Yazarlar

Vedat Bilgin

Vedat Bilgin

vedat.bilgin@aksam.com.tr

Dünyanın krizi Türkiye'nin önünde

Vedat Bilgin tüm yazıları

Dünyanın bugün yaşadığı kriz, aslında İkinci Savaştan sonra kurulan, o günden beri devam edegelen Batı sisteminin ikinci döneminin sonuna gelindiğini göstermektedir. Birinci dönemin İngiliz İmparatorluğu’nun hâkimiyetiyle başlayıp, İkinci Savaşa kadar devam ettiği hatırlanırsa şimdi Batı’nın hegemonyasının tükenişine tanık olunduğu söylenebilir. 

Bugün S-400 meselesi etrafında yapılan tartışmaların bir yönü elbette ki Türkiye’nin siyasetiyle ilgilidir fakat burada Batı sisteminin yaşadığı çelişkilerin artmasının, kurulu sistemin sorun çözme kabiliyetini yitirmiş olmasının rolünü de görmek lazımdır. Meselenin Türkiye’nin Batı sistemi içinde yaklaşık yüz yıldır süren Batı merkezli siyaseti takip etme durumunun değişmesiyle ilgili olduğu açıktır;  Soğuk Savaş sonrası sanki hiçbir şey değişmemiş gibi, Batı’nın kurulu bağımlılık ilişkilerini sürdürmek istemesi başlı başına bir problemdir. 

KRİZDEN KAOSA 

S-400’lerin alımı karşısında Türkiye’ye yönelik tepkiler ve bir şaşkınlık söz konusudur. Bu durum analiz edilmeye çalışıldığında Batı sisteminin Türkiye’nin siyasetinden duyduğu rahatsızlık kadar Batı siteminin kendi içinde yaşadığı çelişkilerin meydana getirdiği çatışmaların da analize katılması gerekir. 

Kendi iç çatışmaları derken öncelikle ABD’nin geleneksel iktidar elitleri olan askeri/sınai kompleks, geleneksel endüstriler ve finans sermayeye dayalı grupların desteklediği siyasetle, yeni ekonomi denilen bilişim sektörü, yaratıcı endüstriyel tasarım, araştırma ve teknolojik gelişmeleri endüstriye dönüştüren yeni girişimcilerin talep ettiği yeni siyaset arasındaki sorunların kast edildiğinin altını çizmek gerekir. Bunlara Avrupa’nın ABD ile arasında giderek belirginleşen, İkinci Savaştan bugüne ulaşan ilişkilerde ortaya çıkan problem alanlarının katılmasıyla, Batı’da sistem içi sorunların büyüdüğünü tespit etmek zor değildir.  

Kısaca, Batı’da sistem içi çelişkiler öyle büyümüştür ki Trump bu çelişkilerin ABD siyasetindeki yansımasıdır; bir tarafta geleneksel iktidar elitlerinin talepleri diğer tarafta yeni toplumsal elitlerin yükselişi. Trump bu sürecin sorunlarını yöneterek ayakta kalmaya çalışmaktadır; yönetebildikçe de ayakta kalacaktır. 

BAĞIMSIZLIK İRADESİ 

Batı’nın sistemini sürdürmede karşılaştığı sorunların başında gelen husus küreselleşme sürecinin ortaya çıkardığı sorunlardır. Sovyetler’in çöküşüyle başlayan dönemde tek kutuplu bir dünya kurmaya kalkan, bunun başarılabilecek bir iş olduğunu düşünen ABD’nin, küresel dalgalar karşısında zorluklar yaşaması kaçınılmazdı, çok kısa sürede Çin, Hindistan gibi büyük güçlerin varlık göstermesi, Ortadoğu’da yeni hareketlerin meydana gelmesi birlikte düşünülürse Batı’nın yaşadığı krizin derinliğini daha iyi anlayabiliriz. 

Bugün S-400 konusunda ABD’nin ortaya koyduğu tavır, eski dünya düzeninin tepkisel tavrından öteye geçemez. Türkiye’nin, dünya sisteminde yaşanan krizi karşısında bulması kaçınılmazdır çünkü bu süreci Türkiye kendi gücünü artırarak bir çıkış imkânı haline getirmiştir. Batı karşısında bağımsız davranma iradesi Batı’nın krizini derinleştirecek olaylara yol açacak, bu da bölgesel barışın inşasına katkı yapacaktır. Kısaca S-400 sadece bir savunma sistemi alımı demek değildir…

Vedat Bilgin Diğer Yazıları