover’lar yayınlamayı düşünüyorum. Tabii yeni şarkılar olacak ama tek şarkıyla çıkmayı da istiyorum. Valla farklı ve biraz şaşırtıcı bir işle karşınızda olabilirim. Aklımda binlerce plan ve proje var. Ancak bu projelerin hepsi yaza doğru hayata geçecek.

GÖREVİM ONLARLA KUCAKLAŞMAK

Bazı sanatçıları popüler radyolarda fazla duymayız, TV’lerde fazla görmeyiz. Ama birçok sanatçıdan çok daha fazla konser verirler, bilet keserler. Siz de bu sanatçılardan birisiniz. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Benim için önemli olan bu güzel topraklardaki dostlarla sık sık buluşabilmek. Bu ülke sadece büyük şehirlerden oluşmuyor. Edirne'den Batman'a kadar gücüm yettiğince tüm davetlere yanıt vereceğim. Kim benim şarkılarımı dinleyip hüzünlendiyse, gülümsediyse ve beni şehrinde, yakınında görmek isterse görevim onlarla kucaklaşmaktır. Sanırım bu enerjiyi hissediyorlar ve biliyorlar ki bir gün mutlaka onlara ve yakınlarına geleceğim.