12 ton canlı besin kullanıyoruz

İstanbul Akvaryum'un müdürü Dilek Çapanoğlu “Eskiden ‘Disneyland'a gidelim' diyenler şimdi ‘İstanbul'a akvaryuma gidelim' diyor.

ZEKİ GÜMÜŞ / zeki.gumus@aksam.com.tr

İstanbul Akvaryumu dünyadaki diğer akvaryumlarla kıyasladığımızda ne söylerseniz? Burada ne kadar canlı türü var?

İstanbul Akvaryum, Türkiye’nin en büyük akvaryumu, hacim ve metrekare olarak Avrupa’da ilk 3 içindeyiz, kapalı alan kıyaslaması yapılırsa, dünyada çok kriter var. Tematik olarak dünyanın en büyük akvaryumuyuz diyebiliriz. Akvaryumumuzda 1500 farklı tür var. Bunların arasında Türkiye’de ilk defa sergilenen amazon yağmur ormanları bitkileri de söz konusu, Kızıldeniz’deki palyaço balığı denilenK çok minik balıklardan dev köpek balıklarına kadar bir yelpaze var. Dünyada akvaryumlara gittiğinizde bu rakamın üstünde bir rakamla karşılaşmazsınız. Bu akvaryumu kurgularken en fazla türü gösterebileceğimiz şekilde kurguladık. 

Bu kadar tür canlının bakımı, beslenmesi, yaşaması da çok zor olsa gerek. Nasıl yapılıyor bu işlemler?

Kesinlikle çok zor, 1500 farklı tür var ama 17 bin canlımız, 17 bin evladımız var burada. Bu canlıların doğadaki habitatlarını bire bir oluşturuyoruz.  Bunu yaparken de son teknoloji cihazları tesisimize kurduk ve teknik olarak Avrupa’da parmakla gösterilen bir akvaryumuz. Hem mekanik hem fiziksel temizlik yapıyoruz. Mekanik temizliği teknolojik cihazlarla oluşturduğumuz sistemlerle yapıyoruz. Dalgıçlarımızın, biyologlarımızın, su ürünleri mühendislerimizin yaptıkları fiziki temizlikler var. Bu canlıların beslenmesinde de yılda 12 ton canlı besin kullanıyoruz. Enfes bir mönüleri var. Uzmanların, canlıların beslenmesi için yiyeceklerini hazırladığı özel bir mutfağımız var. Diyetlerine göre özel besinlerini hazırlıyorlar ve beslenmelerini gerçekleştiriyorlar.

Mesela her balık köpek balığıyla beraber olamaz, bunların yaşam alanlarını nasıl düzenliyorsunuz? İstenmeyen durumlar oluyor mu?

Canlıların doğal koşullarını tam anlamıyla oluşturduğumuz için ufak kazalar olabiliyor tabii. Bu işin profesyonelliği, birbirinin beslenme zincirinde olmayan canlıları, bir araya getirip o koleksiyonu oluşturmanız. Türkiye’de İstanbul Akvaryum kurulmadan önce bu know how ne yazık ki yoktu, bunu almak için yurtdışındaki danışmanlarla uzun süre çalışmalar yaptık, çok ciddi bedeller ödedik. İstanbul Akvaryumun verilerini yurtdışındaki diğer akvaryumlarla da kıyaslıyoruz. Dünya Akvaryumlar ve Hayvanat Bahçeleri Birliği üyesiyiz, dolayısıyla belirli done ve dataları karşılaştırarak başarımızı ve performansımızı değerlendiriyoruz. 

Köpek balıklarını nasıl besliyorsunuz? Eminim ki herkes bunu merak ediyordur.

Köpek balıklarını, bu konuda uzman olan dalgıç ekibimiz, aşağıya inerek çubukla besleme yapıyorlar. Bunun amacı şu, köpek balıklarının gerçekten beslenip beslenmediği, beslenirken nelere dikkat ettikleri, neyi sevdikleri ve yakından fiziki olarak kontrol etmektir. Bu besleme esnasında yüzgeçleri, gözleri veya başka gözle görülür sıkıntıları dalgıçlar tarafından tespit edilebiliyor. Canlılarımızın bilgilerini topluyorlar. Şimdiye kadar saldırma anlamında bir sıkıntı yaşanmadı.

Garip ziyaretçiler oluyor mu?

Ziyaretçilerimizden bazıları da yağmur ormanlarından bitki almak istiyorlar ve eve götürüp saksıda yetiştirmek istediklerini belirtiyorlar, kedi mamalarını balıklara yedirmek istiyorlar, açık tanklarımıza kollarını sokup balık yakalamaya çalışıyorlar.

Âşık olan penguenler

- Penguenler çift yaşıyorlar.

- Erkek penguen taş toplayıp dişiye veriyor. Dişi taşları beğenirse, beraber oluyorlar.

- Tek eşliler yumurtalarına nöbetleşe bakıyorlar, bu doğada uzun süre oluyor (3-5 ay).

- Penguenler, Valencia’dan getirilmiş. 12 pengueni getirmek için görüşmeler yapılmış. İspanya’dan heyetler gelip penguenlerin yaşam koşullarını incelemişler.

- Penguenleri insanlar direkt beslemiyor. Penguenler duygusal olduğu için, ona yiyecek veren kişilere âşık olacak derecede bağlanabiliyorlarmış.