Halime Kökçe Akşam Baskısı’na Konuştu: Kanal İstanbul Tartışmalarının Perde Arkasında Ne Var?

Gazeteci yazar Halime Kökçe, Akşam TV’de yayınlanan Akşam Baskısı programında Kanal İstanbul tartışmaları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kökçe, “Dünya bir ülke olsaydı, İstanbul başkenti olurdu diyoruz, İstanbul önemli bir kavşak ve biricik boğazı var. Kanal İstanbul, 4-5 seneyi değil Türkiye’ye ekonomik olarak önemli çıktı yapacak projedir.” dedi.

02.01.2020 16:04
Güncelleme: 04.01.2020 08:53
AKŞAM BASKISI

Gazeteci yazar Halime Kökçe, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı nefessiz süreci ve 2020 yılından beklentileri değerlendirdi.

Akşam Baskısı’ndan Ezgi Aşık’a konuşan Halime Kökçe, Kanal İstanbul projesinin siyasi kutuplaşma malzemesi haline getirildiğini belirtti. Kökçe, “İstanbul’da belli kesimin başını Ekrem İmamoğlu çekiyor. İmamoğlu, Kanal İstanbul projesini siyasi PR malzemesine döndürmüş durumda. İmamoğlu, Kanal İstanbul’a karşı olmak üzerinden kendisini siyasi figür haline dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN BELİNİ BÜKMEK İSTEDİLER”

Türkiye’nin son 6 yılda nefessiz bir süreç geçirdiğini belirten Halime Kökçe, “Kanal İstanbul projesi aslında 2012 yılından beri hayatımızda. Projenin müjdesi verildikten sonra Türkiye’de yaşadığımız şeyler alt alta sıralandığında bir asra sığmayacak şeyler. Tüm bunlar Türkiye’nin belini bükmek üzere tasarlanmıştı. 2013 yılından beri koşar adımlarla ilerleyen Türkiye’nin hızı kesilmek istendi. O süreçler siyasi iradenin milletle bütünleşmesiyle atlatıldı.” dedi.

“TÜRKİYE ROTASINI BÜYÜMEYE ÇEVİRECEK”

Türkiye’nin 2020’den beklentilerinin büyük olduğunu söyleyen Kökçe, “Türkiye rotasını büyümeye doğru çevirecek eşikte. 2019 yılı tedbir politikalarıyla geçti. Türkiye’nin 2020’den beklentileri yüksek; faizler düşüyor, ihracat artıyor. 2020’de Türkiye ekonomisi önemli bir ivme yakalayacak.” şeklinde konuştu.

“İMAMOĞLU SİYASİ PR’INI YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

İmamoğlu’nun Kanal İstanbul’u siyasi PR aracı haline getirdiğini ifade eden Halime Kökçe, “İstanbul’da belli kesimin başını Ekrem İmamoğlu çekiyor. İmamoğlu, Kanal İstanbul’a karşı olmak üzerinden kendisini siyasi figür haline dönüştürüyor.” dedi.

“GÖRÜŞLERİNİ BİLİMSEL VERİ GİBİ İZAH EDİYORLAR”

Kanal İstanbul projesinin siyasi kutuplaşma aracı haline getirilmeye çalışıldığını belirten Kökçe, şunları kaydetti:

“Kanal İstanbul’a karşı çıkan kitlenin tarihine baktığımız zaman Vatan caddesine, birinci köprüye, Marmaray’a, üçüncü havalimanına, Osman Gazi köprüsüne, Avrasya tüneline karşı çıktıklarını görüyoruz. Burada bir üst akıl var, ikna edebildikleri kitleyi siyasi muhalefetin alanına dönüşüyor. Kendi görüşlerini bilimsel veri gibi izah ediyorlar.”

“PROJE EKONOMİYE ÖNEMLİ ÇIKTI YAPACAK”

Kanal İstanbul projesinin ekonomik açıdan önemli olduğunu sözlerine ekleyen Halime Kökçe, şöyle konuştu:

“Kanal İstanbul, boğazın yükünü hafifletmek için yapılan projedir. Dünya bir ülke olsaydı, İstanbul başkenti olurdu diyoruz, İstanbul önemli bir kavşak ve biricik boğazı var. Kanal İstanbul, 4-5 seneyi değil Türkiye’ye ekonomik olarak önemli çıktı yapacak projedir.”

5 SORU 5 CEVAP

Uzun yıllardır köşe yazıyorsunuz. Yazılarınıza baktığınızda bir “keşke”niz var mı?

Şu anda birini bile isteye incittiğimi düşündüğüm yazım yok. O yüzden şunu yazmasaydım dediğim bir yazım yok.

Akademik anlamda önemli çalışmalar yapıyorsunuz. Sizi akademide görecek miyiz?

Akademi alanında doktora yapıyorum, yakın zamanda bitirmeye çalışıyorum. Akademinin gazeteciliği besleyen bir şey olduğunu düşünüyorum. Bitirirsem doktorasını yapmış gazeteci olarak hayatıma devam edeceğim.

Gazetecilikte dönüm noktanız ne zaman oldu?

Daha önce dergide çalışıyordum, dergicilik çok keyifliydi. 2007 yılında Star Gazetesine geldim. Buraya geldiğimde bir anlamda dergiciliğin devamı sayılabilecek Açık Görüş’ü yapmaya başladım. 12 yıl oldu. Açık Görüş, Türkiye’de bir ilki başardı. Bu anlamda günlük gazeteye geçmek ve Açık Görüş’ü dönüm noktası olarak görebilirim.

Gazeteci olmasaydınız hangi mesleği yapardınız?

Akademide olmayı niyet ediyordum, belki hala bu yaşıma rağmen doktora yapmaya çalışmamım sebebi de o. Gazetecilik mesleğine hasbelkader başlamış birisiyim, gazeteciliğe bir kez bulaşınca bırakmak neredeyse imkânsız oluyor. Bir de hep arkeolog olmayı istedim. Herhalde filmlerin etkisinde çok kalıyordum. Şu an bile tarihin bilinmezliğine dokunabilmek çok ilginç geliyor.

Peki, hayatınızın bir mottosu var mı?

Hayatımın mottoları vardır. Bir şey diyebileceğimi zannetmiyorum ama hayatı güzelleştiren bir şey söyleyebilirim; o da insanları değiştirmeye çalışmamak…

Diğer Videolar