Yazarlar

Vedat Bilgin

Vedat Bilgin

vedat.bilgin@aksam.com.tr

Bölgesel güç, bölgesel barış

Vedat Bilgin tüm yazıları

“Liderliğin önemini, Türkiye’nin dünyada bir güç merkezi haline gelmesiyle görüyoruz. Bundan çok memnunuz. Çünkü Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür.” Bu sözler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in TANAP’ın açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür konuşmasında yer almaktadır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan TANAP’ın Avrupa kapısına dayandığını söylerken bir başka gerçeğe işaret etmektedir: Artık Türkiye bir enerji üstü halindedir ve Makron gibi bazı liderler bundan rahatsız olsalar da Türkiye ’siz ne Avrupa’nın ekonomisi, ne güvenliği sağlıklı bir şekilde devam edebilir. Nitekim, Alman Başbakanı Merkel ‘Türkiye’siz NATO olmaz’ derken bu güvenlik meselesine de vurgu yapmış olmaktadır. Bugün Türkiye ekonomisinin Avrupa’yla ilişkilerinin nasıl derinleştiğini anlamak için Türk dış ticaret hacminin yarısını bu bölgeyle paylaştığını görmek gerekir. Bu durum, Türkiye’yi çok sevdiklerinden değil, Türkiye ile olan ilişkilerin, özellikle AB’ye katılımı engellenmiş olmasına rağmen, doğal seyrinin bir neticesidir. 

TANAP SADECE ENERJİ DEĞİLDİR 

Türkiye’nin bölgesel güç olarak ilerlemeye devam ettiğini, muhalefet partileri kabul etmeseler, görmeseler de, dünyanın her yerinden fark edildiğini anlamak için, çok fazla zorlanmak gerekmiyor. ABD bunu fark ettiği için özellikle Türkiye’yi engelleyecek ya da kontrol altında tutacak siyasal, ekonomik hatta bölgesel eksende askeri girişimlere, yani Suriye üzerinden PKK/PYD’le ilişkilere yönelmiştir. Türkiye’nin ekonomide gerçekleştirdiği atılım, ülkeyi enerji hatlarının toplandığı bir üst haline gelmesini hazırlayan projeler yaptığını, attığı stratejik adımla ki, bu konuda S-400’ü, Akdeniz kaynaklarına yönelik emperyalist soygun planına karşı yapılan hamleler düşünüldüğünde Batı’nın rahatsızlığının sebebini anlamak kolaylaşacaktır. 

Burada şu gerçeği asla gözden kaçırmamak gerekir; bu bölgede Türkiye’nin güçlü olması bölge ülkelerinin hepsinin ekonomik ve siyasal istikrarının kuvvetlenmesine katkı yapacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan “TANAP bölgesel barış projesidir” derken bölgesel bir barışı inşa içinde bir devlet Başkanı olmanın sorumluluğunu ortaya koymaktadır. 

BARIŞIN BEDELİ 

 Türkiye bugün sadece Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın, Libya’nın birliğini savunmakla kalmamakta, aynı zamanda Azerbaycan’dan bütün Türki coğrafyaya uzanan geniş bir bölgenin geleceğini barış içinde inşa etmenin mücadelesini vermektedir. Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev “Türkiye bugün uluslararası güç odağı olmuştur” derken sadece bir akraba halkın duygularını yansıtmakla kalmayarak bölge ülkelerinin Türkiye’nin güçlenmesinden duyduğu güveni dile getirmiş olmaktadır; unutulmamalıdır ki bu coğrafyadaki ülkeler sömürgeciliğin tahribatının bedelini çok ağır bir şekilde ödemiş ülkelerdir. 

Bu süreçte Akdeniz’in giderek önem kazandığını; Batı’nın Türkiye’nin bölgesel barış kurma girişimine karşı, ‘bölgesel sömürü’ ya da bölgeyi ‘yeniden kolonizasyon siyasetini’ uyguladığı dikkate alınırsa Türkiye-Libya arasında imzalanan tarihsel mutabakattan neden rahatsızlık duydukları daha iyi anlaşılabilir. Kısaca, barışı kurmak için güçlü olmak mecburiyeti vardır. 

Vedat Bilgin Diğer Yazıları