Sokaklar süslendiği için, çocuklar teneffüste coşkulu ilahiler söylediği için eleştiriyorlar. Peki gerçekten dedikleri gibi mi? |
Aslında Ramazan; sokakların ışıklarla süslenmesi, çocukların heyecanı, kalabalık iftar sofraları, mahyalarla süslenen camiler, misafirlere verilen hediyelerle geçmişten bugüne uzanan bir geleneğin devamı niteliğinde. |
Eskiden de Ramazan geldiğinde şehirlerin havası değişirdi. Osmanlı döneminde bu ay sadece ibadetle değil, şenliklerle de yaşanırdı. |
Türkiye'de bayramlar, Ramazanlar İslam dünyasına göre her zaman daha farklı daha neşeli kutlanırdı. |
Aslında zaten Ramazan'ın ruhu tam da burada gizlenirdi. Bir yandan insan kendini ibadete verir, sabrı öğrenir. Öte yandan akşam olunca sofralar kurulur, insanlar bir araya gelir. |
Aynı ayın içinde hem sessizlik hem sevinç yan yana durur. İnsanlar sadece açlığı değil, birlikte olmanın değerini hatırlar. |
Bu durum seyyahların notlarında da yer alır. Birçok seyyah, Ramazan'da İstanbul'da gördüğü Ramazan etkinliklerini şaşkınlıkla anlatır. |
Yani bugün rahatsız olunan durum aslında bizim tarihimiz, kültürümüz, geçmişimiz. |
Bugün sokakların ışıklandırılması ya da çocukların Ramazan coşkusuyla ilahiler söylemesi yeni bir alışkanlıkmış gibi görülse de, bu canlılık Ramazan'ın ve topraklarımızın kendi özü... |