Akdeniz’in zamanı bedene bürünüyor

Ülkemizin eğitim alanındaki önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Akseki Eğitim Hayratı Derneği’nin, Fotoğraf Sanatçısı Attila Durak danışmanlığında yürüttüğü “Ben Akseki’yim” sergisi 10 Ocak 2016 tarihine kadar Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde sergilenecek.

3 YIL, 12 BİN KİLOMETRE

Bir Toroslar güncesi olmasından öte bilimsel bilginin kullanılabilirliği ve sürdürülebilirliği ana hareket noktası olarak belirlenen “Ben Akseki’yim” kitabı, zahmetli ve bir o kadar macera dolu süreci içinde barındırıyor. Akseki, Jeolojik Dönemler’den günümüze taşıyabildiği birikimini; bazen obruklarındaki geniş panoramalarıyla, bazen geçeni artık pek de kalmayan antik yollarındaki döşeme taşlarıyla, bazen de ağırşakların gergi koluyla yaptığı işbirliği sonucu çıkardığı ritmik melodileriyle dile geliyor bu kitapta.

BEN AKSEKİ’YİM

Akseki, çevre kültür bölgesi ve yaşam alanlarının 33 faklı başlıkta ele alındığı “Ben Akseki’yim” kitabı üç yıllık bir çalışmanın, sadece araçlarla kat edilen 12 bin kilometrenin harfler ve fotoğraflara bürünmüş formudur. Bu kitap aracılığıyla 41 akademisyen, araştırmacı ve kanaat önderi küçük bir Anadolu yerleşiminden geleceğe önemli göndermelerde bulunulabileceğini gösteriyor.

BÜTÜNÜN PARÇALARI İNSAN SICAKLIĞIYLA SERGİLENİYOR

Sergi, sadece ülkemizin değil aynı zamanda Akdeniz Havzası’nın turizm endüstrisindeki öncü merkezlerinden Antalya’nın yakınken uzakta kalan ilçesi Akseki’nin saklı kalmış öyküsünü dile getiriyor. Yerelden evrensele ilçenin kimliğini oluşturan doğal, tarihsel ve kültürel izlerin sergisi olan “Toroslar’da Mekân, Akdeniz’de Zaman: Ben Akseki’yim”; dağla denizin birlikte yazılan hikâyesini kardeleni söküp zeytini çırpan, kaşığı ve defi çalan ellerin sıcaklığı ve bakışların samimiyetiyle anlatıyor.